Hayatınızda yolunda gitmeyen konuların arkasında “arafta kalmak” kodlaması olabilir. Bu kodlama genellikle anne rahminde oluşur ve tüm hayatı etkiler. Arafta kalma kodlaması oluştuysa ne yaşamda ne de ölümde kalır insan, ikisinin arasında bir yerlerde olur. Yaşama düşen konular canlanır, ölüme düşen konularsa cansızlaşır. Genellikle cansız olan konuların eksikliğini fazlaca hisseder, canlandırmak için çabalarız.

İnsanın enerjisi çeşitli sebeplerle arafta kalabilir. İstenmeyen çocuk olmak, hayata zamansız gelmek, aile için uygun olmayan şartlarda doğmak, rahime önceki düşük, kürtaj ya da ölü doğum ile hayattan ayrılmış bir kardeşten sonra gelip onun ölüm enerjisiyle büyümek, verilen ata ismi ile görünenden fazla bağ kurmak ve onun vefatı ile arafta kalmak sebeplerden bazıları.

Yaşamın içinde yaşıyormuş gibi devam etmemize sebep olan araf hali oldukça fazla negatif sonuç üretebilir. Hangi konuların yaşama hangilerinin yaşamsızlığa ayrıldığını kişi bazında bilinçaltı çalışmalarının içinde öğrenip dönüştürebiliyoruz.

Hayatınızda, bedeninizde böyle bir enerji hissediyorsanız kendinize “Yaşamı seçiyorum” deyin. Araf alanını terk ettiğinizi de kendinize söyleyin. İç ve dış sesle kulağınız, bilinciniz bu cümleleri bolca duysun. Hangi konuları bir türlü canlandıramıyor, aktive edemiyorsanız belirleyin. Yazarak çalışabilirsiniz. Belirlediğiniz konuları, ilişkileri, hayalleri ... yaşama aktarabilirsiniz.

Kağıdın bir kısmına yaşamda aktif konuları bir kısmına yaşamsızlık tarafta olanları yazın. Örneğin değersizlik yaşıyorsanız değer, parasızlık yaşıyorsanız kazanç, sürekli hastalık yaşıyorsanız sağlık yaşamsız alanın enerjisinde olabilir. belirlediğiniz maddeleri tek tek yaşama alabilirsiniz. Bu çalışmayı sesli yapmaya özen gösterin. Yaşamda olan ve sizi yoran konuları da yaşamsızlığa atabilir, yer değiştirebilirsiniz.

Örneğin, değeri yaşama alıyor değersizliği yaşamsızlığa bırakıyorum. Hayallerimin gerçekleşmesini yaşama alıyorum umutsuzluğu yaşamsızlığa bırakıyorum gibi...

Dilediğiniz hayatı keyifle, neşeyle kurmanıza ve geliştirip sürdürmenize niyet ediyorum.

Sevgi ve şifayla,

Ebru Demirhan

www.ebrudemirhan.com