Hangi inanca ait olduğundan bağımsız, tüm dini ve milli bayramların müthiş bir birleştirici gücü ve enerjisi var. İnsan olarak birlik olmaya ve paylaşmaya duyduğumuz ihtiyacın güzel sonuçlarıdır bayramlar. Mutluluğun paylaşılarak büyütüldüğü, acının paylaşılarak üstesinden gelindiği günlerdir. Saygının, sevginin arttığı, hayat koşturmacasında unutulan insan ve değerlerin hatırlandığı paylaşım anlarıdır.

Bayramlar birlik olabilmektir. Ortak duyguları ve düşünceleri birlik olarak büyütebilir ve yayabiliriz. Dünyanın birden fazla yerinde aynı anda çok insanın kalbinde ve dilinde aynı güzel niyetler vardır bayramlarda. Sevginin, saygının, neşenin ve kucaklaşmanın frekansı elden ele, dilden dile yayılır. Tüm bunlar bulaşıcıdır. O kitleyi aşar ve bütüne sirayet eder.

Bayram duygusal alışveriştir. Hem alırız hem veririz. Bayram günü kendimize özenir ve değer veririz, sevdiklerimize özenir ve değer veririz. Sokakta hiç tanımadığımız insanların varlığını fark eder selam veririz. Hatırlanır ve hatırlarız. Sevgi ve saygı sunar ve aynılarını alırız. Günlük hayatta, ilişkilerdeki alışverişlerimizin dengesi kolay bozulur. Bazen çok alınır verilmez, bazen aşırı verilir, alınmaz, bazen verilen fark edilmez vs. Bayram günleri ise alışveriş kendiliğinden dengeleniverir.

Bayramlar aidiyet duygusunu üreten ve geliştiren fırsatlardır. Aidiyet duygusu temel ihtiyaçlarımızdan birisi. Bir toprağa, aileye, kültüre ait hissetmek isteriz. Yalnız ve paylaşımsız olmak, köksüz olmak insana uygun değildir. Yetişkinlerin en çok deneyimlediği ve zorlandığı durumlardan birisidir ait hissedememek. Hikayeler değişebilir fakat aidiyet hiç üretilememişse ya da kaybedilmişse insan kendini uzay boşluğunda savrulurken bulur. Aidiyetsizlik kendinizle bağınızı ve hayatla bağınızı zayıflatır. Mesleğinizi, kararlarınızı, olduğunuz yeri sorgulatır. Devamlı arayış üretir. Ne olduğu bilinmese de hep aranan bir şey vardır. Neyi aradığımızı bilmediğimizde de bulmak çok zorlaşır.

Haydi bu bayram siz de aidiyetinizi kurun. Bir insana, bir işe ya da bir tanecik toprağa aidiyet üretmek besleyici değildir. Hatta bağımlılığa dönüşebilir ve durdurucu olabilir. O yüzden bugün kendimize aidiyet üretelim. “Her neredeysem, kiminleysem ve her ne yaşıyorsam ben hep bana aitim.” Cümlesiyle bunu yapabilirsiniz. İçinize ve kalbinize sinene kadar tekrarlayın. Dilerseniz bu ana fikir üzerinden kendi cümlenizi üretin. Bugün ve Mayıs ayı boyunca bunu kendinize günde en az bir kere hatırlatın.

Bayramlarda kendiliğinden açığa çıkan sevinci, saygıyı, sevgiyi, umudu, birlik bilincini ve paylaşımı her gün üretebilmemiz ve hayatın bayram olması dileğiyle.

Hayatın yol göstericiliğine inanın.

Yaşamınızın bereketle ve bollukla eşleşip birleşmesine niyeten,

Şifa olsun,

Ebru Demirhan

www.ebrudemirhan.com

@ebrudemirhan.ytm