Yaşamın canlılığına her dönemde ve durumda ihtiyaç duyuyoruz. Uyurken bedenimiz canlılığını askıya alıyor gibi görünse de hareketli rüya aleminde canlılık devam ediyor. Her an yaşamın canlılığı ile besleniyoruz.

Olan, olmayan ve olamayanlar sebebiyle yaşama küsebiliyor, aramızda mesafelerin olmasını tercih edebiliyoruz. Oysa ki her ne olduysa aşmak, şifalanmak, onarabilmek için de ihtiyacımız olan tam olarak yaşamın canlılığı ve enerjisi.

Kendine ait bir ritimle, kendi dinamikliğinde akan yaşamın içinde kendimizi kozaya almak, küsüp bu akışa sırt çevirmek, ondan daha hızlı akmaya çalışmak, meydan okumak oldukça gereksiz enerji sarfiyatıdır.

Yaşamla birliktelik ilan edip uyum sağlayarak ihtiyacımız olan canlılıktan daha fazla beslenebiliriz. En kıymetli besin kaynaklarımızdan birisidir yaşam enerjisi ve canlılık. Yaşama kızıp, kırılıp kendimizi ondan mahrum bırakmak kendimize verebileceğimiz en büyük ceza olur.

Bugün yaşamı kucaklayın. Yaşamın canlılığı ve enerjisi her zaman sizinle, ondan faydalanmaya bakın. “Yaşamın keyifli, neşeli, canlı, şanslı tarafıyla bağ kuruyorum. Yaşamla bir ve bütünüm. Yaşamın beni beslemesine izin veriyorum.” Bu bakış açısı size yardımcı olacaktır.

Yaşamın enerjisi ile birlikte hareket etmenize niyeten,

Sevgi ve şifayla kalın,

Ebru Demirhan

www.ebrudemirhan.com

@ebrudemirhan.ytm