Yaşama, çözümlere, mucizelere nice anlamlar yüklüyoruz. Keyfimiz yerindeyse hepsi güzel ve kolay. Canımız biraz sıkkınsa “eh işte” der omuz silkeriz. İşler daha da karışıksa hepsine öfkeli olur, “imkansızlık” etiketini de yapıştırırız.

Oysa yaşam bir kaynaktır. Her ne getiriyorsa tersini de bir yerlerde tutuyor demektir. Sağlığımız yerindeyken hastalık yaşam çemberimizin dışında kalır. Paramız az iken para da yaşam çemberinin dışında demektir. Aradığımız huzura dokunamadıysak huzursuzluk çemberde huzur çemberin dışındadır. Yaşama yüklenen anlamlar ise tamamen kişinin sorumluluğundadır. Çemberin içinin ve dışının tanımları oldukça önemlidir.

Çözümler ve mucizeler de yaşama verdiğimiz anlamlardan payını alır. “Yaşam zor” “Her şey çok zor” “Sorunları çözmek mümkün değil” “Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin” gibi yerleşmiş kalıplarla da çözümlerin ve mucizelerin yolunu kapatırız. Ne yazık ki kendimizi yaşamın güzel tarafından alıkoyarız.

Yaşamın mükemmel bir hediye olması her şeyi barındırmasından kaynaklanıyor. “Hayat en güzel hediye” diyerek gülümsememizin arkasında yatan bilgelik de budur. Yaşam insan için gerekli olan pozitiften negatife her şeyi barındırır. Ve yine her şey birbirini destekler, besler, büyütür ve güçlendirir.

Yaşam böyle aka dururken bizlere “mutlak olasılık” olarak tanımlanan çözümler okyanusunu tanımak gerekir. İşte “her şey” den asıt mutlak olasılıktır. Her anın içinde birçok olasılık yani mutlak çözümler vardır. İnsanlar ya sorun havuzunda yüzerler ya da çözüm havuzunda. İki havuz yan yana ve birbirine geçişli alanlardır. Yani bir sorunun içinde boğulabilir ya da onun içinden çıkıp sorunu tespit ederek çözümleriyle ilgilenebilirsiniz.

Mutlak olasılık tanımını açıklamak için piyano imgesini kullanabilirim. Uzay boşluğunda, gökyüzünde başı ve sonu olmayan piyano tuşları düşünün. Her biri bir çözüm içeriyor. Her bir tuş içerdiği çözümün titreşimini veriyor.

Yapılan çalışmalar insanların bir olay karşısında en fazla 4 çözüm yolu bulabildiklerini gösteriyor. Üstün zekalı olarak tanımlanan kişiler çözüm sayısını beşe çıkartırken Einstein altıya çıkabiliyor. Şimdi tekrar piyano imgesine dönelim. En fazla 4 çözüm içeren tuş aralığında duruyoruz. Bu tuşların da kendi sesleri var. Notalardan örnek verirsek, do, si, la, re sesleri olsun bu tuşlar. Peki hayatta karşımıza çıkan sorunların sesleri de bu kadar mı? Elbette hayır. Oldukça çeşitli sesler sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bizler ise alışkanlıklarımız, zihin programlarımız, çözüme açılma alışkanlığımızın olmaması, sorun havuzunda kaybolmak gibi hallerimizden dolayı her sorunu aynı bakış açısı ile çözmeye çalışıyoruz. Bu nedenle sorunları çözemiyoruz.

Oysa mutlak olasılıkta bir adım geri atıp kısıtlı seçenek yerine tamamını görmeye ve zihnimizi gerektiği zaman gereken çözümleri almaya programlayarak her an çözüm içinde kalabiliriz. Böylelikle sorunu tanımlar ve hemen uygun çözümü görüp kullanabiliriz.

Hayatın yol göstericiliğine inanın.

Yaşamınızın bereketle ve bollukla eşleşip birleşmesine niyeten,

Şifa olsun,

Ebru Demirhan

@ebrudemirhan.ytm