Sıkça tekrarlayan, bir türlü yoluna girmeyen konularda kilitler ve gereksiz yeminler adlı iki önemli dinamiğin etkisi büyüktür. Gelin bugün dikkatimizi kilitler ve gereksiz yeminlere ve hayatı nasıl etkilediklerine verelim.

Sözümüz geleceğin teminatıdır. Sarf ettiğimiz her söz, henüz seslendirilmemiş düşünceler de dahil geleceğin yapısında bir tuğladır. Her şey gibi sözün de, düşüncenin de bir frekansı vardır, dalga dalga yayılarak temas ettiğini etkiler. Yargı, kınama içeren tüm sözler ve düşünceler diğer negatifler gelecek için enerjisi benzer olayların altyapısını hazırlar. Pozitif sözler, affetmek ve şifalı düşünceler ise tam tersine huzur veren yapıların tuğlaları olurlar.

Birçok olay yaşarız. Yaşadıklarımızdan bazılarını diğerlerine göre daha derin deneyimler, daha yoğun hisseder ve farkında olmadan bilinçaltında tutarız. Yoğun deneyimlerin sonucu olarak bilinçle söylediğimiz ve bilinçaltına da ektiğimiz gereksiz yeminler, gelecek tasarımımızda aktif olarak yerini alır. “Bir daha asla ….. yapmayacağım.” “Bir daha dünyaya gelsem asla ……” gibi cümleler gereksiz yeminler olarak kayıtlanırlar. Etkisi sadece kişiyi değil tüm aileyi içine alır.

Örneğin fazla paranın insanı bozacağıyla ilgili bilgiyi kilide, gereksiz yemine dönüştüren bir kişi bilinçaltı bir yönelimle mevcuda yetecek minimum miktarda parayı kazanıp hayatını korunaklı devam ettirme güdüsüyle yaşayabilir. Bu yemin, haneye giren paranın sınırda olmasını ve mevcut koşullardan daha iyisini üretememeyi sağlayabilir. Ya da birkaç kuşak boyunca, ailede eş seçimi kimsenin yüzünü güldürmemişse bunun sonraki nesiller için de bir kader olduğu inancı kayıtlanabilir. Bu kilitler zaman içinde pişmanlıklar, korkular ve öfkeyle yoğrularak gereksiz yeminlere dönüşüp sonraki nesiller için de verimsiz evliliklere ya da katı yalnızlık deneyimlerine sebep olabilir. “Bizde kadınların yüzü hiç gülmez. Ailemizde düzgün evlilik olmaz. Ön teker nereye arka teker oraya” gibi cümleler sonraki kuşakları da etkileyebilir.

Kendi mucizelerimizi ya da hapishanemizi yaratmak elimizde. Evrensel sistemde altın kurallardan birisi “Hiçbir dış etken içsel gücün kadar kuvvetli değildir.” Senin yaşamının akışı konusunda ilahi sistem dışında hiç kimse senin kadar etkili olamaz.

Düşünün, hangi sözleriniz, düşünceleriniz ve inançlarınız hayatı kilitleyecek kilitler ve gereksiz yeminler üretmiş olabilir? Düşüncenizin ve sözünüzün farkında olun. Kendinizi duymaya açık olun ki bugüne kadar bilinçaltınızda nasıl yapılar inşa ettiğinizi fark etmeye başlayabilin. Fark ettikleriniz hoşunuza gitmeyebilir, onlarla kavga etmeyin, kızmayın, bunların bir faydası olmaz. Sadece fark edin. Fark ettiğinizde derin bir nefes alın ve bilin ki bilincinizin ya da bilinçaltınızın o sırada mutlaka haklı bir sebebi vardı. Artık fark ettiğinize göre bu sebebi değiştirebilir, onlara yepyeni verimli sebepler verebilirsiniz.

Hazır olduğunuzu hissettiğiniz herhangi bir zamanda ve mekânda bu çalışmayı yapabilirsiniz.

“Sevgili bilinçaltım, negatif yapılarını fark ettim. Onları oluşturduğum için kendimi affediyorum. Negatif tüm düşüncelerim için herkesten ve her şeyden af diliyor, kendimi affediyorum. Tüm kilitleri ve gereksiz yeminleri tüm yaratımıyla, tüm zamanlardan ve nesillerden iptal ediyorum. Özgürüm, özgürüm, özgürüm.”

Sevgilerimle,

Ebru Demirhan

www.ebrudemirhan.com

@ebrudemirhan.ytm