Bir bardak buzlu su içtiğinizde, şekerli bir şeyler yediğinizde ya da sıcak çorba içtiğinizde bir veya birden fazla dişinizin, sinirleriniz aracılığıyla ilettiği his sizi yerinizden oynatıyor değil mi? Bu, hassas dişlere sahip olduğunuz anlamına geliyor.

Peki, bu neden oluyor? Dişiniz niye sıcağa, soğuğa, tatlıya ya da ekşiye, hatta kimi zaman baskıya tepki gösteriyor? Diş hekimleri de hastanın neden hassas dişlere sahip olduğunu bulmak için dedektiflik oynamak zorunda kalıyor. Çünkü dişlerin hassas olmasına yol açan, diş yapılarını zedeleyebilen ve acıyı dindirmek için kanal tedavisi gerektiren -travmadan diş hastalıklarına kadar- pek çok farklı neden bulunuyor. Bir ya da birden fazla diş en ufak bir baskıya karşı hassaslaşabiliyor. Örneğin sert bir mısır tanesini yanlışlıkla ısırdıysanız ve bunun sonucunda dişiniz kırıldı veya zarar gördüyse bu diş genelde diş hekimleri tarafından temizlendikten, doldurulduktan ya da başka şekillerde üzerinde çalışıldıktan sonra hassasiyet kazanabiliyor.

Bazen bu tür bir hassasiyetin geçmesi haftalar, hatta aylar alabiliyor. Diğer durumlarda da insanlar, dişlerini gıcırdatarak ya da ağızlarını sıkı sıkı kenetleyerek diş hassasiyetine sebep olabiliyor. Baskıya karşı gelişen bu tarz bir hassasiyet, endişe duyulacak bir durum değil. Tabii eğer bir ya da iki defa olduysa ve bir – iki gün içinde geçtiyse. Burada bunu bir uyarıcı gibi kabul etmek gerekir eğer diş sıkma veya gıcırdatma durumunuz varsa hassasiyetle birleştiği zaman çözümü için diş hekiminizi ziyaret etmeniz gerekir.

Dişlerin travmayı atlatması için zaman gerekir. Baskı hassasiyeti kalıcı bir durum haline geldiği zaman kırılmadan, çatlamadan ya da çürümeden şüphelenebilir ve diş doktorunuzu ziyaret edebilirsiniz. Isıya karşı hassasiyet, genellikle dişlerin bakımı ihlal edildiği, kimi zaman da bir veya daha fazla dişin çok kısa aralıklarla ya da çok sert travma geldiği anlamına gelebilir. Çünkü ufak da olsa yerinden kayma olabilir, böylece yüzeyinin ısırığınızı şekillendirdiği noktayı değiştirmiştir. Bu tür kaymalar, parmak emme gibi alışkanlıklar ya da bir veya daha fazla dişinizin travma görmesinden kaynaklanabilir.

Isıya, tatlıya ya da ekşi yemeklere karşı gelişen diş duyarlılığının en yaygın sebebi korunmasız dentin dokusudur. Diş minelerinin hemen altında bulunan ve mikroskobik tünelleri (tübül) barındıran sert dokular olan dentinler, diş çürümesi, diş eti çekilmesi, yemek ya da diş fırçası aşındırması yüzünden korunmasız bir hale gelebilir. Sebebi ne olursa olsun, korunmasız bölgeler diş hassasiyetine yol açarlar.

Bir veya daha fazla dişinizde duyarlılık geliştiyse öncelikle neyin sebep olduğunu öğrenmek için diş doktorunuza görünün. Duyarlılığınız basit bir diş minesi aşınması ya da diş eti çekilmesi sonucu oluşmuşsa aşağıda detaylarını bulabileceğiniz 4 altın kuralı mutlaka uygulayın:

1. Hassasiyeti azaltan diş macunlarını kullanın

Diş minesi aşınması veya diş eti çekilmesi yüzünden oluşmuş diş duyarlılığı, ne yazık ki dişlerinizde doğrudan bir sorun yoksa dolgu yaptırmakla geçmez. Bunun yerine hassasiyeti azaltan diş macunu ile dişlerinizi fırçalayın. Marketlerden satın alabileceğiniz bu tür diş macunlarının içinde, dentindeki kanalları (tübülleri) doldurarak duyarlılığı azaltan maddeler bulunur.

Yatmadan önce diş macununuzdan biraz parmağınıza ya da küçük bir pamuklu beze sürün ve duyarlı noktalara yaymayı deneyin. Fırçalarken diş fırçanızı ıslatmayın, diş macununun tükürüğünüzle köpürmesini sağlayın ki normalde de doğru diş fırçalama şekli budur. Tükürün, ancak durulamayın. Birkaç hafta içinde dişlerinizdeki hassasiyetin azaldığını hissedeceksiniz.

Florür oranı yüksek ve içerisinde nitrat barındıran macunlar hatta daha da yeni bir ürün olan arginin içeren macunların bu konuda ümit verici sonuçları var.

2. Diş macununuzun florürlü olduğundan emin olun

Diş macunlarındaki florür, özellikle çürük sorunları yaşayan ve aşırı diş hassasiyeti olan kişilerde hassasiyeti azaltmaya yardımcı olur. Diş fırçaladıktan hemen sonra tükürün, üzerine de su ile çalkalamayın ve en az 30 dakika her hangi bir şey yiyip içmeyin.

Ekstra hassas dişlere sahip kişiler kimi zaman marketlerde bulunanlara göre daha güçlü florür içerikli bir ağız gargarası ya da jele ihtiyaç duyar. Örneğin diş eti hastalıkları için uygulanan bazı tedaviler hassas dişleri daha da duyarlı hale getirebilir. Bu gibi durumlarda diş hekimleri sorunu ortadan kaldıracak özel bir florür jeli önerebilir.

3. Mekanik temizliği aksatmayın

Dişlerin üzerinde şekillenen beyaz yapışık maddeler olan plaklar, özellikle takma dişleriniz doğal olarak hassassa, dişleri rahatsız eden bir asit üretir. Dişlerinizi günde en az iki defa fırçalayarak her gün plaklara karşı savaş açabilirsiniz. Bunu tercihen yemekten en az 30 dakika sonra ve yatmadan önce yaparsanız daha olumlu sonuç alırsınız. Bunun yanı sıra dişlerinizi günde en az bir defa diş ipi ile temizlemeyi de unutmayın.

4. Sert diş fırçalamayın ve sert fırçalardan uzak durun

İnsanlar diş hassasiyetine çoğunlukla koruyucu diş minelerine zarar vererek, dişlerini çok sert fırçalayarak ya da sert diş fırçaları kullanarak yol açar. Diş eti çekildiği zaman korunmasız dentin, diş fırçası aşındırmasına karşı daha kırılgan bir hal alır. Bu nedenle yumuşak diş fırçasını kullanın ve dişlerinizi fırçalarken çok küçük bir baskı uygulayın. Yumuşak dokunuşlar, fırçanın daha özgür hareket etmesini ve dişlerinizi daha etkin bir şekilde fırçalamanızı sağlayacaktır. Elektrikli diş fırçalarında da yumuşak uçlar tercih edebilir ya da yumuşak modunu aktive edebilirsiniz. Bu konuda piyasada çok nitelikli ürünler bulunmaktadır, ürün tavsiyesi için diş hekiminize danışabilirsiniz.

https://www.instagram.com/dronurozturk/?hl=tr

https://www.onurozturk.com/blog/