Bahar yorgunluğunun çaresi renkli beslenmek!

Bahar başlangıcında beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?

Mevsim geçişlerinde, özellikle kıştan yaza geçerken “bahar yorgunluğu” dediğimiz uykuya düşkünlük, halsizlik, kas-eklem ağrıları ve çabuk yorulma gibi belirtiler kendini gösterebiliyor. Metabolizmamızı canlandıracak bir beslenme düzeniyle bu dönemi olumsuz etkilenmeden atlatabiliriz. Besin çeşitliliği çok önemlidir. Renkli beslenerek her çeşit vitamin ve mineralden faydalanıp bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Bu sayede bahar yorgunluğundan etkilenmeden yaza daha dinç bir metabolizmayla girmiş oluruz.

Baharda nasıl bir beslenme programı uygulamalıyız?

Akdeniz tipi beslenme dediğimiz daha çok sebze daha az doymuş yağ içeren bir beslenme programı uygulanmalıdır. Güne kahvaltı ile başlamak çok önemli. Gece boyu düşen kan şekerimizi dengelemek ve metabolizmamızı çalıştırmak için tam buğday ekmeği, yağsız peynir, zeytin, ceviz ve bol yeşillikten oluşan bir kahvaltı en iyi örnektir. Günün devamında enerjimizin düşmemesi için taze meyve ve çiğ badem, fındık gibi sağlıklı atıştırmalıklarla ara öğün yapılmalıdır. Ana öğünlerde kızartma veya kavurma yöntemleriyle pişirilmiş yemeklerden kaçınılmalıdır. Haftada 1 gün yağsız kırmızı et, 2 gün balık, 2 gün kuru bakliyat tüketilmelidir. Her öğünde salata veya sebzelere yer verilmelidir. Ağır soslar, katı yağlar yorgunluğu artıran besinlerdir, tüketilmemelidir.

Sıvı tüketimimiz nasıl olmalı?

Sağlıklı çalışan bir metabolizma için günlük sıvı tüketimimiz kilo başına 30 ml olmalıdır. Örneğin 70 kg ağırlığındaki bir birey 2100 ml (en az 2 litre) sıvı tüketmelidir. Havalar ısındıkça, terleme ile artan su kaybını dengelemek için bu miktar biraz daha artırılmalıdır. Sıvı tüketiminde miktar kadar alınan sıvı çeşidi de önemlidir. Şekerli ve asitli içecekler yerine su, yeşil çay, adaçayı gibi bitki çayları ve süt, ayran tercih edilmelidir. Siyah çay ve kahve tüketimi günlük almamız gereken sıvı ihtiyacını karşılamamaktadır. Aksine diüretik, yani idrara çıkarma etkisi vardır. Bu nedenle bu içecekler sınırlandırılmalı ve alınan kafeini dengelemek için yeteri kadar su içilmelidir.

Hangi vitaminlerden ne kadar tüketmemiz gerekir?

•Bahar döneminde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve metabolizmamızı canlandırmak amacıyla A, D, E, C vitamini ve beraberinde çinko ve selenyum minerallerini içeren antioksidan besinler günlük beslenmemizde yer almalıdır.

•A vitamini ihtiyacı haftada 2 kez balık, her gün 1 yumurta, 2 bardak süt, havuç, yeşil biber gibi sebzeler ve kayısı, portakal gibi meyveler ile karşılanabilir.

•D vitamini için günde 20 dakika güneşlenmek yeterlidir. En iyi D vitamini aldığımız saatler sabah 10:00-11:00 arasıdır. Bu saatler arası kollarımızın ve ensemizin doğrudan güneş ışınlarını alması, günlük D vitamini ihtiyacımızı karşılayacak ve yorgunlukların önüne geçecektir.

•E vitamini ve selenyum fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, soya yağı ve buğdayda bulunur. Günde 10 adet çiğ fındık veya badem, 2 adet ceviz ve tam tahıllı ekmek tüketerek ihtiyacımızı karşılayabiliriz.

•C vitamini yeşil sebzeler, turunçgillerde bulunur. Çinko en çok ceviz balık ve kırmızı ette bulunur.

Bahar yorgunluğuna en iyi gelen besinler nelerdir?

Süt, ceviz, yeşil sebzeler, balık, kuru baklagiller zengin vitamin, mineral içerikleri ile bahar yorgunluğuna en iyi gelen besinlerdir.

Diyetisyen Burcu Ada

VM Medical Park Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı