Sembiyoz bireyler, karşıdaki nesnenin (anne, eş, çocuk, arkadaş, sevgili) enerjisi ile var olan, yaşamını karşıdaki birey üzerinden var eden, bağımsız karar alamayan, eyleme geçemeyen ve en önemlisi sorumluluk almayan bireydir.

Hayatınızda böyle biri var mı?

Bu durum sizi zaman zaman zorluyor mu?

Birinin size bu denli yapışmasından ve onun adına kararlar vermenizden haz aldığınız oluyor mu?

Unutmayın ki sağlıklı kendiliği olmayan bireylerin kurduğu ilişkiler, patolojik birleşmeden öteye geçememektedir.

Peki nedir sembiyotik ilişkinin kökenleri, çocukluk dönemi ile nasıl bir bağı vardır?

Hadi biraz bebeklerin ilk 5 ayına gidelim

Bebeğin doğumu ile başlayan yaşam yolcuğu otistik bir dönem ile başlamaktadır. Yaşamın ilk 1 veya 2 ayı otistik (yani karşı taraftan habersiz, nesneyle ilişki kurmayan) dönem olarak adlandırılır ve bebek hazzın kaynağının dışarıda olduğunu bu dönemin sonlarına doğru sezinlemeye ve anlamaya başlar. Bu dönemde haz kaynakları karnın doyması, beden sıcaklığının korunması olarak değerlendirilir. Yani bebek acıktı ve karnı doyurulduğunda hazza ulaşır ancak ilk ayda bebek karının nasıl doyduğunu veya üşüdüğünde kimin onu ısıttığını haliyle bilememektedir. Karşıdaki nesne ile ilişkisi çok sınırlı olduğu için bu dönem otistik evre olarak nitelendirilir. Bu evrenin sonlarına doğru bebek annesini (bakım vereni) fark etmeye başlar ve haz kaynağının dışarıda olduğunu sezinlemeye başlar.

Önemli not: Dışarıda kavramı bebeğin kendisi ile annesini ayırt edebildiği anlamına gelmiyor, sadece annesini fark etmeye başladığını söylemek istiyorum. Bebekler 18. aylarında fiziksel ve 36. aylarında psikolojik olarak tamamen ayrıştıklarını ve farklı olduklarını idrak edebilir.

Haz kaynağının dışarıda olduğunu fark eden bebek anneye yönelir ve yaşamın 2. ayında sembiyotik (bazı kaynaklarda simbiyotik) evre başlar.

Normal simbiyotik dönemin en önemli özelliği, bebeğin ve anne ile "ikili birlik" (dual unity) içinde duygusal bir bağ oluşturabilmesidir.

Psikoterapi alanında ikili diyat denen kavramın bu dönemde temeli atılmaktadır. Bebek haz kaynağı anne ile bir bütün olduğunu, anne olmazsa kendisinin de olmayacağını, anneden gelen haz kaynakları ile iç ve dış dengesini koruduğunu sezinler ve bu dönemin son aylarında bebek sembiyotik eşini (anne) diğer insanlardan ayırt eder. Anneye gülümser, onun sesine tepki vermeye başlar, sevinç çığlıkları atmaya çalışır. Bu süreç gayet normal ve istendik bir süreçtir. Sembiyotik evrenin sonunda ayrışma ve bireyleşme süreci başlar ve asıl sorun çocuğun bu evreye geçmemesi ve sembiyotik evrede takılması ile ikili ilişki kurduğu kişileri sembiyotik eşi olarak algılamasıdır.

Ayrışmanın Ayak Sesleri

Sembiyotik sürecin sonunda kabaca 5. ay sonu ve 6. ay başlarında çocuk belli bir amaca yönelmeye başlar. Uyanık, sürekli, hareketli ve en önemlisi artık anneden başka bir dünyayı keşfetmeye başlar.

Bu keşif hem bebek açısından hem anne açısından kolay olmayan ve kimi zaman engellenen bir keşiftir.

Bir örnek ile açıklayayım, anne bebeğin kendin uzaklaşmasını eski patolojilerinden dolayı bilinç dışında terk ediliyorum diye yorumlayabilir ve bu keşfi istemsizce engelleyebilir. Bir diğer açıdan, bebek anneden uzaklaşınca ( buradaki uzaklaşma bir kaç adım olarak bile değerlendirilebilir veya emekleyerek daha uzağa gidebilir) bilmediği dünyada korku hissedebilir , anne bebeği destekleyen bir tutum sergilemezse, bebek bu keşiften vazgeçebilir.

Yukarıdaki örnekler durumlar ve buna benzer çok sayıda davranış, düşünce, duygu bu süreci engelleyebilir. Ayrışma süreci engellenen bebek sembiyotik evrede takılıp kalır. Yaşamının sonraki yıllarında ilişkilerinde sembiyotik tutumları, istekleri, beklentileri devam eder.

Nedir bu sembiyotik istekler?

· Sen olmasan ben ölürüm

· Sen karar ver, senin kararın benim kararım

· Sen olmasan ben nefes alamam

· Her kararını destekliyorum

· Sen yanımda ol bana yeter

Bu cümleler sevgi cümlesi gibi gelebilir ancak devamı aşağıda

· Benim eşimse ben konuşmadan anlamalıydı

· Sana her şeyi söylemek mi gerekiyor, birazda sen anla

· Senin benden farklı düşündüğüne inanamıyorum

Çok sayıda örnek cümleyi zaten gün içinde duyuyorsunuzdur.

Sembiyotik ilişkilerde 1 + 1 = 1 eder ve bu ilişkide farklılaşmak, kendi kendiliğini ortaya koymak, bağımsız bir birey olarak hareket etmek, farklı hobilere sahip olmak yasaktır, günahtır, suçtur.