Boşanmanın çocuklara etkisi

Aile; toplumu oluşturan en önemli temel birimdir. Aile; aynı zamanda çocuklar için sevgi, şefkat ve temel bakım gibi ihtiyaçlarının karşılandığı bir ortamdır.

Öte yandan evlilik; kadın ve erkeği birbirine bağlayan, aynı zamanda çocuklar için de statü sağlayan yasal bir ilişkidir.

Çiftlerin, farklı nedenlerden dolayı anlaşamaması neticesinde kurulan evlilik ilişkisinin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi olayı da boşanma olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynlerin boşanması, çocuklarda psikolojik ve sosyal boyutlarıyla alınması gereken bir etki alanı oluşturmaktadır.

Öfke Problemleri, Depresyon, Özgüven Eksikliği…

Anne ve babanın boşanması sonrasında çocuklar üzerinde duygusal, sosyal ve davranışsal etkiler artabilir. Zamanında destek alamayan çocuklarda; öfke problemleri, depresyon, güvensizlik, kaygı bozuklukları, özgüven eksikliği ve sosyalleşme gibi sorunlar yaşanabilir.

Özellikle boşanma sürecini takip eden zamanlarda çocuklar üzerindeki psikolojik etkiler daha ağır seyredebilir. Bu dönemde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle çocuklar, yalnız kalma korkusu, kayıp duygusu gibi sorunlarla baş başa kalabilir.

Boşanma sonrasında duygusal destekten yoksun kalan çocuklar, okul başarısından, sosyalleşme aşamalarına kadar birçok alanda akranlarına oranla fazlaca olumsuzluklarla karşılaşabilir. Duygusal destekten mahrum kalan çocuklar, sosyal çevrelerinde dışlanmış hissine kapılabilir ve bu durum onların sosyalleşme becerilerini zayıflatabilir.

Boşanma Sonrasındaki Yeni Düzen Çocuklara Anlatılmalı

Boşanmış çiftlerin ayrılık sonrası ilişkileri de düzenlemesi, çocukların ruhsal gelişimleri için çok önemlidir. Çocuğun velayetini alan ebeveynin evlenmesi durumunda yaşanacak yeni duygusal durumlara karşı gerekli önlemlerin alınması gerekir. Bu gibi durumlarda çocukların kendileri nasıl hissettikleri, sosyal çevresi içerisinde nasıl bir algı oluştuğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Her konuda olduğu gibi boşanma konusunda da aile ve çocuğun iletişimi kuvvetli olmalıdır. Boşanma döneminde anne ve baba, duygusal olarak zorluk yaşarken, çocukların sorunlarını dinlemeye çok istekli olmayabilir. Fakat çocuğun anne babasının boşanma kararı aldığı dönem, iletişime en fazla ihtiyaç duyulan dönemdir.

Çocuklar, boşanma aşamasında olan aile bireylerinin bu duygusal durumu ile yüzleşmelidir. Ayrılık sonrası çocuklarda oluşabilecek korkuların önüne geçmek için duygusal yüzleşme sağlanmalıdır.

Boşanma aşaması ve sonrası, çocuklarla doğru bir iletişim kurulmalı, tüm süreç onlarla paylaşılmalıdır. Ebeveynlerin boşanma sonrasında da çocuklarla beraber olacakları ifade edilmeli ve her türlü ihtiyacında destek olunacağı vurgulanmalıdır.

Duygusal Yüzleşme Olumsuzlukları Azaltabilir

Duygularıyla yüzleşemeyen çocuklarda; depresyon, ayrılık kaygısı, yalnızlık duygusu ve kişilik sorunları gibi çocuğun tüm hayatını ciddi oranda etkileyebilecek sorunların yaşanmasına neden olabilir.

Eğer mümkünse boşanma kararını, ebeveynler birlikte açıklanmalıdır. Böyle bir ortak yaklaşım, çocukların olayları anlamasında ve duygularını daha rahat ifade edebilmesinde etkili olabilir. Boşanma kararı, tam olarak kesinleştiğinde açıklanmalıdır. Aksi halde çocukta kaygılı bir bekleyiş oluşabilir. Bu durum, çocuklar üzerinde olumsuz etkilere ve tepkilere yol açabilir.

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkilerini Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır?

-Ayrılık sonrasında çocukları nasıl bir ortamın beklediği, onlara çok iyi bir şekilde anlatılmalıdır. Nerede kalacağı, hangi okula gideceği, nasıl bir düzen içerisinde yaşamaya devam edeceği gibi konular tüm açıklığıyla belirtilmelidir. Bu yeni düzen anlatılırken, çiftlerin birbirlerini suçlayıcı bir tavır içerisinde bulunmamaları gerekir. Çocuklar böyle bir ortamdan daha fazla etkilenebilir ve yeni hayatlarında adaptasyon sorunu derinleşebilir.

-Boşanma dönemlerinde çocuklar, kendilerini suçlayıcı bir davranış içerisine girebilirler. Bu gibi olumsuzlukların yaşanmaması için çocuk ve ebeveyn arasında doğru ve etkili bir iletişim sağlanmalıdır. Boşanma döneminin sonrasında çocuğu bekleyecek olan yeni hayat çocuklara anlatılarak, onların güven duygusuyla sosyal hayatlarına devam etmeleri sağlanmalıdır.

-Çocuklarla kaliteli bir iletişim kurmak, anne ve babanın psikolojik durumunun iyi olmasından geçer. Hayatı yeniden düzene koymak daha sağlıklı bir psikolojik duruma geçişin yolunu açabilir.

-Boşanma sonrasında yaşanabilecek olası çatışmalardan çocuklar mutlaka uzak tutulmalıdır. Çatışma içerisinde kalan çocuklarda toparlanması güç, psikolojik etkiler görülebilir.

-Boşanma sonrasında çocuklar, yaşayacakları kayıp duygusuyla anne ve babalarının ayrıldığını kabul etmekte zorlanabilir. Bunu inkâr edebilir, öfke yoluna gidebilirler. Bu duygusal dışavurum, her çocukta aynı şekilde seyretmeyebilir. Anne ve babaların, çocuklarının davranışlarındaki değişimleri gözlemeleri önemlidir. Bu gibi durumlarda boşanmanın çocukların bir hatası olmadığı iyi bir şekilde anlatılmalıdır.

-Çocuklara, onlarla olan iletişimin zarar görmeyeceği ve aynı şekilde devam edeceği anlatılmalıdır. Çocukların akrabalarıyla olan ilişkilerinin de sekteye uğramadan süreceği onlara ifade edilmelidir.

-Ayrılık sonrasında anne ve babanın verdiği tepkiler çok önemlidir. Çocuklar bu dönemde de anne ve babalarını takip eder, onların tepkilerini izler ve onlardan etkilenirler. Ebeveynler arasında birbirlerini kötüleme gibi davranışların yaşanması, çocuklara içinden çıkamayacakları zor süreçlere sokabilir.

-Ayrılık dönemi ve sonrasındaki en önemli konu, çocuğun bu aşamaları duygusal olarak en az hasarla atlatmasını sağlamaktır. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi için gerektiğinde uzman desteğine başvurulmalıdır.

Mine Ağır

Psikoterapist