Birazcık dur ve kutla!!

Her neyi yiyorsak yeterli gelmiyor. Her neye sahipsek yeterli olmuyor. ‘’Şunu yapacağım, arkasından da şunu’’ şeklinde düşünerek günümüzü gün ediyoruz. Şu, bu tamamlansa dahi yeterli olmadığını hissediyoruz.

Aranızda kendisine ''Yeterli olmanın sonu ne zaman gelecek? '' sorusunu soranınız var mı bilmiyorum ama ben bu soruyu çokça sorarım. Yapma enerjisi denildiğinde, batının en hızlı yapma enerjisine sahip insanlarından birisi olabiliyorum. Bu konuyla ilgili olarak aldığım eğitimler sonrasında sonuç ne çıktı dersiniz?

Kutlama olayını es geçtiğim ortaya çıktı. Kutlama yapmadan bir sonraki yapılacak adıma giden ve yapmalara doyamayan bir yapım var. Siz de benim gibiyseniz hayatınızda kutlama için alan açmanızın zamanı gelmiş demektir. Küçücük bir adım da olsa tamamlar tamamlamaz şöyle bir geriye çekilmeli ve o adımı kutlayarak onurlandırmalısınız. O küçük adımı başardığınızı gerçekten hissetmelisiniz.

Peki, küçük kutlamaların sağlayacağı fayda ne olacak?

Kendi içinde tatmin edici küçük adımlar sizi doğrudan memnuniyete ulaştıracak. Bunu damlaya damlaya göl olan memnuniyet halleri olarak düşünebilirsiniz. Daha sonuca ulaşamamış olsanız dahi o ana kadar tamamladıklarınız için kendinizi kutlamalısınız. Sizi memnuniyete ulaştıracak olan küçük adımları yapılması gerekenler olarak gördüğünüz sürece tam bir tatmin deneyimi mümkün olamayacak.

Kutlama yapılmadığında ne olur derseniz, memnuniyetsizlik hayatınızdaki birçok şeye sirayet eder. Mesela aileniz içerisindeki birisine kafayı takarsınız. Canınızdan çok sevdiğiniz bu insandan ve yaptıklarından hoşnut olmazsınız. Onu bu hale getirenin memnuniyetsizlik hali olduğu aklınıza bile gelmez. Onun sadece ve sadece iyi olmayan özelliklerini görmeye başlarsınız. Bu şekilde anneniz, babanız ya da kardeşinizle ilgili kafanızda var olan resim tamamen değişir. Fakat bu doğru değildir. Aile içindeki her bireyin yapmış olduğu bir sürü iyi şey vardır. Tatminsizlik iyi şeyleri görmenizi engeller. Her ne başınıza gelirse gelsin, diğer insanların parmağı olduğunu düşündürtür.

Mesela benim bedenim deriz. Halbuki bedenimiz bir sürü hayvandan alınan besinlerle oluşur. Bunun doğru olduğunu bilimsel olarak araştırarak bulabilirsiniz. Bu gerçeği görmenizi engelleyen en derinde subtle enerji olarak var alan bencilce yapıdır. En derindeki bu bencilce yapı dışarıya memnuniyetsizlik hali olarak yansır

Hepimizin, nörotik bir hali var. Zaman zaman gereğinden fazla kendimizi düşünüyoruz. Bu şekilde kendimizi daha da dibe çekiyoruz. Bilgelik, insan doğasında var olan bencilliğin doğasını farkında olmaktır. Attığımız küçük adımların kıymetini bilerek adım adım bilgeliğe doğru ilerlemek atılacak en iyi adımdır.

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU

Bulunduğun an için de mutlu ol, İhtiyacın olan o anlar, daha fazlası değil

“Be happy in the moment, that’s enough. Each moment is all we need, not more.” — Mother Teresa