Her şey ''OKEY'' olduğunda

Tatminsizlik, her insanın hayatında deneyimlediği duygulardan biridir. Bu duygu, karşımıza çıkan her neyse yeterli ya da olmasını istediğimiz gibi olmadığında ortaya çıkar.

Dünyanın rengârenkliğini düşünürsek, her an karşımıza hoşnut olmadığımız bir durum ya da nesnenin çıkma olasılığı çok fazladır. Bu yüzden tatminsizlik bir sorun değildir. Tatminsizliği, normal bir duygu olarak kabul etmek gerekir.

Peki, bu duygunun üstesinden nasıl gelebiliriz?

Karşımıza her ne çıkarsa çıksın onun ‘’ OKEY’’ olduğunu düşünürsek…

İsterseniz şimdi, her şeyin ‘’OKEY’’ olduğunu düşündüğümüzde neler olacağına bakalım.

Her şey OKEY olduğunda, karşımızdakini değiştirme ihtiyacı içinde olmayız. Diğerlerini değiştirmeye çalışmanın mümkün olmadığını şimdiye kadar keşfetmiş olmalısınız. Diğerlerini değiştirmek mümkün değilse o zaman karşımıza ne çıkarsa çıksın, OKEY olduğunu düşünmek akıllıca olacaktır. Zihninizi, bu konuda ikna edebilmek için bir örnek vermek istiyorum. Diyelim ki canınız çekti, kakaolu kek yaptınız. Kekin tadına baktınız, istediğiniz gibi olmamış. Ne yaparsınız?

Keki baştan yaparsınız. Kakaolu kek için ne annenizi ne de arkadaşınızı suçlayabilirsiniz. Kullandığınız malzemelerin kalitesizliğini suçlamak da işe yaramayacaktır. Zira sorun onlar da değildir. Kakaolu kekin düşündüğünüz gibi olmadığını düşünen hatta buna inanan sizsiniz.

Başka bir örnek daha.. Karşınıza 7 yıldızı olduğu halde beğenmediğiniz bir otel mutlaka çıkmıştır. Tabii ki oteli 7 yıldızlı olduğu için beğenmek zorunda değilsiniz. Fakat beğenmeme hali sizi tatminsizliğe ve sonrasında öfkeye sürüklüyorsa bu konuda bir şeyler yapmak gerekir.

Şimdi sıra en can alıcı noktaya, tatminsizliğe sebep olan en derindeki düşüncelerin neler olabileceğine geldi.

‘’Ben yeterli değilim’’, ‘’Olması gerektiği gibi yapamadım’’ Tarzı Düşünceler tatminsizliğe sebep olurlar.

Bu düşünceler içeride bulunduğu sürece, dışarısı hiçbir zaman tatmin edici olmayacaktır. Düşünceler, kendi başlarına ‘’Ben buradayım, beni gör’’ diyemeyeceklerinden dışarıya yansırlar. Bu yüzden de bir an evvel tam ve bütün olduğunuzu kabul etmenin bir yolunu bulmak gerekir.

İsterseniz, minik bir uygulamayla, bu konuyu minik bir el atabilirsiniz.

Her gün bir, iki saatliğine karşınıza her ne çıkarsa çıksın onun ‘’ OKEY’’ olduğunu düşünün. Onları değiştirmeye çalışmayın. Sadece o an zihninizden geçen düşünceler ile hissettiklerinizin neler olduğuna bakın. Yorum yapmadan, kendinizi haklı çıkarmadan ya da yargılamadan sadece düşünce ve duyguları fark etmeye odaklanın. Her defasında elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olun. Ve yolunuza devam edin.

Tüm süreci baştan sona anlamak ve idrak etmek çok zaman alacak olsa da minik adımlar mucizevi sonuçlar yaratabilir. Paylaşması benden, denemesi sizden..

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel Kavunoğlu

Kaynak: Venerable Robina Courtin. Something to think about.