Öfkenin en büyük düşmanı

Bu yazımda her anınızı meditasyondaymış gibi yaşama halini kazanmak için nasıl meditasyon yapabileceğinize dair basit uygulamaları paylaşmaya devam edeceğim. İçerik ilginizi çektiyse önce ‘’ Kendi kendinin terapisti ol’’ başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Meditasyon, başarısızlığa sürükleyen gerçeklerden ve gerçek niyetinizden uzaklaştıran duygu ve düşüncelerin neler olduğunu fark etme becerisini kazandırır. Öfke, sabır, korku, şefkat gibi duyguların gerçek doğasını fark etmenize yardımcı olur. Örneğin, bir çoğumuz sabrın gerçek anlamını bilmiyoruz. Sabrı, sıkıntılı ya da dayanılamaz bir şey olduğunda, ona katlanmak için kullandığımız bir uygulama olarak düşünüyoruz. Fakat bu tamamen yanlış.

Yüzyıllardır insan doğasında var olan bağımlılıklar sabrı, hiç sevmezler. Bağımlılıklar, kendi çıkarlarına uygun olmayan bir nesneyle karşılaştıklarında, öfkeden yardım alırlar. Öfke sayesinde daha neler olduğunu anlayamadan nesneden uzaklaşırsınız. Gerçek şu ki, öfke, sadece uzaklaştırmakla kalmaz, zihinsel ve fiziksel rahatsızlıklara sebep olur, bağımlılığın gerçek doğasını anlamanızı da engeller. Sabır, bu süreçte bağımlılıkların tuzağına düşmenizi engelleyen zihin hallerinden biridir.

Bağımlılığın hoşuna gitmediği bir nesne ortaya çıktığında, nesneye karşı tepkinin yükselmesinden hemen önce sabrı seçmeniz için bir saniyelik bir zaman aralığınız vardır. İşte o 1 saniyede, ortaya çıkan her neyse onun olmasına izin vermeyi seçerseniz ve o an nasıl hissettiğinizi yorum yapmadan izlerseniz sabrın destek gücünden faydalanırsınız. Bir saniyeliğine durma, harekete geçmeme hali, sabrın tam kendisidir.

Sabrın dayanılmaz bir şeye katlanmak olmadığını ve o bir saniyenin gücünü ancak ve ancak meditasyon yaparak idrak edebilirsiniz. Öfkeyi yok edecek yegâne güç, sabırdır. Hatta sabır, öfkenin düşmanıdır dersek yanlış olmaz. Ancak sabır çok cesaret ister.

Sabrın öfkeyi yıkan gücünden faydalanmak isterseniz aşağıdaki uygulamalardan kendinize ne uygun olanına bir an evvel seçin ve hemen başlayın.

Bir önceki yazımda düşünceleri izleyerek yapılan meditasyon uygulamasından bahsetmiştim. Düşünceleri izlemek dışında, başka bir meditasyon tekniği nefesi izlemektir. Nefes alıp verirken aldığınız serin havanın burnunuzdan giriş ve çıkışına ya da nefesin karnınızdaki hareketine odaklanırsınız. Nefesin bedeninizdeki hareketine odaklanarak bağlantılı olarak burundan nefes alıp verirsiniz. Nefes alışverişinizi izlerken kendinizi bir düşünce içinde bulursanız, ‘’ tüh ne yaptım ben’’ demeden tekrar nefesinizi izlemeye geri dönersiniz.

Nefes alıp vermeyi izlemek dışında farklı bir uygulama ise nefes alışverişinizi saymaktır. Nefes alışverişinizi saymaya odaklandığınızda bir anda kendinizi bir düşüncedeyken yakalarsanız, nefesinizi tekrar birden başlayarak sayarsınız. Zihninize gelen, dikkatinizi dağıtabilecek diğer düşünce veya anılarla mücadele etmeyin. Onların geçip gitmesini izleyin ve kendinize geri dönün ve "Ben huzurlu bir varlığım" deyin.

Diğer bir uygulama ise, zihni sakinleştirmek için mantra kullanmaktır. Mantraya odaklanarak sürekli olarak tekrarladığınızda zaman içinde düşüncelerin geliş gidişleri azalacaktır. Kendinizi daha huzurlu hissetmeye başlarsınız. Örneğin Şefkat mantrası OM MANİ PADMA HUM, Eylemlerinize güç veren mantra OM TARA TUTTURAR TARA SOHA. (illa benim önerdiklerimi kullanmanız gerekmiyor. Pozitif anlamı olan bir dizeyi mantra olarak kullanabilirsiniz)

Son paylaşmak istediğim meditasyon tekniklerinden birisi de analitik meditasyondur. Nefesinize odaklanarak başladıktan sonra size bilgelik kazandıracak bir konuya odaklanırsınız. Odaklanacak konuların neler olabileceği konusunda bilgi edinmek isterseniz Sibel’le Meditasyon ve Nefes isimli instagram profilime göz atabilirsiniz. ‘’GÜNE BAŞLARKEN’’ başlıklı hikayelerden meditasyon sırasında odaklanacak konuları paylaşıyorum

Düzenli ve sürekli yapıldığı zaman meditasyonun tam olarak faydasını görürsünüz. Sürekliğin dozajı ise bir iki ay değil hayat boyudur.

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU