Zihinsel Kirliliğe Son

(Bir önceki yazıma göz atmanızı öneririm.)

Her neyi düşünüyorsan “düşünme” durumuna/bilincine dikkatini ver.

Her neyin tadına bakıyorsan “tat alma” durumuna/bilincine dikkatini ver

Her neyi duyuyorsan “duyma” durumuna/bilincine dikkatini ver.

Her neyi görüyorsan “görme” durumuna/ bilincine dikkatini ver.

Her neye dokunuyorsan “dokunma” olayına/bilincine dikkatini ver.

Her neyi kokluyorsan “koklama” durumuna/bilincine dikkatini ver.

Bir nesnenin var olması, aşağıdaki üçlünün bir araya gelmesine bağlıdır;

1) Duyu organları (Göz, Kulak, Dokunma, Duyma, Tat, Zihni de dahil edersek altı duyu organı)

2) Birinci maddedeki duyuların sağlıklı çalıştığı insan Bilinci/Algısı

3) Nesnenin kendisi.

Evet, yazdıklarına katılıyorum diyorsanız “Her neyi ne şekilde algılıyorsanız her zaman onda sizden bir parça olacaktır.”Cümlesinin doğru olduğunu kabul etmiş olursunuz. Bir örnek üzerinden gidecek olursam; diyelim ki, karşınıza bir gül çıktı. İçinizden önce gülle ilgili hoş duygular yükselir. Bu güzel duygular güle bağlanmanızı sağlar. Birden gülün dikenlerini fark edersiniz. Bu sefer içinizden hoş olmayan duygular yükselir. Zihinde “Onu görmek istemiyorum”düşüncesi ortaya çıkar. Birbirine zıt sonuçları olan bu iki durumdan zavallı gülün haberi bile olmaz.

Tıpkı gül örneğindeki gibi her gün karşımıza bir sürü nesne çıkar. Bunlardan bazılarına bağlanır, bazılarını da iteriz. Bağlanma ve itme süreci, zihinde var olan bilince göre şekillenir. Bağlanma bağımlılıkları, itme öfke ve nefreti ortaya çıkartır. Zihin, yüzde yüz gerçek olmayan olaylar kaynaklı duygular sayesinde sürekli kirlenir. Bu süreç ile ilgili unutulmaması gereken, bağlanma ya da itme halinden hangisine takıldıysak farkında olmadan ona uygun aksiyonları seçmemizdir.

Nötr kalınmadığı sürece bağlanma ve itme süreci döngüler halinde devam edecektir. Çünkü nesneyle karşı karşıya gelinde ortaya çıkan duygular hoş ve tatlı olmadığı için dikkat başka bir nesneye yönelir. Bağlanma ya da red etme süreci tekrar başlar. Bu durumda yapılacak tek şey, altı duyunun kapısını kapatmaktır. Peki, bu altı kapının kapanması için gerekli olan nedir?

“Dikkat”, Dikkati, kısaca tetikte olmak olarak tanımlanabilir. Peki, Dikkat Geliştirmek için ne yapmak gerekir?

Bunu sağlayabilecek bir sürü teknik var. “Nefes”, “Meditasyon”, “Vipassana”, “Mindfulness” Uzun yıllar devam eden bilimsel çalışmalar da bu teknikleri desteklemektedir.

Bu yazıyla ilgili meditasyon uygulamasına mutluluğuşansabırakma, instagram hesabımdan takip edebilirsiniz

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU

Kaynak: Budist Öğretiler