Ev-ofislerde pandemi stili

Ev-ofis kavramının güçlenmesi ve dijital dünyaya hızlı bir şekilde adapte olmaya başlayınca rahat ve özgür çalışma ortamları yükselişe geçti. Evden çalışma, işini evden yönetmek, evde moda, evde şık giyim gibi kavramlar hayatımızın merkezi haline geldi. Peki, bu yükseliş evden çalışma sisteminde giyim tarzımızı nasıl etkiledi? Ev giyim modasındaki son trend belirleyiciler neler oldu? En önemlisi ise bu süreç iş motivasyonumuza nasıl yansıdı? İletişim, Marka ve İmaj Danışmanı, Dr. Burçak Ilıman yanıtladı...

Ev-ofislerde pandemi stili

- Evden çalışma sistemi çalışanların stilini nasıl etkiledi?

Dünya Sağlık Örgütü'nün Covid-19'u salgın ilan etmesinin üzerinden 11 ay geçti. Birçoğumuz aniden evden çalışmaya geçiş yaptık ve yepyeni bir döneme başladık. Nasıl iletişim kurduğumuz, bağlantı kurduğumuz ve yarattığımız ‘karma’ bir çalışma tarzı geliştirdik. Ofislerimiz sanal oldu, günlük sosyal etkileşimleri kaybedersek bunun ne anlama geleceğini ilk bir hafta çok sorguladım. Şimdi geldiğimiz noktada yapılan araştırmalar gösteriyor ki çalışanların çoğu, eski çalışma tarzına asla geri dönmek istemiyor. Yalnızca yüzde 12'si tam zamanlı ofis çalışmasına dönmek isterken yüzde 72'si hibrit uzak ofis modelinde devam etmek istiyor. Tabii ki, bunu yıllardır yapan insanlar da var. Her sabah işe gidiyor gibi kalkıyor ve üzerini değiştiriyor kendi için ayırdığı çalışma alanında güne başlıyor.

Evden çalışma sisteminin pandemi sonrasında yaygınlaşması, markaların ‘ev giyim‘ koleksiyonları hazırlamasını hızlandırdı. Özellikle dijital toplantılarımız için üstümüze giydiğimiz bluz, ceket ve aksesuarlar daha da önem kazandı. Hatta bazı markalar yeni evden çalışma stilimizle ilgili #altıevüstüiş diyerek eğlenceli bir reklam kampanyası bile hazırladı.

İnternetten satışın ve E-ticaretin de patlama yaptığı bu dönemde yapılan araştırmalar en fazla; ev kıyafeti, pijama takımı, eşofman takımı, terlik gibi rahat giyim ürünlerinde bir artış yaşandığını gösteriyor.

Ne kadar çalışıyor da olsak mutlaka rahat etmek istiyoruz bu sebeple satın aldığımız kıyafetlerin kumaşlarının elastik olmasına önem verdik. Çok kalın ve kaba kumaşlar yerine yumuşak ve elastik kumaşlardan yapılan giysiler tercih ettik. Bununla birlikte hareket kabiliyetimizi kısıtlayıcı her şeyden uzak durduk. Benim tercihim rahat bir tayttı mesela herkesin tercihleri farklı olabilir.

- Evden çalışma sistemindeki giyim tarzı iş motivasyonunu nasıl etkiliyor?

İş için uygun şekilde giyinmek aslında bizim odaklanmamızı da artırıyor. Evinizde uzanmanız gerektiğini hissettiren bir şey giyiyorsanız, tüm odağınızı işinize vermek tabii ki zor olacak. Ama şunu biliyoruz ki her gün işe pijamalarımla gelsem, işimi iyi yapmak için motive olmakta zorlanırım. İşiniz için giyinme şekliniz, çalışmak için ne kadar motive olduğunuzu ve dolayısıyla ne kadar üretken olduğunuzu da etkiler.

Giydiğiniz şeyin davranış ve performansınızı etkileme olasılığını hiç düşündünüz mü? Belki bunu sporla ilgili duymuşsunuzdur, ancak gerçekte sporun çok ötesinde psikolojik olarak da değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Bütün gün pijamalarınızla evde dinlenmeyi seçtiğiniz bir günü düşünün ve bunu kasıtlı olarak iyi giyindiğiniz bir günle karşılaştırın. Birbirinden nasıl farklı değil mi?

Herkes aynı şekilde etkilenmeyecek olsa da, giydiğiniz şeyin davranışınızı ve genel performansınızı etkilemesinin birkaç yolu var; giysilerimizin zihnimiz üzerinde etkisi gerçekten büyük. Eğer motivasyonumuzu olumlu etkilemesini istiyorsak, erkenden kalkmalı rahat, şık ama fonksiyonel kıyafetlerimizden seçerek güne başlamalıyız.

- Evde rahat ve şık giyinmek mümkün mü?

Artık hem evlerimiz hem ofislerimiz olan yaşam alanlarımızda şık görünmek ve aynı zamanda rahat olmak mümkün.

-Öncelikle kıyafetlerimizin içinden eleme yapacağız. Tüylenmemiş, eski, lekeli, solmuş veya yıpranmış olanlarını geri dönüşüm için dolabımızdan çıkartıyoruz.

-Giysilerimizin üzerimize oturması çok önemli. Genellikle rahatlık için biraz büyük aldığımız da oluyor. Ne çok bol ne de çok sıkı olmamasına özen gösterelim.

-Aksesuarlara yer açın, bir fular, bir kolye, bir bilezik veya güzel bir küpe... Küçük bir dokunuşla rahat kıyafetinizi sade görünümden şık hale getirebilirsiniz.

-Evde hepimizin giymekten hoşlandığı polar kıyafetleri dolaptaki yerine kaldırıyoruz. Polar pratik evet, ama şık değil maalesef. Onun yerine şuan moda olan triko takımları tercih edebilirsiniz. Pamuklu nervürlü örgüler sizi şık gösterecektir.

- İş hayatında en çok yaptığımız moda hataları neler?

Çoğumuz hayatımızın üçte birini ofislerde geçiriyoruz. Bu da demek oluyor ki, iş arkadaşlarımızı kendi ailemizi gördüğümüzden daha fazla görüyoruz. Neden bu zamanı uygun giyinmiş olarak geçirip, yükselme ve terfi şansınızı artırmayasınız? Neden gittiğiniz her yerde şık bir ayak izi bırakmayasınız. Genelde iş hayatında yapılan önemli birkaç hataya dikkat çekmek istiyorum.

-İlk önce işe tepeden başlamak gerekir. Giydiğimiz kıyafet ne kadar güzel ve modaya uygun olursa olsun, saçlara ve kişisel bakıma özen göstermemek iş dünyasında yapılan en büyük hataların başında gelir.

-Kişisel bakımdan başlamışken, mevsime uygun olmayan yani yaz ortasında kullanılan ağır baharat ve pudra kokan parfüm kullanımı da imajımızı olumsuz yönde etkiler.

-Kadınlar için önerim, özellikle 40 yaşın üzerindeyseniz çok uzun saçlara dikkat edin. Saçlarınızda katlı bir kesim deneyin. Yarısı beyaz ve bakımsız saçları olan biri ne kadar iyi giyinirse giyinsin olumsuz etki bırakır.

-Erkeklerin taranmış ve yağlı saçlardan uzak durması gerekir. En iyi seçenekleriniz için mutlaka işini iyi yapan bir erkek kuaförü ile görüşün. Yaşınıza ve yüz şeklinize göre fikir alarak kesim yaptırın.

-Baştan aşağı siyah giymek soğuk ve itici olabilir. Renkli bir bluzla güzel bir siyah etek giymek sizin için güzel bir seçim olacaktır. Harika bir çanta, renkli bir fular, topuklu ayakkabı veya erkekler için bir kravat veya cep mendili, nötr veya siyah bir takım elbiseye biraz canlılık katmanın harika bir yoludur.

-Harika bir iş çıkaran çalışansanız, bir noktada bir terfi isteyeceksiniz. Gardırobunuzla fazla ilgilenmemiş olabilirsiniz; sonuçta onlar zaten seni seviyorlar diye düşünebilirsiniz. Bu düşüncenin devam etmesi birçok fırsatı kaçıracağınız anlamına gelebilir. Gardırobunuzu başarı faktörü olarak görmelisiniz. Akıllı ve yerine göre giyinerek insanlara ciddiye alınacağınızı göstermek için fazladan zaman ayırın.

-Kıyafetlerinizin modası geçmişse, becerileriniz ve sunduğunuz hizmetlerin de modası geçmiş gibi görünebilir.

-Birisi size hangi parfümü kullandığınızı sorarsa ve sizden 5 metreden daha uzaktaysa, muhtemelen çok fazla sıkmışsınız demektir. Parfümü doğrudan cildinize ve giysilerinize çok kez püskürtmek yerine kokuyu havaya püskürtün, ardından içeri girip cildinize düşmesine izin verin. Bu, kokunun hafif ve kalıcı olmasına yardımcı olacaktır.

-İş dünyasında, işverenlerin ve müşterilerin ilk fark ettiği şeyler saçlarınız ve yüzünüzdür. Çok az insan soğuk, özensiz, dağınık görünen veya parfüm fabrikası gibi kokan biriyle iş yapmak isteyecektir. Sonuç olarak, bu profesyonel değil. Görünüşünüzün size iş, anlaşma veya istediğiniz terfiyi alamamanıza mal olmasına izin vermeyin.

- Dijital ortamlardan katıldığımız toplantılarda nasıl görünmeliyiz?

Covid-19 salgını birçok alışkanlığımızı değiştirdi ve iş dünyası devam ederken, farklı şekilde de olsa, uyum sağlamamız gerekiyor. Toplantılar yüz yüze değil genellikle dijital ve yüksek çözünürlüklü video üzerinden oluyor. Bu da demek oluyor ki, siz ve üzerinizdekiler net olarak görünüyor.

Dijital toplantılarımız için olmazsa olmaz, konuşacağınız izleyici kitlesi için giyinmektir. Bir yoga dersi düzenliyorsanız ya da spritüel bir toplantı yapıyorsanız, takım elbise giyip katılmanız doğru olmaz. Ve potansiyel bir yatırımcıyla toplantınız varsa sıradan bir gömlek ya da tişörtle toplantıya katılmamalısınız. Aynı kurallar sanal toplantı dünyasında da geçerlidir. Ama birçoğumuzun şimdiye kadar hiç düşünmediği başka kurallar da var...

-Desenler, çizgiler ve ekoselerden uzak durun. Küçük desenler videoda harelenebilir ve nesnelerin bir lunapark aynası gibi görünmesini sağlayabilir.

-Düz, cesur renkleri tercih edin. Ve cildinize biraz renk katın…

-Takılarınızın küçük olması önemli. Özellikle kolunuzu her hareket ettirdiğinizde çınlayan bilezikleriniz olmamalı. Basit mücevherler veya tek bir parça (kolye veya küpeler) kullanmanızı öneririm. Fazla toplantıda dikkat dağıtacaktır.

-Genel olarak, ayağa kalkmanız gerekmedikçe, belden aşağınıza istediğiniz şeyi giyin ya da rahat bir pantolon seçin.

- Makyajdaki sınırlarımız ne olmalı?

Görüntülü görüşmeden önce saçınızı, dişlerinizi ve makyajınızı mutlaka kontrol edin. İş hayatında makyaj ve kişisel bakımın önemini bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Sade hafif bir makyaj bir kadını enerjik ve bakımlı gösterir. Abartılı bir makyaj ve boyası gelmiş saçlar kariyerinizde birçok olumsuzluğu da beraberinde getirir. Doğallığı seven kadınlar için biraz gözaltı kapatıcısı, pudranın üzerine hafif bir allık ve rimel günlük kişisel bakımımız için yeterli olacaktır. Yine birçok araştırma gösteriyor ki yöneticiler, aynaya bakmaktan hoşlanmayan bir çalışanın verimli olmasının çok zor olduğu konusunda hemfikir.

Dudakları kalın olanların açık renk ruj kullanmaları, ince olanların ise biraz daha koyu renkler tercih etmeleri iş hayatına uygun olacaktır. İş dünyasında bakışlar ve iletişim çok önemli olduğu için esas dikkati çekmeniz gereken yerler gözleriniz. Gözbebeklerinizi biraz daha ortaya çıkaracak şekilde makyaj yapabilirsiniz. Dudaklarınıza fazla dikkat çekerseniz iletişim kabiliyetlerinizin zayıflaması mümkün. Bu nedenle karşı tarafla doğru şekilde net bir iletişim kurabilmek için dudakların önemini biraz azaltmayı unutmayın.