Dünyanın enerji ağları

Dünya’nın kendine özgü bir enerjisi var. İnsan bedenini saran sinir sisteminde akan enerji gibi, dünya yüzeyi altında da negatif ve pozitif radyasyon akımları var. Bunlar, yerin jeolojik yapısının elektriksel girdabından doğuyor ve enerji ağları olarak dünyayı sarıyor. İşte bu Yeryüzünün Enerji Kanallarına "Ley hattı" deniyor.

Ley kelimesi ”toprağın temizleyici şeritleri” anlamında kullanılmış.

Çeşitli toprak enerjileri var. Bazıları insan sağlığı için iyi, bazıları zararlıdır. Dünya altından akan bu enerji negatif ve pozitif enerji akım hattı olarak ikiye ayrılıyor.

Negatif hatlar “Kara Akım”, Pozitif hatlar ise “Beyaz Akım Hatları” olarak adlandırılıyor.

“Kara akım” Çin geleneğinde Sha adıyla bilinir. Sha yaşamı yok edici ve sağlığı kötü şekilde etkileyici bir özelliğe sahiptir. Çin geleneğine göre bir yerde “yin” veya “yang”ın gereken orandan fazla olması dengesizliğe yol açar. Bu yüzden özellikle eski Çinliler binalarını kurarken bu enerji dengesini bozmamaya çok dikkat ederlerdi.

İnsan katliamının veya diğer üzücü insan trajedilerinin enerjisinin hala güçlü olduğu topraklarda bu enerjiyi biriktirebildiği için akış dengesini bozabiliyor o yerde bir "kara akım hattı" oluşuyor.

Toprağa yerleşen bu enerji negatif yayın yaparak orada bulunan insanları enerji olarak uyarabiliyor. Bu “Kara Akım Hattı” üzerinde oturmak duygu düşünceleri etkileyerek insanları agresif yada hasta yaparak ev ortamını etkileyebiliyor.

Veya güçlü jeopatik strese sahip binaların (hasta bina sendromu) içinde de bulunabilir. Yeraltı su akımları, belirli maden yatakları veya farklı fay hatları gibi çeşitli yeraltı oluşumları, bir insan konutuna zarar verebilecek belirli elektromanyetik alanlar yayar."Pathic" terimi burada hem bir hastalığı hem de hastalığın tedavisini gösterir. Ayrıca, belirli enerjilere karşı hissetme, algılama veya hassas olma yeteneğini de gösteriyor. (telepatik)

Eski Çinliler bunu keşfetmişlerdi. Bu sebeple bina öyle bir yere kurulmalıydı ki üzerinde kurulduğu topraktan akan enerji olumlu bir akışa ve yaşamsal berekete sahip olsun. Bu yüzden yeni bir bina yapmadan önce radyestezi uzmanları özel bir pusula ile artı-eksi akımları buluyor ve toprağa bakırla kaplı ince teller ve kazıklar monte ederek atmosferden elektrik çekmeyi ve toprağa akan yeni enerjinin, eskiyi değiştirebilmesini sağlıyordu.

Sha Chi, çok fazla dağınıklık, düzensizlik ve çok sayıda bastırılmış duygu bulunan evlerde de bulunur.

Feng Shui öğretisi Evrenin bu güçlerini dengelediğimizde hayatımızda başarı, sağlık, zenginlik, mutluluk ve huzuru elde edebileceğimizi anlatır. Etrafımızdaki nesnelerin, mobilyaların ve toprağın canlılara etkisini en iyi hale getirmek için çabalar.

Bedenimizde de benzer meridyenler vardır. Yine Çin tıbbında bu meridyenler, akupunktur iğneleri ile uyarılarak harekete geçirilerek, şifa verilebiliyor.

Akupunktur yönteminde söz edilen vücut enerji yollarının, ley çizgilerinin küçültülmüş halini andırması oldukça benzerdir. Vücudun bazı kilit noktalarına uyarıcılar yerleştirip beden enerjisini harekete geçiriyor ve bu sayede Migren, kanser ve alkolizme neden olabilen gizemli enerjiyi iyileştirebilmek için rahatsızlıkların giderilip sağlığın geliştirilmesi sağlanıyor.

Aynı şekilde bu benzetme yoluyla eski insanlar, bazı kadim öykülerde dünya enerjisindeki hastalanmaları onarmak için akupunkturdaki iğneler gibi dünyanın belirli noktalarına saplanıp enerji akışını yeniden düzenliyorlardı. Yaşadıkları toprağın enerji alanına pozitif bir etki yapabilmek için ley çizgilerinin belirli noktalarına megalitler (ayakta duran taşlar, dikili taşlar) yerleştirmişler.

Francis Hitching "Dünya büyüsü" adlı kitabını yazarken, radyestezist Bili Lewis ve Dr. Eduardo Balanovski ile birlikte yaptıkları bir deneyden söz ediyor.

Deneyi yaptıkları yer Güney Galler de Crickhovvell yöresindeydi. O bölgede Usk nehri yakınlarında 4 metre yüksekliğinde tarih öncesi bir taş vardı. Bili Lewis taşın yakınına geldiğinde bir enerji algıladığını belirtti enerji zaman zaman azalıyor ve artıyordu. Dr. Balanovski yanında bir manyetik alan ölçer vardı. Manyetik alanın ölçü birimi gausstur. Sözgelimi İngiltere'de manyetik alan ortalaması 0,47 gausstur. Ancak Dr Balanovski gaussmetreyi bu taşa yaklaştırıldığında sınırı aşıyor. Ve Dr. Balanovski diyor ki; “Ben kişisel olarak bu taşın tesadüfen seçildiğine ya da buraya yerleştirildiğini inanmıyorum taşı buraya yerleştiren insanlar elektromanyetik alan hakkında bir şey bilmese bile taşın yaydığı bu enerji ilişki mutlaka bilgi sahibi idiler.”

Yani bu taşın bir transformatör işlevi gördüğünü yerin altında düz bir hat üzerinde akan enerjiyi alıp yerin üzerinde çevreye spiral şekilde yayılmasını sağlıyor. Tarih öncesi insanlar enerjinin varlığını içgüdüsel olarak biliyorlar ve enerjiye üstüne çıkarmak için belli noktalara yuvarlak taşlar Dikili taşlar yerleştiriyorlardı.

Bu alanlar çok yüksek frekanslı çıkış alanlarıdır. (İstanbul’da da bir Dikilitaş var biliyorsunuz)

Hatta dünyanın pek çok büyük şehrinde buna benzer dikilitaşlar var. Bunlar hep enerjiyi toplamak için yapıldığı düşünülüyor. Dikilitaşlar daha çok akımın yüksek olduğu yerleri belirlemek için kullanılmış. Ve buralara belli düzende sıralanmış yapılar dikerek frekans üretmek ve atmosferin elektriğini toplamak amaçlanmış.

Enerjiyi en fazla toplayabilen tek biçim ise, Piramidal form.

Güneş, Ay ve gezegenler gibi kozmik cisimlerin de bu enerji alanı üzerinde etkileri vardır.

Mesela birçok eski kutsal merkezler, cami ve eski ibadethaneler bu pozitif hatlar üzerinde yapılmış ki iyi enerjiyi sürekli aktarabilsin diye.

Özellikle Keltler ve Druidler dünya enerjilerinin güçlü olduğu yerlerde tapınaklar inşa etmiş, kurban alanları ve toplanma yerleri yapmışlar.

Farklı dinler için önem arz eden Kudüs, Mescid-i Aksa, Mekke ve Ayasofya Dünyada Enerji akışının yoğun olduğu yerler.

Dünya'nın akupunktur noktalarını oluşturan ley hatlarının beyaz olanları, yani pozitif hatlar, Kabe'den gelmektedir.

O yöne dönülerek yani Kıble'ye doğru ibadet edenler “beyaz akımla” senkronize olarak kendisine akan pozitif enerji ile çakralarının açılması ve temizlenmesine olanak sağlıyor ve bu sayede kalp ve ruhlarının temizlenmesine neden oluyorlar. Önce Abdest alarak en önemli akupunktur bölgeleri uyarılıyor, sonra da namaz kılarak çakralar açılıyor.

Şöyle bir şey okumuştum.

Kirlian makinesi ile yapılan görüntülemelerde namaz kılan insanların Allah-u Ekber demesi anında sanki bir şalterin açılması gibi enerji alımının başladığı ve auranın giderek parlaklaştığı keşfedilmiş.

Yani siz yönünüzü kıbleye çevirdiğinizde o enerji akışının geçtiği hat üzerinde oluyorsunuz ve sizi enerji olarak temizliyor.

Dünyada bu fiziki ve psişik enerjinin yoğun olduğu başlıca bölgeler:

1- Orta Asya. Özellikle de Tibet. Gobi ve Doğu Türkistan üçgeni arasındaki kalan bölge.

2- Mısır.

3- Orta Amerika- (Meksika)

4- Arjantin’in Kuzey bölgesi.

5- Anadolu.

Türkiye'deki ley hatları

1-Bergama, Didim, İstanköy hattı

2-Bergama, Pamukkale, Alaşehir, Antalya hattı

3-Ankara, Kos hattı

4-Ankara, Efes hattı

5-Nemrut, Ankara, İstanbul, Edirne hattı

6-Nemrut, Gülşehir yeraltı kenti, Truva hattı

7-Nemrut, Konya, Milet hattı.

Anadolu: Batı Truva’dan başlar, İç Anadolu’ya Ankara’ya kadar gelir; oradan Nemrut Dağı’na ilerler. Ve Ankara’dan da direkt olarak Giza’ya yani piramitlere uzanan ayrı bir ley hattı vardır. Bu hat Giza, Truva, Ankara ve Nemrut’u birbirine bağlamaktadır.

Nur Demir

Sevgiler tüüm kalbimden:)

İnstagramda: Nrlblog

Facebookta: NRL