Refahın sırrı

Satürnün doğum haritanızda diğer kötücül gezegenlerle beraber olumsuz bir açıyla herhangi bir evinizde bulunması kişinin yaşamında o konuyla ilgili sorunlar yaşayacağını anlatır deriz hep... Ama doğum haritalarına baktığınızda bazılarının bu açılardan hiç etkilenmeden geçtiğini görebilirsiniz. Mesela dünyada çok zengin ve başarılı bazı kimselerin doğum haritaları incelendiğinde inanılmaz zorlayıcı açılar olduğu ama tam tersi bu kişilerin bundan hiç etkilenmediği görülür.

Peki, bazılarını etkilerken bazılarına hiç dokunmamasının ne gibi bir özelliği olabilir?

Bunu sağaltmanın en kolay yolu nedir biliyor musunuz? İyilik yapmak… Evet, iyilik yapmak.

Amerika da Milyonerlerin Mesihi olarak adlandırılan bir isim Randy Gage Evrene karşılıksız veremezsiniz diyor ve refahın sırrını şöyle anlatıyor.

“Bu refahın birinci temel sırrıdır ve çoğu insanın gözden kaçırdığı bir sırdır. Onlar refaha bir 'bana ver' durumu olarak yaklaşırlar ve onu çevreleyen gerçek enerjiye hiç uyumlanmazlar. Bu evrendeki her şey, bir değere karşılık bir değer değiş-tokuşu prensibine dayanır.

Verdiğiniz şey size kat be katı olarak geri döner.

Genellikle on katı, bu yüzden iyilik tohumları ektiğinizde çok daha fazla iyilik size geri gelecektir.

Bu bağışladığınız para, verdiğiniz sevgi ve yaptığınız iyilik için geçerlidir. Ne kadar çok denerseniz deneyin evrene tek taraflı bir şey veremezsiniz.

Öyleyse dışarı çıkın ve düzenli olarak bir iyilik yapın, ihtiyacı olan birine bir tohum ekin, sizinle ilgilenen görevliye fazla iyi davranın.

Çok daha fazla refah size doğru geliyor!”

Bu bize ve kültürümüze çok uzak bir olgu değil. Aslında çocukluğumuzdan beri tüm dini öğretilerde duyduğumuz ama göz ardı ettiğimiz bir şey. Sadaka!

Allah'ın rızasını gözeterek (karşıdakinden hiçbir şey beklemeden) yapılan her türlü iyilik sadakadır.

Bu olay Yaratıcının size ikram sıfatını artırır, siz yeryüzündekilere merhamet ederseniz, göktekiler de size yardım edecek, merhamet edecektir. Siz birine yardım ettiğinizde Allah da size yardım edecektir.

İkram sıfatı, tenezzülü cemaldir. Yani Allah'ın kuluna yönelmesidir.

Her negatif ve zorluğu nötralize eder, ömrü bereketlendirir, uzatır.

Ayette şöyle der:

“İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz” (İsra, 7)

Bakara Suresi 245. Ayet de ise;

“Kim Allah'a güzel (ve manevi) bir borç verecek olursa; bu kat kat fazlasıyla kendisine (bir yatırım olarak) geri ödenecektir!”

Bu iyilik insanlar, hayvanlar ya da bitkiler tüm canlılar için geçerlidir.

Örnek: Haritamızda 6. evimiz sağlık ve evcil hayvanlarla ilgilidir. Eğer bu ev kötücül etkiler alıyorsa bir hayvan beslemek (evde veya sokak hayvanları olabilir) bu kötü enerjilerin etkisinden sizi koruyacaktır.

Mesela Astrolojik olarak Satürn günü olan Cumartesi gününde birine iyilik yapmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

İbn Arabi/Allah ve İnsan kitabında şöyle bir bölüm var:

“Veren de O alan da O!

Bir hadiste "Sadaka Rahman'ın eline düşer, Allah sadakaları alır" denilir.

Dilencinin eli Rahman'ın el üzerinde perde olan surettir. Sadaka dilencinin eline düşmezden önce Rahman'ın eline düşer.

Şöyle de diyebilirsin: Dilencinin eli verenin elidir. Hak, nimete karşılık kulu arttırsın diye kuluna teşekkür eder.

Bir Kutsi hadiste şöyle der "Acıktım, beni doyurmadın" Hal bu ifadeyi tefsir etmek istemiş kul şöyle sormuş: "Yarabbi! Âlemlerin Rabbi iken seni nasıl doyururum?

Allah şöyle der: “Falan kulum acıktı, senden yemek istedi ve sen onu doyurmadın. Onu doyurmuş olsaydın onu benim yanımda bulacaktın." Aynı şey hastalık ve susamakla ilgili zikredilmiştir.

Yani onu kabul eden benim diyor, kul değildir!

Bu görüşte Hak kulun üzerinde perde ve suret iken; alırken verirken kul Hakkını üzerinde perde ve surettir. Bunu müşahede ettiğinde; nasıl, kim için, kiminle ve kime karşı müşahede ettiğinde öğrenmelisin.

Müşahedene göre şükret, daha fazlasını kabul et, vecde ve hakikaten bağlı kesin bir müşahede ile daha çoğunu vermelisin!”

Yani meselenin özü aslında biraz da şudur.

Kendini kurtarmak isteyen başka canlılara da mutlaka az çok iyilik yapmalı.

Çünkü verdiğin her şey senindir/yine sana döner... Hem de misliyle.

Bu yüzden bol bol ihtiyacı olanlara sadaka vermekte (yani iyilik yapmakta) acele edin, çünkü sadaka gerçekten belayı önler.

İnsanlara iyilik yaptığınızda bir “Allah razı olsun” demeleri bile sizden bir belayı savar!

Sevgiler tüüm kalbimden:)

Nur Demir

İnstagramda Nur Demir

Facebookta NRL