Fotoğrafınız mı kullanılıyor?

Sosyal medyada paylaştığınız bir fotoğrafınızı başkasının izinsiz bir şekilde kullandığı oldu mu? Benim oldu. Eminim ki aranızda aynı veya benzer dertlerden muzdarip olanlar vardır.

Kural olarak kişinin iznini, rızasını almadan fotoğrafını kullanmak hukuki ve cezai sorumluluğu beraberinde getirebiliyor. Kişinin izni olmadan fotoğraflarının kullanılması halinde, kişi izinsiz kullanım yapanlara maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Kişilik haklarından olan resim hakkı ihlal edilen kişi, Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve devamı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 86. maddesi çerçevesinde hukuki yollarla tazminat talep edebiliyor.

Diğer bir boyut ise (yazımızın konusunu oluşturan) bu kullanımın aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi… “Fotoğraf kullanımı nasıl suç teşkil edebilir ki?” dediğinizi duyar gibiyim.

Öncelikle kişisel veriyi “gerçek kişiye ait her türlü veri” olarak tanımladığımız bir gerçek. Hâl böyleyken fotoğraf da ilgili kişiye ait kişisel veri olarak kabul ediliyor. Kişiler, kamusal ortamda veya kendi özel ortamında (ev, işyeri gibi) çekindiği fotoğrafları sosyal medya uygulamaları üzerinden paylaşabiliyor – ki çoğumuz bu tür paylaşımlar yapıyoruz. Hatta bazılarımızın profili gizli değil; diğer bir deyişle takip listemizde yer almayan kişilerin de görebileceği, kamuya açık paylaşımlarımızın görünür olduğu profillerimiz var.

Peki sosyal medya profillerimizde paylaştığımız fotoğraflarımız kamuya mı mal oluyor? Bu fotoğraflarımızı başkalarının kullanması suç teşkil ediyor mu? Evet, kişinin profili gizli olsun veya olmasın paylaştığı fotoğraflarının kullanılması kişisel veri ihlali teşkil ediyor ve Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesi (kişisel verilerin kaydedilmesi), 136. maddesi (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi) uyarınca sorumluluk söz konusu oluyor.

Geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili bir Yargıtay kararı okudum. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/2960E. 2018/1541K. sayılı kararına değinmek isterim. Bu karara konu olay şu şekilde cereyan etmiş. Sanık, eski sevgilisinin Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafları tartışmaları sonrasında (eski sevgilisinin ismiyle) sahte bir hesap açarak paylaşıyor. Eski sevgilisinin şikâyeti üzerine sanığın yargılandığı davada, sanık ilginç bir savunma yapıyor. Savunmasında kullandığı fotoğrafların gündelik kıyafetlerle kamuya açık alanda çekilmiş olduğunu, eski sevgilisi bu fotoğrafları daha önce kendi profilinde yayınladığından kişisel veri olamayacağını iddia ediyor.

Kişinin fotoğrafı (kendisi daha önce paylaşılsa dahi) kişisel veri olarak kabul edilmektedir ve fotoğrafların muhteviyatı (kişinin üzerindeki kıyafetler, lokasyonun durumu vb.) bu durumu değiştirmemektedir. Bu bağlamda, kişinin fotoğraflarının izin olarak ele geçirilip, sahte profil üzerinden yayınlanması suç teşkil etmektedir. Yargıtay da tam bu gerekçelerle şu şekilde karar tanzim ediyor:

“Katılanın gündelik kıyafetler ile kamuya açık alanda çekilmiş ve kişisel veri niteliğindeki resimlerini daha önce kendi Facebook hesabında yayımlamasının bu resimlerin kişisel

veri olma özelliğini değiştirmeyeceği gibi üçüncü kişilere katılanın rızası dışında yayınlama hakkı da tanımayacağı gözetilmeden sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekir”.

Bu yazımda özellikle bu konuya dikkat çekmek istedim. Fotoğrafı kullanılan kişinin de bu tür haksız uygulamaları alışkanlık edinen kişilerin de kişisel veri güvenliğini ve önemini anlaması gerektiğini düşünüyorum; ve yazılarımda bu konulara sıkça değiniyorum.

Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)