Hayvan Hakları Yasası Teklifi

Hayvan haklarında uzun zamandır yapılan tartışmaların fitili tekrar ateşlendi. Ülkemiz ne yazık ki hayvanseverlik bakımından çok geride bir ülke… Hayvana şiddetin ve cinsel saldırın yoğun yaşandığı ülkemizde Hayvan Hakları Yasası çıkarılması konusunda kamuoyunda büyük bir talep vardı. Talepler doğrultusunda 01.07.2021 tarihinde Hayvan Hakları Yasası Teklifi (Teklif) meclise sunuldu.

Konu tartışmalıyken, Teklif metni içeriği ve bazı madde düzenlemeleri de endişeyle karşılandı. Öyle ki bazı maddelerin kaleme alınış şekli hayvanseverlerin tepkisini çekti. Teklif’i artısıyla eksisiyle değerlendirmenin yerinde olacağını düşünüyorum. Zira, adı üzerinde bu bir teklif ve kamuoyundan gelen seslere göre mecliste şekillenmesi ve kanunlaşması mümkün…

Öncelikle bakımevlerine değinmekte yarar görüyorum. Teklif ile, belediyeler tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin alınmak suretiyle hayvan bakımevleri kurulmasına imkân tanınmak isteniyor. Bu bakımevlerinde rehabilitasyon başta olmak üzere parazitle mücadele, aşılama, kısırlaştırma ve dijital kimliklendirme gibi çeşitli hizmetler sunulması planlanmaktadır.

Ve Teklif ile karşımıza “dijital kimlik” çıkıyor. Teklif kedi ve köpek sahipleri için hayvanlarını dijital kimlik vasıtası ile kayıt altına almaları yükümlülüğü getirmeyi düşünüyor. Bu düzenlemede kedi ve köpek sahiplerinin 31.12.2022 tarihine kadar dijital kimlikleştirme işlemlerini tamamlamaları amaçlanıyor.

Teklif’in 4. maddesi kedi ve köpeklerin ev hayvanı satış yerlerinde bulundurulmasının hayvan sağlığı ve etolojisi bakımından uygun olmaması sebebiyle yasaklıyor. Ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpeklere ilişkin katalog ve benzeri görsel bilgiler bulunabilmekle birlikte; ilgililerin bunlardan seçtikleri kedi ve köpekler Tarım ve Orman Bakanlığı’nca izin verilen üretim yerlerinden teslim alınabilmeleri mümkün kılınıyor.

Teklif’in 5. maddesi ile önemli değişiklikler söz konusu ve bu değişiklikler kamuoyunda tartışılıyor. Hayvanlara işkence yapmak fiili ile acımasız ve zalimce muamelede bulunmak fiilleri özel olarak düzenleniyor. Mevcut hâlde kabahat olarak yaptırıma tabi tutulan bu fiiller ile hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, şiddet, hayvanı terk etmek ve tehlikeli hayvan çiftleştirme gibi fiiller, Teklif ile suç kapsamına alınarak adli yaptırıma tabi tutulmak isteniyor.

Teklif ile hayvanların daha iyi korunmasını temin etmek, hayvanlara karşı yapılan ihlallerle daha etkin mücadele etmek ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla maddede düzenlenen idari para cezaları arttırılıyor. Bununla birlikte, ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpek bulundurmak, hayvanları acı, ızdırap ya da zarar görecek şekilde, film ve benzeri işlerde kullanmak gibi bazı fiiller kabahat olarak düzenlenerek ilk kez idari yaptırıma tabi tutulmakta, ev hayvanını terk etmek, dijital kimliklendirme yükümlülüğüne aykırı davranmak gibi kabahat fiillerinin de kapsamı genişletiliyor.

Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan suç ve cezada kanunilik (belirlilik ve öngörülebilirlik), ölçülülük ve orantılılık ilkeleri ile cezanın caydırıcılığı dikkate alınarak, hayvanlara karşı gerçekleştirilen bazı fiiller “kabahat” kapsamından çıkarılıp “suç” olarak düzenleniyor.

Teklif düzenlemesine göre nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldüren kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, bir hayvan neslini yok eden kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası, Bakanlığın uygun görüşü alınarak il hayvanları koruma kurullarından izin alınmak suretiyle düzenlenen folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler hariç hayvan dövüştüren kişiye 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, kurban kesimi gibi kanunî istisnalar ile tıbbî ve bilimsel gerekçeler, gıda amacı, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişiye 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verilmesi planlanıyor.

Bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden az olmamak üzere adli para cezası verilmesi şeklinde düzenleme karşımıza çıkıyor.

Hayvan hakları savunucu dernekleri başta olmak üzere birçok hayvansever ilgili düzenlemenin bu haliyle oldukça yetersiz olduğunu belirtiyor. Eleştirilerin odak noktası hapis ve para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğu yönünde…

Gerçekten de hapis cezası alt limitleri çok düşük sınırdan başlıyor. Uygulamada verilen cezaların alt sınırdan uygulandığı ve verilen hapis cezalarının çoğu kez para cezasına çevrilebildiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda hayvana işkence ya da cinsel saldırıda bulunanların fiili olarak cezaevinde kalması pek mümkün görünmüyor. İlgili hapis cezaları para cezasına çevrilmesinin mümkün olması ve böylece hedeflenen amaca ulaşılamayacağı ve bu sebeple yaptırımların caydırıcı olmayacağını ortaya koyuyor.

Öte yandan dijital kimlik alınmaması, ev hayvanının terki, bakım yükümlülüğüne uymama, hayvan satış yerlerinde kedi köpek bulundurma gibi yasaklanan fiillerin para cezaları 500 TL ile 2.000 TL arasında değişiyor. Bu rakamların yasaklanan fiilleri engelleme noktasında bir bariyer olmayacağını düşünüyorum.

Buna ek olarak Teklif’e göre hayvanlara eziyet ya da işkence edenleri yargı makamına şikâyet etme yetkisi tarım il/ilçe müdürlüklerine verilmiş görünüyor. Ancak belirli fıkralardaki durumların gerçekleşmesi halinde hayvan sahibinin de şikâyeti üzerine soruşturma yapılabilmesi, genel olarak sadece idari makamın şikayetinin esas alınması hak arama ve şikâyet hakkı özgürlüklerine getirilen bir diğer bir bariyer olarak görüyorum.

Teklif’te evde beslenmesi gereken hayvan sayısı ile ilgili bir düzenleme bulunmuyor. Birçok ülkede hayvanın sosyalleşme hakkı olduğu kabul edilerek tek hayvan sahipliğinin önü kapatıldığı gibi evde bakılacak hayvan sayısını üst sınır bakımından da limitlendiğini görüyoruz. Teklif’te bu konuyla ilgili düzenleme yapılmasını yerinde olacağını düşünüyorum. Zira, bir kişinin layıkıyla, hayvanın sağlık ve barınma şartlarına uygun ve aynı zamanda başka insanları da rahatsız etmeden bakabileceği hayvan sayısının belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Teklif’te yer alan hayvanlarla cinsel ilişki ibaresi etik değerler bakımından tartışma konusudur. Zira cinsel ilişki ifadesi bir rızanın varlığını akla getirmektedir. Hayvana yönelik cinsel teşebbüslerde herhangi bir rızanın olmadığını açıklamak izahtan varestedir. Bir terminoloji sıkıntısı olduğu apaçık ilgili düzenlemenin hayvana tecavüz ya da hayvana cinsel taciz şeklinde değiştirilmesinin gerektiği açıktır.

Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)