Ses kaydı alan kameralar

KVKK kararlarını yakından takip ediyorum. Kişisel Verilerin Korunması Kurumu'nun (Kurum) internet sitesinde de yayımlanan kararlar, Kurum'a yapılan başvuruların Kişisel Verilerin Korunması Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmesiyle oluşuyor ve Kurul ihlal halinde idari para cezalarına da hükmedebiliyor.

Kurul'un geçtiğimiz ay yayımlanan kararlarından biri "ses kaydı alan güvenlik kameralarının" görsel ve işitsel veri depolaması ve bunun kişisel veri ihlali olup olmadığı hakkında idi. 2020/212 numaralı bu kararı yazımda incelemek istiyorum.

Karara konu olan olay bir kamu kurumunda ses kayıt özelliği olan güvenlik kameralarının kullanılması ve bu konuyla ilgili Kurum'a gelen şikayetlerdi. Veri sorumlusu niteliğinde olan bu kamu kurumunun veri ihlali yapıp yapmadığı konusunda Kurul bir takım değerlendirmeler yaparak 12.03.2020 tarihli ilke karara imza attı.

Kurul, sesli kamera kaydının hukuka uygun bir kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilebilmesi için Anayasa’da belirtilen temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında gözetilmesi gereken ilkelere uygun olması gerektiğini belirtti. Bu noktada amaca uygunluk ve ölçülülük ilkesi önemine değinen Kurul, ses kaydı alınmadan sadece görüntü ile elde edilecek bir faydanın (ulaşılacak amacın) söz konusu olması halinde, bu ses kaydının ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edeceğini belirtti.

Ölçülülük ilkesinin üstünde duran Kurul, temel hak ve özgürlükler noktasında serbestinin esas, sınırlandırmanın ise istisna olabileceğini, sınırlandırma halinde bile keyfi bir tutumun sergilenemeyeceğini, meşru bir amacın olması gerektiğinin altını çizdi.

Ses kayıtları alınan kişilerin hissettiği sürekli gözetim altında tutuldukları endişesine de değinen Kurul, Anayasa’nın temel hak ve özgürlükler başlıklı 13. maddesi ile özel hayatın gizliliği başlıklı 20. maddesini konuyla bağdaştıracak şekilde inceledi. Kurul, bireylerin kamusal alanda dahi özel hayat kapsamında giren bir takım diyaloglarının olabileceği ve bu diyalogların kayıt altına alınmasının kişisel verilerin işlenme amacına aykırılık teşkil edeceğini belirtti.

Kurul, bu kararıyla, demokratik bir toplum düzeninde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması noktasında devletin ve herkesin Anayasal güvence altına alınan ilkelerle bağlı olduğuna, ölçülülük ilkesinin önemine değinerek, devletin temel hak ve özgürlükleri koruma noktasındaki yükümlülüklerini ortaya koydu. Kararın bir diğer önemli yanı ise kamu kurumlarının keyfi tutum takınamayacaklarına, şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkeleri uygun hareket etmeleri gerektiğine işaret etti. Bu açıdan Kurul’un ilke kararı temel hak ve özgürlükler bağlamında ayrı bir önem taşıyor.

Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)