Daha genç göz kapakları mümkün mü?

İnsanların diğer insanlar ile iletişim kurma sürecindeki en önemli organların birisi gözlerdir. Yüzümüzün tam merkezinde bulunan gözlerin fonksiyonları kadar estetik görünümleri de önemli bir ayrıntıdır. Göz kapakları gözü çevreden gelebilecek toz ve yabancı cisimlere karşı korur ve gözdeki nemin kornea yüzeyine eşit şekilde dağılmasını sağlayarak gözdeki kuruluğun önüne geçer. Deri ve kaslardan oluşan göz kapakları aynı zamanda göze giren ışık miktarını dengeler

Göz kapaklarının formu bir insanın iyi veya kötü, yaşlı ya da genç görünmesini sağlayabilir. İleri yaş, olumsuz hava koşulları, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktör düşük göz kapağı gibi problemlerin yanında, göz kapağında yaşlanma ve yıpranma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Meydana gelen bu olumsuz değişiklikler kişiyi normalden daha yorgun ve mutsuz gösterebilir. Bu tarz problemlerden rahatsız olan kişiler göz kapağı estetiği yani diğer adıyla blefaroplasti işleminin yardımına başvurabilir.

Fakat her bir hastanın birbirinden farklı ihtiyaçları vardır. Bu nedenle her hastanın ihtiyaçlarının doğru bir şekilde belirlenip en doğru göz kapağı estetiği uygulamasının yapılması çok önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarını gençleştirmeyi düşünenlere yol gösterici olacağına inandığımız bu yazımızda daha genç göz kapaklarına sahip olmak için uygulanan ameliyatı çeşitlerini inceleyeceğeyiz.

Blefaroplasti

Üst göz kapağı estetiği yani blefaroplasti göz kapaklarına yapılan bir operasyon olup Cerrah tarafından göz çevresindeki sarkmış deri ve fazla kas dokusunun çıkarılarak buradaki dokuların gerdirilmesine yönelik uygulamaların tümünü ifade eder. Bazı kişilerin üst göz kapaklarında fazladan boğumlar oluşabilir. Sarkık cilt yapısına sahip olan göz kapakları bazen görme bozukluğuna bile neden olabilir. Bu tip göz kapakları için göz kapağı kaldırma ameliyatı tercih edilmektedir. Üst göz kapaklarındaki fazla deriyi alarak buradaki sarkmayı azaltan göz kapağı estetiği ile kişi daha genç ve dinlenmiş bakışlara sahip olur.

Göz kapağı estetiği alt ve üst göz kapaklarına ayrı ayrı uygulanabileceği gibi aynı anda ikisine birden de uygulanabilir. Alt göz kapağı uygulamaları yanak pozisyonu dikkate alınarak gerçekleştirilir. Göz altı torbası mevcut ise yine bu görünüm düzeltilir.

Pitozis Ameliyatı

Pitozis, göz kapaklarındaki kasların deformasyonu sonucunda görülen göz kapağı düşüklüğü problemidir. Göz kapağı hastalıkları arasındaki en yaygın problemlerden biridir. Göz kapağı düşüklüğü bir veya her iki göz kapağında birden görülebilir. Bazı hastalarda kalıtımsal olarak sonradan ortaya çıkabildiği gibi doğuştan da görülebilir. Kişilerde yaşlanma, travma veya sinir felci gibi sebeplere bağlı olarak kendini gösterebilir. Pitozis ameliyatı, blefaroplasti uygulamasından farklı olarak incelenmelidir. Çünkü pitozis ve blefaroplasti arasındaki temel fark; pitozis bir hastalık semptomu iken blefaroplasti ise göz kapaklarının estetik kaygılarla yeniden şekillendirilmesine yönelik bir uygulamadır. Pitozis fark edilmez ve blefaroplasti tedavisi uygulanırsa hasta pek çok risk ile karşı karşıya kalabilir.

Kaş Estetiği

Bazı hastalarda göz kapağına müdahale etmeden kaş kaldırma estetiği ile daha genç bakışlar yakalamak mümkündür. Kaş estetiği uygulamalarında botoks ve askı tekniği ile kaş kaldırma işlemleri uygulanabilirken, uygun görülmesi halinde ameliyatla kaş kaldırma operasyonları da gerçekleştirebilir. Yaşlanma nedeniyle göz çevresinde sarkma belirtisi yaşamayan hastalarda bu yöntem tek başına uygulanarak daha kalkık kaşlar elde edilebilir. Kaş estetiği ile göz ucu da kaşla birlikte yukarı çekilir. Eğer hastanın yaşı ilerlemiş ve bu durum göz çevresinde kendisini gösteriyorsa kaş estetiği, yüz germe ameliyatları ve göz kapağı estetiği ile kombine şekilde uygulanabilmektedir. Bu nedenle bu operasyonları yaptırmayı düşünen herkesin merak ettiği göz kapağı estetiği fiyatları kişinin ihtiyaçları, yaşı ve göz çevresinin kondisyonuna göre değişkenlik gösterecektir.

Hastalar göz kapağı estetiği ameliyatından sonra iyileşme sürecine girdiklerinde ilk 3-4 gün boyunca genellikle şişlik, kızarıklık ve morluklar gibi durumlarla karşılaşabilirler. Hastanın yüzündeki ödem genellikle üçüncü gün maksimum düzeye ulaşır, sonrasında ise bu şişlikler ve morluklar hızla kaybolur. Yaklaşık 6 hafta sonra hasta nihai sonuca ulaşır ve günlük aktivitelerinin tamamını gerçekleştirebilecek duruma gelir.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Site : http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook : https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/