İnançlarımız ve umutlarımız

Toplumdaki yerimiz, inançlarımızla, ümitlerimizin bir bileşkesidir

İnançlarımız ve umutlarımız, her ikisi de bu hayatta ne yaptığımız şeylerle yakından ilişkilidir. Hatta toplumdaki yerimizin, kendimize görev addetiğimiz şeylerin hayata bakış açımız ve beklentilerimizin bir orta noktası olduğunu söyleyebiliriz. İnançlarımız dünya görüşümüzdür. Çoğu zaman bu nasıl bir tanrı imgelediğimizi, hayata hangi ahlaki, felsefi açılardan baktığımızı anlatır. Dünya görüşümüz kişiliğimizin de doğal bir uzantısıdır, her insan öyle ya da böyle hayatı kendine göre formüle eder ve düzene sokar, kuşkusuz bu düzensiz bir düzen bile olabilir. İnanç soyut bir kavram gibi gözükse de benliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır ve bize hayatta anlam arama ve bulma imkanı sağlar. Astroloji’de inançlar, felsefeler ve dünya görüşü 9. evin konusudur. Bu ev tanrının evi olarak da adlandırılır.

Diğer yandan umutlarımız bizi ayakta tutan beklentilerimiz ve ümitlerimizdir. Ümit olmadan yaşanmaz ve mutluluğun en gizli anahtarı ümitlerimizde saklıdır. Eğer bir ümidimiz, gelecek yönünde bir hayalimiz yoksa hayat anlamsızlaşır ve kendimizi yönsüz, saçma ve varoluş açısından anlamsız  bulmaya başlarız ki bu durum önemli bir depresyon kaynağıdır. Kimileri konforlu, zengin, maddi açıdan tatminkar bir gelecek ümit ederken, kimileri zihinsel açıdan daha doyurucu, yaratıcı ya da belki de içinde mücadelenin ve başarılı olmanın, kendi kimliğini göstermenin önemli olduğu bir hayal içindedir. Her durumda ümitlerimizle yaşamak durumundayızdır. Astroloji’de ümitler ve gelecek beklentilerimiz 11. evin alanıdır. Bu ev helenistik astrolojide “iyi ruh evi” olarak da adlandırılır ve bir bakıma bize içimizden fısıldayan bir ses gibidir. Bu ses eskileri göre bize rehberlik eden bir ruh şeklinde görülmüştür.

Şimdi yeniden en başa dönersek, inançlarımız ve ümitlerimizin bu hayatta ne yapmak istediğimizle, hatta yaptığımız işle bile yakından ilişkili olduğunu görebiliriz. Zira 9. ve 11. evin ortasında 10. Evimiz yer alır. Bu ev hayattaki konumumuzu, ne yaptığımızı, toplum önünde nasıl bir karakter ortaya koyduğumuzu açıklar. Kuşkusuz tanınma ve statü gibi konular ne yaptığımızla (praksis) en yakından ilişkilidir. Astroloji’de 10. Ev köşe bir evdir ve en dikkat çekici alanlardan birisidir. 10. Ev toplumun bizi nereye, hayat matrisinin hangi alanına koyduğunu da gösterir.

Bu açıdan baktığımızda toplumdaki yerimiz, inançlarımızla, ümitlerimizin bir bileşkesi ve orta noktasıdır. Eğer belirli bir bakış açımız, inancımız ya da görüşümüz yoksa hayatta ne yapabileceğimizi göremeyiz. Hayat görüşümüz yaptığımız işlerin temelini oluşturur. Bu bakımdan 9. evin konuları, 10. evden önce gelir. Bunu takiben, beklentilere ve bizi öteye götürebilecek bir hayal gücüne, belirli bir desteğe ya da içsel sese sahip olmamız gerekir ki bu da 11. evde saklıdır.

Astrolojik haritamızda 10. evi yorumlarken, başka bir deyişle, toplum önündeki yerimizi anlamaya çalışırken, 9. Ve 11. evlerin anlamlarını da es geçmemeli ve özellikle de bu ikisini bir araya getirerek, bir orta anlam yaratarak düşünmeliyiz. Kısa bir örnek verecek olursak, Vincent van Gogh’un haritasında 9. evde Balık, 11. evde Boğa ve 10. evde ise Koç burcu yer aldığını görürüz. Haritada bu evler oldukça kalabalıktır. 9. evdeki Balık van Gogh’un hayata bakışında ve inançlarında aşkın, evrensel ve hayal gücü ve sanat ile zengin ama aynı zamanda inişli, çıkışlı kimi zaman irrasyonel itilimlerin olduğunu göstermekte. Bu alanda Venüs, Mars ve Neptün onu özellikle çok yaratıcı ve ruhsal düzeyde tutkulu bir kişi kılıyor. 11. evde ise Boğa burcunda, Satürn, Uranüs ve Pluton gibi sert gezegenlerin olduğunu görmekteyiz. Boğa, van Gogh’un gelecek beklentilerinde daha somut, tatmin edici ve maddi açıdan güven verecek bir ümidin yer aldığını göstermekte. Nitekim bu yükselen Yengeç’in gelecek beklenti kalıbıdır. Venüs yönetimindeki Boğa, Venüs 9. evde olduğu için, hayat görüşü ile de doğrudan bir bağlantı içinde ve bunu sanatı aracılığı ile yapabildiğini anlatıyor. Ancak bu evdeki Satürn işleri bir ölçüde yokuşa da sürmekte. Tüm bunların orta noktasına baktığımızda 10. evde Koç burcunun ve içinde de Güneş ve Merkür’ün olduğunu görüyoruz. Tutkulu ve mistik bir hayat görüşü, gelecek yönünde güven ve tatmin isteği, onu toplum önünde bir lider, sanat tarihinde çok önemli bir şahsiyet (Güneş) ve öncü (Koç) haline getirmiştir. Sizler de 9. ve 11. evlerdeki konumları bir araya getirerek, bir başka deyişle, hayat görüşünüz ve ümitlerinizi yan yana getirerek, sentezleyerek, toplum önündeki yeriniz ve yaptıklarınız yönünde daha kapsamlı bir değerlendirme yapabilirsiniz.