Havalar soğuk ama yaz kapıda! Diyet sürecinde motivasyonumuzu nasıl sağlarız?

Pandemiydi, karantinaydı, kıştı derken kilo artışı da bir hayli oldu. Yaz aylarının yaklaşması, kıyafetlerin de incelmesi ile aslında herkesin daha formda ve hafif olma isteme telaşını anlıyorum ancak bu sene bize çok daha ciddi şeyler öğretti. Sağlıklı bir vücut, ideal kilo = güçlü bağışıklık her şeyden önemliymiş! Ama Esra Hocam hava karanlık, evlerden çıkamıyoruz ne motivasyon kaldı ne diyet diyorsanız işte tam da bu yüzden yazdım bu yazıyı!

Diyet sürecinde motivasyonumuzu nasıl sağlarız, nasıl koruruz gelin her beraber inceleyelim.

Karar verin ve ertelemeyin.

Kilo vermek istediğinizi fark eder etmez harekete geçin, ‘yarın başlarım’ ‘yaza çok var’, ‘bu akşamda yiyeyim, bu son’ gibi cümlelere yenilmeyin. Ertelediğiniz her an hedefi sizden uzaklaştıracaktır.

Gerçekçi hedefler belirleyin.

Başarının kriteri hedefe ulaşmaktır. Bu nedenle belirleyeceğiniz hedeflerde gerçekçi olmanız hayal kırıklığı yaşamanızı engeller. 1 ayda 20 kg vereceğim, 15 günde 4 beden inceleyeceğim gibi yanıltıcı hayaller kurmayın. Bu kişiden kişiye değişse de haftalık 0,5 kg ile 2 kg arasındaki kayıplar, özellikle 1 kg kayıplar daha gerçekçi ve ulaşılabilirdir.

Vücudunuzu tanıyın ve pes etmeyin.

Diyette motivasyonu düşüren en büyük yanılgı kendi vücudunuzu ve belirli sürede aldığınız sonucu bir başkasının vücudu ile kıyaslamaktır. Bir başkanının 10 günde aldığı sonucu siz daha uzun sürede alıyor olabilirsiniz. Kilo verme hızınızı cinsiyetiniz, yaşınız, boyunuz, olduğunuz kilo ve ideal kiloya uzaklığınız, genetik yapınız, kan bulgularınız, metabolik rahatsızlıklarınız veya kullandığınız ilaçlar, daha önce kaç kez kilo vermeyi denediğiniz bile etkilemektedir.

Çevreden gelen seslere kulağınızı tıkayın!

Evet bu süreçte özellikle diyet partnerleri bence motivasyon açısından kişiyi güçlendiriyor. Ancak bir de sürekli olumsuzu söyleyenler var! ‘Çok kilo verdin, yüzün çöktü’, ‘boğazını tut bitti gitti işte çok kolay’, ‘bu kadar dikkat ediyorsun sadece 1 kilo mu verdin’… Maalesef o kadar çok örnek var ki. Siz biriciksiniz vücudunuz da öyle, diyetisyeniniz hariç kimseyi dinlemeyin, yola devam edin!

Her gün tartılmayın.

İşte en sık yapılan hata! Bir gün önce az su içtiğiniz için vücut ödem tutmuş olabilir, birkaç gündür sindirim problemi yaşıyorsunuzdur ve kabızlık probleminiz olabilir ya da sayabileceğim pek çok sebepten dolayı tartıyı anlık olarak daha yüksek görebilirsiniz ve bu da vücudunuzda stres hormonu salgısını arttıracak ve gerçekten kilo vermenize engel olacaktır. En ideal tartılma sıklığı hafta da bir gündür ve aynı tartı ve zeminde, kıyafetsiz ve tuvalet sonrası tartılmak gerekmektedir.

Katı diyetlerden uzak durun, mucizelere inanmayın, sürdürebileceğiniz bir programı takip edin.

Sizi zorlayacak diyet programlarının ömrü maalesef çok uzun değildir. En fazla birkaç hafta içinde bıraktığınızı, hatta verilenden daha fazlasının artık sizinle olduğunu fark edersiniz. Hızı düşmüş bir metabolizma, hayal kırıklığı ile çökmüş ruh haliniz ve hatta sağlığınızı bile etkileyecek sonuçlar doğurabilir. Hayat tarzınıza uygun, aç kalmadığınız hatta sevdiğiniz gıdaların olduğu diyet programlarının süresi daha uzun olacaktır. Önemli olan hayat tarzı değişikliği unutmayın.

Beslenme günlüğü tutun ve porsiyon kontrolünüze dikkat edin.

Evde küçük tabak veya kâse kullanın. Dışarıda yemek yediğinizde küçük porsiyonları tercih edin. Yediklerinizi not etmeniz de hem sizi daha çok kontrolde tutacak hem de genel tabloya bakarak çeşitliği arttırmanızda yardımcı olacaktır. Hangi saatler de nasıl hissettiğiniz öncesinde ya da sonrasında neler yediğinizi, ne kadar yediğinizi görmeniz, tüm bu tükettiklerinize vücudunuzun nasıl tepkiler verdiğini bilmenizi ve vücudunuzu daha iyi tanımanızı sağlayacaktır.

Yemeklerinizin keyfini çıkarın, diyetinizi çeşitlendirin.

Öğün saatinizde aile veya arkadaşlarınızla birlikte olmanın ve lezzetli yemekler yemenin keyfini çıkarın. Çok hızlı yemek, televizyon, bilgisayar karşısında atıştırmak veya duygusal durumunuzun inişli-çıkışlı zamanlarında yeme ihtiyacı hissetmek çok fazla kalori almanıza neden olabilir. Yemek sırasında ya da yemek sonrasındaki açlık-tokluk durumunuzu kontrol edin. Midenizi çok fazla besinle doldurmayın. Her gün aynı besinleri tüketmek bir yerden sonra sizi sıkacak ve diyeti bırakmanıza neden olacaktır. Farklı fit tarifler deneyebilirsiniz.

Su içmeyi ihmal etmeyin.

Sağlıklı olmanın, sağlıklı beslenmenin ya da sağlıklı zayıflamanın ilk kuralı yeterli miktarda su içmektir. Beyinde açlık ve susuzluk merkezi yan yanadır ve bazen bu sinyaller karışabiliyor. Açlık hissedip yemeğe yönelebilirsiniz oysa sadece susamışsınızdır. Günlük 2.5 lt su tüketimini tamamlamayı asla ihmal etmeyin.

Ara öğünlerinizde yeşil çaya yer verin, hareketinizi arttırın.

Günde 2 fincan yeşil çay içmek pek çok çalışmada zayıflamaya yardımcı olarak gösteriliyor. Ben tarçınlı veya limonlu öneriyorum. Daha çok hareket ise hem harcadığınız kaloriyi arttıracaktır.

 

Uzman Diyetisyen Esra Işıkdemir

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet