Ayrılırken nasıl yaklaşılır? Neler yapılmalı, neler yapılmamalı?

İlişkiler başlıyor, güzel anlar yaşanıyor, her zaman işler yolunda gitmeyebiliyor, bazen sorunlar çıkıyor, gitmesi, bitmesi ve bitmesine izin vermek gerekebiliyor. Nasıl ki ilişkiye başlarken insanların birbirinden beklentileri varsa ayrılırken de beklentileri var. Ayrılık anında da son dakikaya kadar bu beklenti sürüyor. Sağlıklı ayrılığı başarabilmekte olgun insanlardan beklenilenlerden...

Genellikle erkeklerin ilişkileri bitirirken yüzleşmekten kaçtığı ve sessizce uzaklaştığı, telefonlara çıkmadığı şeklinde bir algı olsa da bunu cinsiyete yüklemek yerine insanların düşünce tarzlarına ve kişiliklerine atfetmek daha doğrudur. Bazı insanlar düşüncelerini açıkça söylemek istemezler, duygularını itiraf etmekten kaçarlar ve hatta yüzleşmekten problemleri etkili bir şekilde çözmekten, konuşmaktan kaçarlar. Bu davranış tarzı kendi yapıları sebebiyle de olabilir, karşı tarafı kırmamak için yapılmış bir davranış tarzı da olabilir. İlişkiyi sonlandırmak için karşı tarafı üzmemek için nasıl ayrılırım diye düşünürken aslında karşı tarafa daha çok zarar verildiği bu noktada gözden kaçar ve görülmez. Kırmamak için karşı tarafta kafa karışıklığı yaratabilir ve umutlandırıcı yaklaşabilirler. İlişkilerin bitişinin veda ile olmasının her iki tarafın ruhsallığı için iyi olacağını öneririm.

Sağlıklı ayrılık, iki tarafın ilişkilerinin sürmeyeceği konusunda hem fikir olduğunda, sorunları oturup konuşabildiklerinde olur. Karşı tarafın kendini ifade ediş biçimine izin vermek, içinden gelenleri söylemesine izin vermek, onun duygularını anlamak ve empati yapmak gerekir. "Güzel günler yaşandı bitti, duygular da bitti, şimdi karşımdaki kişinin duygusu ile ilgilenmiyorum” diyebilmek gerçekten çok bencilce hissettirecektir. Bu sebeple veda şeklinde bir ayrılık, ilişkinin yasını kolayca atlatmanıza yardımcı olacaktır. Bunun için ayrılığın aşamalarından bahsetmem daha açıklayıcı olacaktır.

Ayrılığın bazı aşamaları vardır ve insanlar ayrılık sonrasında sanki birisini kaybetmiş gibi hissederler. Hatta bazı kişiler bu yas duygusunu ölümle bir tutar. İlişkinin yasını tutmak ve toparlanmak ayrılma şekline göre değişir. Normal biten ilişkilerde önce kabullenmemek, inkar etmek görülür. Zaten sevdiğinden ayrılmadığını, ayrılmayacağını ve ilişkinin bitmediğini düşünürler. Bir türlü kabullenmek istemezler. Sonra yoğun bir öfke çıkar. Hatta bu öfke aşamasında çok kırıcı olabilirler. Ortaya çıkan bu öfke hayal kırıklığının büyüklüğünü, duygusal yoğunluğu da gösterir bir şekliyle. Daha sonra pazarlık dediğimiz, hala değiştirebilme fırsatı, imkanı olduğunu düşündüğü şeyleri değiştirmeye çalışırlar. Ortak nokta bulabilmeye, bir daha onu kırmayacağına dair inançla buna benzer düşünceler geçer zihinden. Bazı insanlar bunları ayrılmak üzere olduğu partnerine de söyleyebilir. Sonra üzülme süreci başlar. Bu üzüntü bazı insanlarda uzun sürer bazı insanlar ise bu saydığım aşamaları bir gün gibi çok kısa bir sürede yaşar. Bu geçmişte neler yaşadığına ve üzüntüye toleransına göre değişir. Üzülme sonrası da kabul gelir. Bu aşamada ayrılığın gerçekleştiği kabul edilmiştir. Kabul sonrasında artık insanlar günlük yaşantılarına dönmeye başlarlar. Hatta başka birinin kendisini mutlu edebileceğini düşünmeye başlarlar. İşte her şeyin yolunda gittiği başarılı bir ayrılıkta bu evreler daha sağlıklı atlatılır. Kişiler her şeyin daha iyiye gideceğini hissederler. Veda süreci de yeni duygusallıklar için hazırlık yapabilmeye, çevredeki fırsatları görebilmeye yardımcı olur. Kişiler yarım kalmış hissetmezler. En azından saygılı bir ayrılık bu süreçlerin kolay geçmesi açısından fayda sağlar. Bu yüzden ayrılan kişinin karşısındaki üzmemek gibi bir niyeti varsa buna uygun davranması daha empatik bir ayrılık ortamı oluşturacaktır. Bütün ilişkiler saygı adına bunu hak eder.

Bazen bu saydığım aşamalarda takılmış insanlar görürsünüz. Sevdiğini unutamadığını söyler, kabullenme daha geç gelebilir. İşte böyle zamanlarda kişilerin nasıl ayrıldıkları da değerlendirilmelidir. Kişi içinden gelenleri karşı tarafa net bir şekilde anlatmalı ve kendisini anlatabilme ihtiyacını karşılamalıdır. Daha sonra uzlaşıp bitirme kararı almalıdır.

Ayrılık çeşitli şekillerde görülebilir. Mesela öfke ile iki tarafında birbirini kırdığı bir bitim olabilir, bir tarafın sevdiği diğer tarafın gitmek istediği şeklinde olabilir, iki tarafın anlaşarak bitirdiği durumlar olabilir. Anlaşarak ve vedalaşarak ayrılma gerçekten önemlidir. Bir ilişkinin bitiminde veda varsa kabullenme aşamasına kişi daha hızlı geçer. Çünkü bitiş sonrası yaşananlar için bu durumlar duygusal olarak kişiyi hazırlar. Bir tarafın duygusunun bittiği durumlarda ise duygusu biten kişi ben artık herhangi bir şey hissetmiyorum nasılsa diyerek karşı tarafa acımasızca davranmamalı, ona empati yapmalı ancak bitirmek istediği konusunda da net olmalıdır. Umut verici bazı yaklaşımlar, gelgitler ilişkilerin bitişi için kafa karışıklığı oluşturur. Bu durumlarda net olmak gerekir. Ancak karşı tarafında kendisini ifade edebilmesine izin vermek, onu anlamak ama yavaşça sınır koyarak bitirmek gerekir.

Ayrılık mesajınıza yada aramanıza cevap verilmemesi her şeyden önce size karşı yapılmış bir saygısızlık olacaktır. Unutmayın, bir ilişki çift olduğunuzda tek olduğunuzdan daha mutlu olmanız demektir. Eğer yalnız başınıza çift olduğunuzdan daha mutluysanız, ilişkinizde sorumluluk yoksa, beklentiler karşılanmıyorsa, ihtiyaçlar anlaşılmıyorsa, sözler tutulmuyorsa, tartışmalar yıpratıyorsa, karşınızdaki size bencilce, acımasızca, merhametsizce davranıyorsa, bunu fark edin. Bitmiş bir ilişkiye daha fazla duygusal yatırım yapmayın. Bitirin. Karşınızdaki size ayrılma adabıyla yaklaşmadıysa, bitirirken vedalaşma imkanı sağlamadıysa siz içinizden sessizce vedalaşıp, kabullenme aşamasına daha hızlıca geçin. En önemlisi de çevrenizdeki güzellikleri görmeye devam edin.