İlişkilerde kaybetme korkusu

Kaybetme korkusu da diğer bütün duygularımız gibi hissedilmesi normal bir duygudur. Kontrolü sağlanan kaybetme korkusu ilişkiler için sağlıklı olabilirken, kontrolsüz hissedilen bu duygu ilişkilerin bitişi için zemin de hazırlayabilir. Eğer ilişkinizde kaybetme korkusunu çok sık yaşıyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı hususlar olabilir. Aksi takdir de ilişkiniz tehlikeye girebilir.

“Neden sık sık kaybetme korkusu yaşıyorum” ilk olarak kendinize sormanız gereken sorulardan biridir. Bunun pek çok sebebi olabilir. Bazen ortada hiçbir sebep yokken kişiler böyle hissedebilir bazen de geçmişte yaşadığınız olumsuz olaylar buna tesir edebilir. Geçmiş olumsuz ilişki deneyimleri şimdiki mevcut ilişkiye bakış açısını etkileyebilir. Özellikle daha önceki ilişkileriniz yolunda giderken birden bozulduysa yine yolunda giden bir ilişki içerisinde de bozulabileceği ile ilgili endişe yaşamaya başlarsınız “ya geçmişteki gibi olursa, ya yine bozulursa” diye sorgularsınız ya da “ben biliyorum zaten bu ilişkimde de aynı olumsuzlukları yaşayacağım” diye peşin hükümlü davranırsınız.

Bazen de ortada herhangi bir tehlike sinyali yokken ilişkinizde bu korkuyu yaşayabilirsiniz. Aslında bu sizin kontrolcü yapınızla da ilgili olabilmektedir. Böyle bir durumunuz varsa partnerinizi hep yakın bir mesafede tutmaya çalışırsınız. Onun davranışlarını, hareketlerini hatta özgürlük alanını kısıtlamaya çalışabilirsiniz. Bu da onun ilişki içerisinde bir zaman sonra bunalmasına neden olur. Karşınızdaki kişinin bütün davranışları kaybetmeye dair birer tehlike sinyaline dönüşebilir. Örneğin sevgiliniz spora gideceğini söyler, arkadaşları ile buluşacağını söyler, işte terfi alacağını söyler, akşam eve geç geleceğini söyler ve siz olaylardan ziyade onunla olan ilişkinizi koruyup koruyamayacağınızı düşünürsünüz. Olayların altındaki tehlikeleri görmeye çalışırsınız. Aslında olan sadece geç geleceğini söylemesidir, siz kafanızda bu durumdan değişik anlamlar çıkarabilirsiniz. Bu sadece ufak bir örnektir, bunun gibi ilişki içerisinde sürekli her olayda tetikte ve gergin hissedersiniz. Rahat ve güvende hissetmezsiniz. Her değişik ortam, rutin dışında gelişen olaylar sizin için korkulacak sebeptir.

Kaybetme korkusunu fazla yaşadığınızda karşı tarafı kısıtlamaya, hareketlerine karışmaya başlarsınız. Bir zaman sonra karşınızdaki bunalarak kendine ait alan ister. Bu alan isteği ile kendini geri çeker. Siz de bundan da endişeye kapılırsınız. Endişeye kapıldıkça ona yakın olma isteğiniz artar. Bu davranışlarla daha çok arar sorar ilgilenirsiniz. Kendisine karışılan partner ise zaten ilginizden sıkılmıştır. Uzakta kalmak istedikçe siz tehlike algılayıp yakınlığı arttırırsınız ve karşınızdaki kişiyi iyice bunaltırsınız. Sanki hiç alanı yokmuş gibi hisseden sevgili bir zaman sonra bu duruma dayanamamaya başlar ve ayrılmak ister. Ayrılık yaşadığınızda da “aslında düşündüğüm şeyi doğruladı, bak boşuna tehlike hissetmemişim demek ki gidecekmiş” diyerek korkunuzu haklı çıkarmaya çalışırsınız. Aslında göremediğiniz ve gözden kaçırdığınız nokta şudur ki akışına bıraktığınızda düzgünce ilerleyecekken, akışa korkuyla bu kadar müdahale ettiğiniz için ilişki bitmiştir.

Karşınızdaki kişinin sizden uzaklaştığını hissettiğinizde daha çok uzaklaştıracak davranışlardan biri aslında yapışma eğilimi göstermektir. İlişkinin kendi ritmi vardır. Her zaman ilk günler kadar yakın, her zaman da monoton olamaz. Bazen inişler çıkışlar olabilir. Karşınızdaki insan da her zaman olaylara benzer duygu durumlar ile karşılık vermeyebilir. Bu gibi faktörleri anlamalı hemen bütün ihtimalleri kaybetmeye yormamalısınız.

Fazlaca kaybetme korkusu yaşayan insanların özelliklerinden biri de garanticiliktir. Karşılarındaki kişiden ilişkide daha fazla garanti isterler. Ayrılmayacaklarına, aldatılmayacaklarına güvence ararlar. Karşıdaki kişinin ona sözel olarak bunları söylemesini isterler. Aslında ilişkiyi bir türlü garantide görmediklerinde huzursuz hissederler. Garantide gördüklerinde de kaybetmemek için çabalarlar. Akışa müdahale ederler. Aslında burada sorulması gereken bir diğer soru da “neyi tam olarak kazandım ki kaybedeceğim” sorusudur.

Bilinmesi gereken en iyi şey, bütün olaylarda belirli bir noktaya kadar kontrol sahibi olmanızdır. İlişkide olduğunuz kişiyle ilişkinizin sürmesi ya da bitmesi bazı zamanlar kontrolünüz dışındadır. O yüzden ilişki içerisinde maksimum huzuru sağlayarak, güzelliklere odaklanmalı, gidecek bitecek gibi endişelerle güzel giden ilişkileri de yıpratmamalısınız. Tüm farkındalıklarınıza rağmen hala bu korkuyu taşıyorsanız, bir türlü bu korkudan uzaklaşamıyor ve partnerinizi fazlaca kısıtlıyorsanız bir uzman desteği almanız sorununuz için çözüm odaklı olacaktır.