Covid-19 turizm sektörünü nasıl etkiledi?

Kurban Bayramı'nı geride bıraktık. Ne üzücüdür ki bayram boyunca maskesiz, sosyal mesafenin hiçe sayıldığı kalabalık görüntüler ekranlarımızı süsledi. Aylarca evde kalarak hali hazırda da kalmaya devam eden benim gibi insanları bu durum endişelendiriyor. Vakalarda ciddi artış olacağı bilim kurulu üyeleri tarafından öngörülüyor. İpin ucu bu kadar kaçmışken kime ne desek boş.

Pandemiyle birlikte evde kaldığımız günlerde Instagram mart-temmuz ayları arasında canlı yayın yapmış ve merak edilen konularla ilgili alanının önde gelen isimleri ve yakın dostlarımı ağırlamıştım. Eylül ayıyla birlikte bu yayınlara yeniden döneceğim.

Mayıs ayında "Korona Sonrasında Turizm Hizmetleri" konu bağlığıyla; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi, Turizm İşletmeciliği Bölümü, Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi Dr.Ebru Özlem Güven ile canlı yayında buluşmuştuk. Ebru, eski iş arkadaşım olduğu gibi hayatımda özel yere sahiptir. En özel anlarımızda hep beraber olduk. Her zaman çok değerlidir. Ömür boyu dostluğumuz baki :)

Ebru ile sohbetimizi soru cevap şeklinde gerçekleştirmemiş olsak da; bu güzel anı yazıya da dökelim istedik. Aradan uzun zaman geçmiş olsa da Covid-19 sonrası turizm ve yeni dünya düzeni hakkında Ebru'nun görüşlerini paylaşmak isterim. Bir kişiye bile fayda ve farkındalık sağlayabilirsek ne mutlu bize :)

Değerli dostum Ebru'ya bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağlıkla, sevgiyle kalın.

Covid-19 Sonrası Dünya'da ve Türkiye'de turizm nasıl olacak?

Turizm sektörü Covid-19 sonrasında, en çok zarara uğrayan sektörlerin en başında gelmektedir. Avrupa'yı içerisine alan ve Türkiye'nin içerisinde olduğu Turizm sektöründe %40 gerilemenin 2020 sonuna kadar sürmesi söz konusudur.

Dünyadaki örneklerde olduğu gibi ülkemizde de Kültür ve Turizm Bakanlığının önlem bakımından işletme kapasitelerini yarı yarıya indirme kararı da, bunun böyle süreceğini göstermektedir. Toparlanma yılı en erken 2021 olarak ön görülmekle beraber turizmde büyümenin %3 gerileyeceği IMF tarafından ön görülmektedir.

Pandemi turizm sektörünü nasıl etkiliyor?

Turizm neden bu denli etkilenmiştir, çünkü turizm sektörü çok fazla işletme türünü içerisinde barındırmaktadır. Yiyecek içecek işletmeleri, konaklama işletmeleri, seyahat acenteleri ve tur operatörleri, eğlence dinlence hizmetleri veren rekreasyon işletmeleri, kongre fuar organizasyonu yapan işletmeler, ulaştırma işletmeleri, sağlık turizmi nedeniyle turizm işi yapan sağlık işletmeleri ve bu işletmelere tedarikte bulunan turizmde dolaylı faaliyet gösteren diğer işletmeler gibi pek çok işletmeyi içerisinde sayabiliriz.

Korona sonrasında tüm faaliyet alanlarının durması, özellikle zorunlu olmayan, lüks tüketim olarak da ifade edilen ve olmaması hayati bir risk taşımayan turizm hizmetlerini daha da erteledi. Ancak bu alandaki profesyonellerin ve referans kuruluşların ön görüleri 2020 yılını turizm sektörü için kesinlikle bir kayıp olarak görürken, pek çok açıdan da turizmin hizmet sunumunda ciddi farklılıklara hazırlıklı olmasını gerektiğini de ifade ediyorlar. Hijyen ve sağlık temelli hizmet anlayışı ve hızla dijital dönüşüme ayak uydurma becerisi, işletmelerin 2021 yılı itibarıyla ayakta kalabilmelerinin temel şartı olarak görülüyor.

Peki, salgın sonrasındaki döneme odaklandığımızda turizmde ne gibi değişiklikler göreceğiz?

Bu bağlamda müşteri beklentilerinde değişiklikler ön görülüyor. Özellikle hazza, eğlenmeye, dinlenmeye, keyif almaya yönelik verilen turizm hizmetlerinde güven, sağlık ve hijyen temalarına odaklı bir talep oluşacağı kesin.

Bu durumda işletmelerinde bu güveni sağlayacak sertifikasyonlar aması ve buna yönelik kalite standartlarına sahip olması önem taşıyacak diyebiliriz. Keza Kültür ve Turizm Bakanlığı SPA Wellness alanları için sağlık turizmi sertifikasyonunu zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor. Ayrıca turizm işletmelerinde zorunlu hijyen eğitimlerini şart koşuyor. Bu durumda MEB onaylı eğitim sertifikası veren işletmelerin sayıca artacağını ve iş fırsatı oluşacağını söylemek mümkün.

Bunun dışında kitlesel turizmin zayıflayacağını söylemek mümkün. Yani kalabalıklara hitap eden oteller, animasyon ve yeme içme büfeleri müşteriler için cazibesini yitirecek. Ayrıca turizm işletmelerinin iç tasarımlarını güvenlik temelli yeniden revize etmesi (havalandırma, bankolar vb) ekstra yatırım maliyeti getirecek. Servis yöntemleri, menü kartlarının ortadan kaldırılması, kullan at ürünler, otel odalarındaki malzemelerin yalınlaştırılması gibi pek çok örnek karşımıza çıkacak.

MASKELİ BEŞLER DÜNYASINA HOŞ GELDİK

Maske, mesafe, hijyen derken müşteri deneyimini nasıl yaşayacağız? Turizmde müşteri beklentileri hangi yönde değişecek?

Elbette maskeli beşler dünyasına hoş geldik, çalışanların gülen yüzünü göremeyeceğimiz ama gözlerin konuştuğu bir alışveriş pazarı olacak. Bu durumda beden dili açısından iletişim yöntemlerinin dahi değişeceğini söylemek mümkün. Kişiselleştirilmiş, küçültülmüş ve daha küçük gruplara hitap eden hizmetlerin, butik otellerin ve işletmelerin cazip hale geleceğini söylemek mümkün.

Doğal ortamlar cazip olacak. Hatta ev kiralamanın -özellikle doğal ortamlarda konumlanmış olan evlerde- tercih edileceğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte karavan tatili gelişebilir. Özellikle kendi güvenliğinden sorumlu olma avantajını sağlaması nedeniyle karavancılık çok tercih edilebilir. Ancak Türkiye'de karavan parkların rakip diğer ülkelere göre zayıf olduğu düşünüldüünde, yerel yönetimlerin, belediyelerin karavan parkları ve kamping konusunda alanları tasarlaması ve hizmete açması önemli.

Turizm sektöründe öncelikler neler olacak?

Dijital dönüşüm önemli olacak, özellikle mobil uygulamalar ile self servis hizmetler popüler olacak. Böylelikle az temasla hizmet alınması mümkün olacak Elbette online mecralar hatta sanal turlar, sanal müzeler, sanal konserler, sanal eğlence hizmetleri giriş ücretleri hayatımıza girecek. Gitmek ve deneyime bedenimizle dahil olmak yerine oturduğumuz yerden turizm hizmeti alabileceğiz. Hatta Google Glass ve arttırılmış gerçeklik gibi sistemlerle evimizden rehberlik hizmeti alıp Avrupa seyahatine çıkabileceğiz.

Gastronomi açısında da sağlıklı beslenme teması ön planda olacak elbette. Şeffaf mutfaklar, görünür hizmet önemli olacak. Daha kalifiye servis elemanlarının yetişmesi önem kazanacak. Bunun dışında yerelleşme yani lokalizasyon önemli olacak. Yeni yerel hediyelik eşyalar, yerel şarabı, yerel tarım, yerel malzemeler, yerel gıda vb. turizmde aracı olan mamüllerin yerelleştirilmesine önem verilmesi gerekiyor.

Türkiye sağlık turizmi için 31 ülkeden gelecek hastaların kabul edileceğini ve kuralları bildirmişti. Sağlık turizmi için neler söyleyeceksin?

Dışa bağımlı bir turizmin fayda ve süreklilik, kar getirmeyeceği artık anlaşıldı. Ayrıca sağlık turizmi Türkiye için iyi bir fırsat olabilir. Çünkü Türkiye pek çok gelişmiş ülkeyle kıyaslandığında Covid-19 sürecini iyi yönetti ve sağlık sistemine güven arttı. Bu sebeple var olan özel sektör ve hükümetin şehir hastaneleri projesi Türkiye'nin önümüzdeki dönemde sağlık turizmi alanında başarılı olacağına yönelik işaretler içermektedir.