Alerjinin çözümü: Geleneksel hayata dönmek

Çağımızın en yaygın hastalıklarından biri alerji. Neredeyse iki çocuktan biri alerjik. Neden ve neler yapmalı? 13-19 Mayıs Besin Alerjisi Farkındalık Haftası nedeniyle, Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği (ÇAAAD) Başkanı Prof. Dr. Nermin Güler ile görüştüm.

Çevremde alerjisi olmayan ve alerji testi yaptırmayan bir aile ya da çocuk neredeyse yok. Peki ama neden bu kadar yaygınlaştı ve neler yapabiliriz? ÇAAAD Başkanı Prof. Dr. Nermin Güler, alerjik hastalıkların bir salgın halinde tüm dünyaya yayıldığını söylüyor ve ekliyor: “Geleneksel yaşamda, toprağa basan, hayvanlarla büyüyen, doğal beslenen çocuklarda alerji çok az.”

Alerjinin çözümü:  Geleneksel hayata dönmek

Alerjiler neden bu kadar arttı?

Dünyada ve ülkemizde bütün alerjiler hızla artıyor. Astım gibi solunum yolu alerjileri son 20-30 yılda büyük bir artış gösterdi. Şimdi de en büyük problemimiz giderek artmakta olan besin alerjileri. İkinci bir alerji salgını gibi devam ediyor. Alerjilerde genlerin büyük rolü var. Ama neden bu genler şimdiye kadar suskundu da şimdi artmaya başladı. Bunun farklı nedenleri öne sürülüyor. Çok hijyenik şartlarda yaşıyoruz. Toprak mikroplarıyla ellerimiz, yüzümüz kirlenmiyor. Hayvan tezekleriyle temas etmiyoruz. Doğadan her yönüyle ayrı yaşıyoruz. İnanılmaz deterjan ve mikrop öldürücü kullanıyoruz. Enfeksiyon hastalıklarını yendik, bağırsağında parazit olan çocuklarımız azaldı. Tüm bunlar azaldıkça, alerjik hastalıkların arttığına dair hipotezler var. Dünyada en az alerji olan toplum, Alp dağlarının tepelerinde yaşayan insanlar. Hayvanlar ve doğa ile sürekli temas halindeler. Elbette hijyen koşullarını koruyarak, temiz ve sağlıklı beslenerek. Geleneksel hayatta yaşayan insanlarda alerji çok daha az görülüyor.

Bir diğer neden artan hava kirliliği, değişen iklim ve mikroplar. Paketli ve raf ömrü uzun gıdalar, ev içi hava kirliliği. Sigara, kokulu deterjanlar, deterjanları 2 bin 500 defa sulandırsanız bile etkisi hâlâ sürüyor. Özellikle metropollerde yaşayan insanlarda ciddi bir değişim var, bu da alerjileri artırıyor.

“En alerjik besinler; inek sütü, yumurta, kuruyemiş”

En çok hangi besinler alerjiye sebep oluyor?

Türkiye’de bir numarada inek sütü alerjisi var. Bunu yumurta izliyor. Sonrasındaysa buğday ve kuruyemiş alerjileri geliyor. Kuruyemişte özellikle antep fıstığı ve kaju ikilisi Türkiye’de en sık rastlanan alerjen haline geldi. İnek sütü alerjisi yeni doğan çağından itibaren karşımıza çıkıyor.

Süte alerji neden bu kadar arttı?

Doğum şekli, annenin beslenmesi, hamilelikteki yaşam tarzı, çocuğun doğar doğmaz maruz kaldığı alerjenler gibi pek çok etken var. Bebekler sezaryenle doğumda, normal doğumla olan vajina kanalındaki mikroplarla karşılaşmıyor. Bu da daha alerjik çocuklar yarattı. Çok yeni bir hipoteze göre de eğer bir bebek, bir besinle ağızdan önce deriden karşılaşırsa alerji oluşuyor.

Besin alerjisi bir bebekte nasıl ortaya çıkıyor?

Bazı bebeklerde çok hafif ama bazılarında ölümcül reaksiyona kadar varan değişik klinik tablolar oluyor. En sık bulgular deri döküntüsü, kaşıntı, egzama. Ancak bunların dışında IgE adındaki moleküle bağlı olmayan bağırsak alerjileri bazen hastayı çok ağır bir duruma da sokabiliyor. Besin alerjileri ikiye ayrılıyor: IgE’ye bağlı olanlar ve olmayanlar. Yapabildiğimiz tüm testler bu IgE’yi saptamaya yönelik. IgE’ye bağlı olmayanları tespit edebileceğimiz bir test yok. O zaman iyi bir sorgulama, çocuğu iyi gözlem, aileyle iş birliği ve bazen deneyerek, önce besini kesip, tekrar vererek tespit edebiliriz.

“Alerjinin tedavisi, alerjenden kaçmak!”

Aileler ne yapmalı?

Aileleri hatta öğretmenleri bile eğitmeliyiz. Çocuğa bakan kişi kimse uyanık olmak zorunda. Bu vakalarda aile bilinçli olursa çocuk zarar görmez. Erken tanı hayat kurtarır. Alerjinin tedavisinde temel prensip, tespit etmiş olduğun alerjenden kaç. Aileler hastalığın klinik tablosunu öğrenmeli. Bir sefer döküntü olmuş ve atlatmış olabilir ama şunu bilmeliler ki, ailelerin denetimi yetersiz olursa, aynı alerjen bir gün ölümcül reaksiyon gösterebilir. Aileler besini eve bile sokmamalı, etiket okumayı çok iyi öğrenmeliler. Eğer çocuk anafilaksi geçirdiyse, hayat kurtarıcı adrenalin kalemleri var. Türkiye’de ‘penepin’ adıyla üretildi. Acil bir durumda, hastaneye gelene kadar çocuğun uyluk kasının içine batırılıyor.

Çoklu alerjisi olan çocuklar nasıl beslenmeli?

Özellikle inek sütü gibi kıymetli besinleri alamayan çocukların büyüme ve gelişmelerinin durmaması gerekiyor. Bu çocuklar büyüme geriliği ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu konuda aileler bilinçlendirilmeli. Protein dengeleri ve vitamin takviyeleri yapmak gerekli.

Alerjinin çözümü:  Geleneksel hayata dönmek

"En yaygın inek sütü alerjisi"

Türkiye’de her 17 çocuktan birinde besin alerjisi var. Son araştırmalara göre, besin alerjilerinin yüzde 58’i inek sütünden. Ancak bunların yüzde 60’ı 2 yaşına kadar, yüzde 85’i 3 yaşına kadar geçiyor. En erken başlayan ama en iyi huylu alerji, inek sütü alerjisi. Kuruyemiş, balık ve et alerjileri kolay kolay geçmiyor.