Herkese merhabalar,

Bu yazıya şöyle başlayalım: Hayatta her zaman sinyaller vardır…
Bize verilen sinyalleri göremediğimiz sürece sorunlar yaşarız, kimi zaman ise açıkça görürüz ancak görmezden geliriz, işte en kötüsü de budur. Hayatınıza giren bir insanın size mutluluk mu yoksa kötülük mü getireceğini aslında en başından anlayabilirsiniz çünkü size kendi enerjisiyle ve niyetiyle gelir; hayatınıza girerken eğer varsa kötü niyetini kapının dışında bırakamaz. Bu durumda sinyalleri nasıl takip edebileceğinizi gerçek hayatta yaşanan birkaç örnekle size aktarmak istiyorum; zira bu veya benzeri sinyalleri sizin de aldığınızdan eminim.

Evlilik öncesi süreçleri düşünelim, aslında birçok insan partnerini ve onun aile yapısını tam da bu süreçlerde tanımaktadır. İlişki aşaması ile evliliğe giden yol birbirinden çok farklıdır; bir insan sizinle ilişki içerisindeyken gerçek yüzünü saklayabilir ve bir süre kendisini çok cömert, iyi niyetli veya dostane gösterebilir ancak ne zaman ki evlilik hazırlıkları başlar o zaman sizden saklamakta olduğu bazı enteresan özelliklerini görmeye başlarsınız, örneğin o zamana kadar hiç belli etmemiş olsa bile son derece dominant bir insan gibi davranmaya başlar. Her karara, attığınız her adıma karışmaya başlar; örneğin şuna benzer cümleler duyarsınız “Artık evlilik yoluna giriyoruz bundan sonra bana sormadan hiçbir adım atamazsın…”
Bu ne anlama geliyor? Ben her şeye karışırım ve bundan sonra sana daha önce göstermediğim bazı yönlerimi göreceksin demek istiyor, bunu açıkça söylüyor ama belki de siz işin ciddiyetini görmek istemiyorsunuz. Bu arada, bazı kadınlar erkeğin her şeye karışmasından hoşlanırlar ve bunu bir çeşit sahiplenme olarak görürler, bu durumda hiçbir problem yok. Asıl problem, bundan hoşlanmayan kadınlar açısından başlayacaktır çünkü onlar erkeğin söylemlerinde vermeye çalıştığı sinyalleri almak istemez veya “konduramazlar.” Bu son derece tehlikeli bir durumdur çünkü sahipleniyor diye düşünerek evlendiğiniz adam son derece kıskanç ve müdahaleci bir insan olarak karşınıza çıkabilir.

Benim bu tip durumlarda özellikle kariyer hedefi olan iş kadınlarına yönelik olarak tavsiyem, evlenmeyi düşündükleri potansiyel eş adayına “kadının çalışması ve iş hayatında yükselmesi” gibi konularda neler düşündüğünü açıkça sormalarıdır. Eğer evlenmeden önce bu konuları açıkça sormazsanız ileride büyük problemler ile karşılaşabilirsiniz, en güzeli birlikte yaşamak istediğiniz geleceğe yönelik her detayı evlilik öncesi konuşmak ve açıklığa kavuşturmaktır.

Dediğim gibi, erkek dilinde her cümle bir şeylerin sinyalidir, hatta kadınlar kadar karmaşık ve detay düşünen bir beyine sahip olmadığımız için açıkça söylemeyi tercih ederiz. Kimi durumlarda bazı erkekler sübliminal yani dolaylı mesajlar vermeyi tercih etseler bile asla kadınlar kadar başarılı olamazlar, çünkü kadınlar gibi yaratıcı beyine sahip değiller. Bu durumda tek yapmanız gereken cümleler arasında size verilen sinyalleri almaktır.

Bir başka örnek verelim, laf arasında size şunu söylüyor: “Annem evleneceğim kadının çalışmasına pek sıcak bakmıyor…” Size bunu söyleyen bir erkek açıkça “Senin çalışmana izin veremem” diyor; çünkü bir defa kendi ayakları üzerinde durabilen ve ailesini hayatına karıştırmayan bir erkek kız arkadaşına böyle cümleler söylemez. Annesi ona her ne kadar baskı yapsa bile “Anne bu benim hayatım lütfen sen hayatıma karışma” diyerek kestirip atmasını bilir. Eğer size söylüyorsa demek ki kendisi konuyu çözemiyor ve size dile getiriyor; ya da belki de annesiyle aynı fikirde ama size “Bu benim fikrim” diyecek kadar karakterli bir adam değil ve sizi bazı konularda ikna etmek için annesini bir maşa gibi kullanıyor.

Garip değil mi? Bazı insanlar kendi kararlarını uygulayacak olgunluğa erişemezler, ilişkilerde bu gibi durumlarla çok sık karşılaşırız.
Bir başka örnek verelim, bir adam size şunu söylüyor: “En yakın arkadaşım Serhat seninle ilgili şöyle yorumlar yaptı.” Bir erkek size bunu söylediğinde çok dikkatli olmalısınız çünkü aslında şunu demek istiyor: “Ben Serhat’ın veya buna benzer üçüncü kişilerin söylediklerini fazlasıyla dikkate alırım, yani dışarıdan etkiye açık bir insanım. Seninle ilgili yorum yaparak benim aklımı karıştırmaları çok doğaldır, buna hazırlıklı olmalısın.”

Evet, arkadaşları yorum yapabilirler hatta yapmaları gayet doğaldır, bunları arasında boş boğaz olanları saçma sapan yorumlar da yapabilirler ancak garip olan şey bu yorumları size aktarmasıdır. Yorumları kendi beyninde değerlendirip bir sonuca varabilir ama en önemlisi sizinle birlikte geçirdiği zamanlarda yaptığı kendi gözlemleridir, başkalarının uzaktan yaptıkları yorumlar değil… Yine benzer bir durumla karşı karşıya olduğunuzu unutmayın, kendi ayakları ve kararları üzerinde duramayan henüz olgunlaşmamış bir erkek daha…
Bazen de bir erkek şöyle sinyal verir: “Ben evliliğe inanıyorum ve ileride bunu yapmak isterim ancak böyle konularda üzerime gelinmesinden hiç hoşlanmam…”
Bu da ne demek şimdi?

Bir erkeğin ağzından çıktığında şu anlama gelmektedir: “Evet belki evlenebilirim, hayatta her ihtimal olduğu gibi bu ihtimal de vardır mutlaka ancak kesinlikle bir yol haritam bulunmuyor, hatta o kadar yok ki bu evlilik konusunun gündeme getirilmesi bile sinirlerimi bozabilir. Bu konuyu benden uzak tut ve ilişkimiz boyunca sadece keyfine bak, tadımız kaçmasın…”
İşte bunları söylüyor. Aslında yine açıkça sinyal veriyor ve olumsuz tavrını kelimelerin arasında otaya koyuyor, daha ne kadar açık konuşabilir ki? Asıl mesele bu sözlere karşı nasıl hareket etmeniz gerekir?
Eğer evlilik konusunda bir ısrarınız ya da planınız yok ise ve bu adamla uyumlu bir ilişki içindeyseniz olduğu gibi devam edebilirsiniz, bu tamamen sizin kararınız. Öte yandan, bu tip sinyallere rağmen “Ben bu adamı ısrarla ve her yöntemi kullanarak evliliğe ikna edeceğim” diyerek hırs yapan kadınlar gördüm, bu pek sağlıklı bir yöntem değil çünkü sizlere çok daha iyi bir yol önerebilirim, Hızlı ve Öfkeli filminden aklınızda kalacak bir yöntem sunuyorum:
“Hızlı ve Net!”

Açıklamak isterim: Efendim olay şöyle gelişiyor; yukarıda verdiğim sinyali düşünün, adam size üzerime gelinmesini istemem diyerek bir çeşit ayar vermeye çalıştığında KESİNLİKLE sessiz kalmayın. O anda sessiz kalırsanız tuzağa düşmüş olursunuz çünkü ne zaman bu konu açılsa “Ben sana söyledim ya neden hala bu konuyu açıyorsun!” diyerek tepki gösterecektir.
Hemen o anda, yani bu sinyali verdiği anda tavrınızı koymalısınız, tabi evlilik konusunda bir planınız var ise… Dediğim gibi evlilik amacı olmayanlar sessiz kalıp ilişkiye aynen devam edebilirler.
Hemen tavrınızı koyun derken asabilik veya tepki değil, bunlar işinize yaramaz…
Şöyle demelisiniz: “Peki canım aslında sana teşekkür etmeliyim çünkü bunu söylemen iyi oldu. Ben de şu anda acele etmiyorum ama en azından kafam çok net, ben yaklaşık bir sene sonra evlenmiş ve ailemi kurmuş olmak istiyorum. Ne dersin? Bir sene sonra sence nasıl bir zamanlama? Yoksa ben en az beş sene evlenmeyi düşünmüyorum der misin? Lütfen bana karşı açık ol hayatım, ben de hayatımla ilgili kararlar almak zorundayım…”

Bakın, oyun sizin lehinize döndü, güzel bir hamle yaptınız ve üstelik bunu yaparken tavrınızı ve üslubunuzu hiç bozmadan!
En güzeli de budur, sinirlenmeden kontrolü eline almak…
Her erkek bundan etkilenir…

Görüşmek üzere,
Seviliyorsunuz,
Adil Yıldırım

Twitter: @authoradilyldrm
Instagram: @adilyildirimyazar
YouTube: Adil Yıldırım