Buğulu havaya rağmen...

Ülkece zor dönemlerden geçiyor, yeni bir güne başlarken çoğu zaman çekimser davranıyoruz. Olup bitenleri anlamlandıramadığımız noktalarda suçlu arıyor, isyan ediyor ve hedef gösteriyoruz. Bu hedef gösterme hali de ne yazık ki bizleri işin özünden uzaklaştırıyor uzaklaştırıyor ve uzaklaştırıyor...

****

Kendi adıma bir kaç konuda fikir beyan etmek istiyorum. Bir gazeteci olarak gündem maddelerini, gündemin baş kahramanlarını ve gündemi halkla buluşturan kanaat önderlerini yakından takip ediyorum.

"Bir söz bir yumruktur."

Bir söz bir yumruktur ve bir söz bir gözü senelerce ağlatır. İçinden geçtiğimiz bu dönemde ülkece ağzımızdan çıkan her kelimeye ekstra özen göstermeliyiz. Sözlerimizle hedef göstermemeli ve kategorize etmemeliyiz. Canımız yanıyor diye birbirimizin de canını yakmamalıyız. Ve bir kelam ederken 2 defa değil 10 defa düşünmeliyiz.

Neden mi?

-Bazı yaşananlara müdahale edemezsiniz.

-Sosyal medyada bayrak paylaşarak ağlayan gözlerin yaşlarını da silemezsiniz.

-Birbirinizin instagramını gözleyerek kendiniz gibi bir duruş sergilemeyenleri suçlayamazsınız.

Zaten canımız yanıyor. Birimizin değil hepimizin!

Diyeceğim odur ki üzüntümüzü ve acımızı paylaşalım. Küsmeleyim barışalım. Bağırıp çağırmayalım konuşalım. İnsanları birbirine kırdırmayalım. Konserini iptal etmeyen sanatçıyı vatan haini ilan etmeyelim. Realist tweetler paylaşan soliste nefret püskürmeyelim. İçi kan ağlayan ama mekanının kepenklerini indiremeyen esnafı ötekileştirmeyelim.

Biz ayrı değiliz, gayrı değiliz BİRİZ unutmayalım. Bir olalım. Birlik olalım. Yaralarımızı da beraber saralım.

Barış ikliminin hakim olduğu zamanların yakın olması dileğiyle...

--------

Birazda güzel şeylerden bahsetmek istiyorum.

*****

Karaköy'de FINER DINING

Michelin yıldızlık Alman şef Michael Riemenschneider'in Karaköy'de açtığı Spektr by MR, şefin kendi tabiriyle Fine Dining değil Finer dining yani yüksek kalitede ama gösterişsiz ve rahat bir konsepti benimsiyor.

Akatlar'da bir İTALYAN

Mayadrom İş Merkezi’nin girişinde, butik ve keyifli bir İtalyan restoranı. Yaşamın hızlı ve stresli temposunda sakin molalar yaratmak için uygun bir kaçış noktası. Günün her saatinde evinizdeymişsiniz gibi hissettiriyor. İsterseniz bilgisayarınızı alıp orada kahvenizi yudumlarken çalışabilirsiniz. İsterseniz arkadaşlarınızla hoş bir öğle yemeğinde Loggia’da buluşabilirsiniz. Akşamları da grup buluşmaları için çok uygun. Personelin güleryüzü masanıza yansıyor. Fiyatlar da oldukça uygun. Tıpkı arkadaşlarınızı kendi salonunuza davet etmişçesine rahat ve huzurlu. Damak zevkine önem veren, kendine zaman ayıran ve yaşamın keyfini çıkarmayı bilenlerin İstanbul’da ilk tercih edeceği otantik bir İtalyan restoranı.