Kısa bir aranın ardından!

İlkler özeldir, ilkler unutulmazdır. Benim için de gazetecilikle tanıştığım, meslek hayatına merhaba dediğim Milliyet Gazetesi ve Milliyet.com.tr unutulmaz ve çok kıymetli. İlk göz ağrım olan Milliyet'le gazeteciliğe başlamış olmam bu uzun yolculukta benim için her zaman büyük bir şans ve farklı bir vizyon oldu...

Daha yolun başında olduğum gazeteclik hayatımda yaptığım ilk haberde, deşifre ettiğim ilk röportajda, editörlüğünü yaptığım dergilerde, yer aldığım organizasyonlarda ve daha fazlasında Milliyet'in başlangıç noktam olması ve bana kattığı disiplinle harmanlanan tecrübenin önemi büyüktür.

*****

Ben başlangıç noktasına dönüp Milliyet.com.tr'nin en keyifli köşesi Pembenar'da geçtiğimiz yıldan bu yana yazılarımı sizlerle paylaşıyorum.

Bu köşede hayattan olan, farklı olan, yeni olan, merak edilen, izlenmesi gereken, mutlaka gidilip görülmesi gereken, hayata renk katan her şey var! Kültür sanattan, eğlence sektörüne, en mekanlardan gizli kalmış köşelere, bu köşelerdeki dedikodulardan, yeni açılan sergilere, vizyona yeni girecek filmlerden, gala dedikodularına, tiyatro oyunlarından en keyifli eventlere... Beraber gezip, beraber gördüğümüz Begdiyorki kısa bir aranın ardından artık her hafta burada olacak.

*****

Hayatımıza doğrudan etki eden pandemi sürecinde, gezmeye, görmeye olduğu kadar yazmaya da ara verdim. Her birimizde farklı farklı değişimlere sebep olan bu süreç, bende de içe dönüş olarak kendini gösterdi. İçime döndükçe de paylaşmak yerine, bir şeyleri kendi içimde yaşamak farklı bir haz doğurdu. Yalnız kaldık. Yalnızlığı sevdik. Soyutlandık. Bireyselleştik.

"Bir toplumda bireysel çıkışlar, birliği etkiler."

Ama ben kısa aranın ardından farklı bir formda yazılarımı sizlerle paylaşma kararı aldım. Uzun uzun yıllar önce Ayşe Arman'ın "Kimse Okumazsa Ben Okurum" kitabını okumuştum. Kitap sunuşunda "Biraz masum biraz yılan. Bir kadınla küçük bir kız arasında sıkışmış gibi. Bir tutam cesaret, bir tutam da cehalet. İyi niyet ve fazlasıyla samimiyet. 1. kitaplı biri olmak kitapsız biri olmaktan iyidir. Evet okumayacaksınız diye üç buçuk atıyorum ama sonra kendimi sakinleştiriyorum. Kimse okumazsa ben okurum!" diyordu Ayşe.

Bende severek okuduğum bölümüm gazeteciliğin ve içimde yaşayan gazetecinin cesaret vermesiyle kimse okumazsa ben okurum! diyerek tekrar bu yola çıkıyorum.

Yaşayan bir köşe, yerinde duramayan bir beg ve beraber keşfedeceğimiz bir dünya. Ben Milliyet.com.tr ve Pembenar'a tekrar merhaba diyorum, siz de bana merhaba der misiz?