Neyi Seviyorsun? Tutku - Misyon

Dünyanın, İstanbul’un karmaşasında insanlar “bir oltanın peşindeki balık” adeta. Bir hedef var, ne olduğu neyi neden yaptığını bilmeyen bireyler de var. Durup düşünmek, nefes almak kısaca hayatı sindirerek yaşamak günümüz insanının “bug’ı” bence. Oturup düşünmek ve bir kadehi sakince yudumlamak gerekiyor bazen...

***********************************

Ben mekanların ruhu olduğuna inananlardanım. Düşünmek istediğimde, içe dönmek istediğimde de ruhu olan mekanları tercih ederim. Sheanai’de bunlardan biri...

Yaşadığımız bu çağda her şey birbirine çok fazla benzemiyor mu? İster taklit deyin ister esinlenmek isterseniz de kolaya kaçmak… Bir yerde gördüğünü bir başka yerde de görüyorsunuz. Bir yerde popüler olan bir yiyeceği bir başka mekanda da tüketiyorsunuz. O dönem o ülkenin mutfağı popüler olduğu için o yemek tüm mekanların menüsüne bir anda ekleniyor. Sonra da lezzetsiz, özenti ve görüntüden ibaret tatlarla tanışıyoruz.

----------

Şimdi size bahsedeceğim ve benim de yeni tanıştığım şahane mekan, bu sitem ettiğim konuların fazlasıyla dışında, tamamen orijinal, taklitten uzak, kişiselleşmiş ve yaşayan bir mekan. İlmek ilmek işlenmiş deyiminin tam karşılığını bende bulan bir mekan. Aradığım samimiyeti, istediğim duyguyu bana veren bir mekan. Dinlendiren, huzur veren, yormayan…

Ben Shenai’ye beraber tatile geldiğim, işinde oldukça başarılı olan Gözde isminde bir mimar arkadaşımla gittim. Ben mekanın duygusuna kapılmışken o etraftaki detaylara konsantreydi. Mekandaki eşyaların yerleştiriliş biçimlerinin insanlara tam kıvamında bir yaşam alanı bıraktığından, kimlik etkileşimini bize her noktasıyla anlatan bir mekan gördüğünden bahsetti.

Kendisine mekanın sahibi Şenay Hanımla tanıştıktan sonra yüzde yüz hak verdim. Şenay Hanım ve Annesi 15 seneyi aşkın bir süredir Gölköy’de bu harika mekanda yemekleri beraber yapıp misafirlerine servis ediyorlar. Mekanın dekorasyonunda olan özgünlük yemeklerde de kendini gösteriyor anlayacağınız.

Şenay Hanım anlaşılmaktan mutlu. Şenay Hanım her şeye rağmen omurgasının dim dik durmasından mutlu. Şenay Hanım çok yorulsa da zamana karşı yerini koruduğu her geçen gün de sağlamlaştırdığı için mutlu.

Ben daha fazla anlatmayacağım... O gün batımını, böyle bir atmosferde yaşayarak mutlu olun. Şenay Hanım ve annesi de mutlu olacaktır…

**********

Mutluluğun sırrı IKIGAI:

Japonlar işin sırrını çözmüşler. Herkesin bir ikigaisi olduğuna inanıyorlar. Yeni güne başlarken yataktan kalkmak için bir sebepleri var. Oturup, hayatı sorgularken varoluş sancısı çekmek yerine, hayatı yaşıyorlar ve keşfediyorlar. Çalışıyorlar. Çok çalışıyorlar. Bu kitap da hayatı yaşarken aceleci davranmamamızı, kendimizi gerçekleştirmemizi, tutkuların peşinden koşmamızı kısaca harekete geçmemizi öğütlüyor!
Japonya'nın Okinawa Adası uzun ömürlü insanları ile meşhurmuş. 100 yılı aşkın yaşıyorlarmış. Uzun ömürlerini de sağlıklı yaşamın yanında meşguliyetsiz kalmamaya borçlu olduklarını söylüyorlarmış. Bu kitabın her sayfası beni önce kendi hayat rutinimi sonra da çevremdeki insanları düşünmeye itti. Okinawa Adası sakinleri rutinlerini “akış” da yaşıyor. Zorlama bir düzen değil yani bu bahsettiğim. Ne geçmiş ne gelecek. Şu anı yaşıyorlar. Ama öyle bir yaşıyorlar ki: en tutkulu, en olması gerektiği gibi.
*Kitabın arka kapağında ise bir soru yatıyor: Neyi Seviyorsunuz?
–Tutku? Misyon?