Şeker bağımlılığından nasıl kurtuluruz? Şekersiz de bir hayat mümkün!

Öncelikle bu yazacaklarımı, 30 kg vermiş, iyileşmiş ve şeker bağımlılığından yol yakınken kurtulmuş biri olarak yazıyorum. Kolay olmadı ama şeker beni yenemedi, ben onu yendim! Fonksiyonel hayata geçiş sürecimi yakından takip eden siz değerli takipçilerime öğrendiklerim doğrultusunda bütüncül tıp alanında başarılı doktorlardan da edindiğim değerli bilgilerle birlikte en doğru şekilde aktarmaya özen gösteriyorum. Bilinçlendim ve herkes bilinçlensin istiyorum. Bu yolculukta benimle beraber bilinçlenen o kadar çok kişi var ki, gerçekten çok mutluyum.

Öncelikle geçen gün instagram'da da yazdığım bir anımı paylaşmak istiyorum.

"Açık büfe kahvaltılı bir davete katıldım ve onca tatlı önümde olmasına rağmen tatlı yemedim. Arkadaşlarım "azıcık sen de al" demesine rağmen "canım çekmiyor artık, yersem ağırlaşıyorum" şeklinde cevap verdim. İyileştim, bağımlılıklarımdan kurtuldum. Tatlıda bir bağımlılık. Canınız neyi çok istiyorsa, ona bağımlısınız demek, haliyle hastasınız demek. Fonksiyonel iyileşmenin tecrübesiyle, takviyeler ve doğru beslenme ile iyileştiğim geride bıraktıklarımdan sadece biriydi Şeker. Vazgeçemem dediğim ne varsa geçmeyi öğrendim. Sabırla, zamanla, şükürle. Artık sadece ayda bir tüketiyorum belki istersem o da veya çok özel bir yerse. Hep fonksiyonel şekersiz alternatifler hayatımda artık. Geçen sene her gün sabah akşam tatlı yerdim. Ne bağımlılık ama! Doktordan çıkınca ilk buna ağlamıştım "tatlısız ne yapacağım?" Oldu, yaptım, başardım. Her şey kararında güzel, olması gerektiği gibi. Vücudunun tolore edemediği her şeyden uzak dur, bedenini dinle. O sana doğrusunu söyleyecektir. Vücudun bir mekanizma ve içine giren her zararlı şey tepkimeye girerek dıştan sana sinyal veriyor ve seni uyarıyor.  Gerek cilt problemleri gerek başka sebeplerle ortaya çıkıyor. Zorlama, vücudunu yorma. Bağımlılıklarından kurtul. Yapamam, yetmez, imkansız dediğim ne varsa başardım yaptım yettirdim ve düzene soktum hayatımı beslenmemi sağlığımı.

Hadi sen de yapabilirsin!

Sağlıklı yaşıyoruz kurucularından sevgili Nurçin Çağlar çevirisi ile, uzman kişilerce yazılan bir yazıyı aktarıyorum;

Şeker ve magnezyum ilişkisi

Şeker özellikle fruktoz vücuttaki magnezyumu tüketiyor. Şeker bağımlısı olanlar şekeri gereğinden fazla kaçırdığında gece uyuyamaz Bağırsakları gaz bombası gibi olur , baş ağrısıyla uyanırlar, bütün kasları ağrır. Bu belirtiler tam bir akşamdan kalma durumudur. Ortomoleküler Tıp kurucusu Dr. Abram Hoffer ve Linus Bir şekerin eroinden bile fazla bağımlılık yaptığını söylüyorlar. Şekerle başlayan bağımlılık diğer maddelere doğru devam eder. Şeker bağırsaklarda Candida mantarı gelişmesini destekler. Mantar 178 farklı mantar toksini üretir; alkol ve asetaldehid (akşamdan kalma kimyasalı) bunlardan en toksik olanlarıdır.

Şeker vücutta magnezyum eksikliğine yol açıyor. Vücutta yeterli magnezyum yoksa hafif bir sarhoşluk durumu oluşur ve bu genellikle depresyon ve kronik yorgunlukla karıştırılır.

Magnezyum eksikliğinin belirtileri

Dikkat Eksikliği
Kas krampları ve Hiperaktivite Bozukluğu
Adrenal yorgunluk
Erken yağlanma
Anksiyete (kaygı) ve depresyon
Hafıza zayıflığı
Cilt Sağlığı
Astım
Uyku bozukluğu
Kronik yorgunluk
Zayıf kemikler
Yüksek tansiyon
Kalp sorunları
Inflamasyon
Migren ve diğer bağ ağrıları
Insülin direnci
Düşük tiroid hormonu düzeyleri
Obsesif kompulsif bozukluk

Şekerin diğer isimleri

Şekeri hayatımızdan çıkarsak bile alternatif olarak fonksiyonel tatlı olarak adlandırdığımız bir çok tatlı tüketip , evde de rafine şekersiz tatlılar yapıyoruz. Evet enfes oluyor, "bu alternatifler varken neden rafine şeker tüketeyim ki" diyorsunuz. Hep dediğim gibi rutine soktuğumuz her şey zarara dönüşüyor ve vücut sağlıklı dediğimiz şeyi bile tolore edemez hale geliyor.

Evde yaptığım rafine şekersiz tatlılarım da, verdiğim tüm tariflerde de sadece hurma ve keçiboynuzu unu kullanıyorum. Her şekersiz yazan tatlıyı sağlıklı ve temiz içerik olarak değerlendirmeyin. Öyle bir yayıldı ki, herkes şekersiz bir şeyler çıkarmaya çalışıp, kulaktan dolma bilgilerle satış yapmaya çalışıyor. Bilinçlenmeye çalışan ancak tam bilgi sahibi olamayan kişiler ise bu ürünleri tercih ediyor.

İçeriğim temiz olması önemli!

Özellikle paketlenmiş katkı maddeli tüm gıdalardan uzak durmanızı öneririm. Bu süreçte öğrendiğim en önemli şey ise ,içerik okumak oldu! Her glutensiz ve şekersiz yazan şeylere gerçekten inanmayın, içerik okuyun. Temiz içerik ise tercih edin. Örneğin bu alanda gözüm kapalı tavsiye edebileceğim, Cey Natural'in tüm ürünleri tamamen katkısız koruyucusuz ve temiz içerikten oluşuyor.

Uzak durmamız gereken şekerin diğer isimleri

Her bilgisi altın değerinde olan sevgili Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın Hocamızın dün paylaştığı bir posttan bu önemli bilgiyi sizlere aktarmak istiyorum.

Şekerin diğer isimleri; "Hurma suyu , agave şurubu , hindistan cevizi şekeri, esmer şeker ,keçi boynuzu şurubu, elma suyu , pudra şekeri, karamel, akçaağaç şurubu, pekmez, kuru meyve, meyve suyu, dekstrin, dekstroz, mısır şurubu , pirinç şurubu, bal, maltodekstrin, d-riboz, xyloz, fruktoz, laktoz. Aslında sonuçta bunların hepsi şeker hepsi de kan şekerini ve beyninizdeki tat merkezini etkiliyor.

En masum tatlılar:

Taze meyveler, keçiboynuzu unu, ham bal (pişmeyen reçeteler için) , dut kurusu.

"Fazla tatlı tüketmek insülini çok fazla yükseltir, bu da kan şekerini fazlaca düşürür, kan şekerindeki ani oynamalar duygu durumumuzu etkiler, daha kolay sinirlenebiliriz, tahammülümüz daha az olur."

Şeker bağımlılığından nasıl kurtuluruz?

Dünyada fonksiyonel tıbbın gold standard olarak kabul edilen IFM'in Institute or Fxmed kurucularından Dr. Mark Hyman 'in yazını sevgili Nurçin Çağlar sizin için tercüme etmiş. Aynı şekilde iletiyorum.

Şekere bağımlı olmak biyolojik bir bozukluk. Şeker ve karbonhidrat isteğini hormonlar ve nörotransmitterler Ateşliyor ve kontrolsüz biçimde yemeye yol açıyor. İyi haber ise şeker bağımlılığından kurtulabiliriz.

1- Gerçek yiyecekler yiyin!

Tüm ürünleriniz protein içermeli. Sebzeler baklagiller kuruyemişler ve tohumlar da iyi karbonhidrattır , işlenmiş şekerli yiyecekler gerçek yiyecek değildir; bunlar şeker bağımlılığının ve onun kötü sonuçlarının yolunu açar.

2- Kan şekeri düzeyi değişken olmamalı!

Protein içecekleri veya kuruyemiş ezmeleri gibi protein içeren besleyici bir kahvaltı yapın. Yatmadan en az 3 saat önce yeme eylemi bitmeli.

3-Şekerden kurtulun!

Beslenmenizden rafine şekerler , gazlı içecekler , meyve suları ve yapay tatlandırıcılar tamamen çıkmalı.

4- Stresi azaltın

Stres nedeniyle yeme ve abur cubur birliktedir. Stresinizin kökündeki nedenleri yoga meditasyon veya derin nefes alma gibi yöntemlerle gidermeye çalışın.

5- Akıllıca egzersiz yapın!

Bir daha tatlı istediğiniz zaman yürüyüş yapın. Sağlıklı bir şekilde dikkatinizi dağıtacak olmanın yanında egzersiz tatlı isteğini azaltır ve kendinizi iyi hissettiren endorfin düzeyini yükseltir.

6- Tatlı isteğine neden olabilecek gıda hassasiyetleriniz olup olmadığını belirleyin!

Genelde gluten süt ürünleri ve şeker gibi gizli alerjileriniz olabileceği yiyeceklere istek duyarız.

7-İyi uyuyun.

Uykusuz geçen bir geceden sonra tatlı isteğinizin arttığını deneyimlemişsinizdir. Çalışmalar uykusuzluğun tatlı isteğini arttırdığını gösteriyor.

8- Tatlı isteğini kesen takviyeler kullanın!

D vitamini ve Omega 3 başta gelir. Glutamin tirosin ve 5-HTP isteği azaltan aminoasitlerdir. Stres azaltan Rodiola gibi bitkisel ürünler yardımcı olabilir. Krom kan şekeri dengesini sağlayarak isteği azaltır. "

Dr. Mark Hyman

Son olarak, geçen yazımda yazdığım "sağlıklı yaşama geçiş hikayemi" de yeni okurlar ve takipçiler için yeniden ekliyorum.

Şeker bağımlılığından nasıl kurtuluruz Şekersiz de bir hayat mümkün

Benim hikayem nasıl başladı?

Geçen seneye kadar kötü beslenme, sporsuz ve düzensiz hayatım vardı. Hep işimi bahane edip, zamanım yok diyordum. Ta ki annemin zoruyla fonksiyonel tıp doktoru Melek Vuslat Özdoğan’a gidip gerçeklerle yüzleşene kadar. Çıktığım zaman ağlamıştım. Karaciğer yağlanması, şeker başlangıcı, ağır metal ve daha bir çok değerlerde bozulma. Gece terlemelerim, elde vücutta kızarıklık, egzama, tatlı krizleri... Nereden başlayacaktım, nasıl yapacaktım? Yemeğe bağımlıydım. Tatlı yemesem sanki günüm kötü geçecekmiş gibi geliyordu. Bir yandan da halsizlik, enerjisizlik, tembellik hissi hep üzerimdeydi. Korkunç bir kısır döngüye girmiştim.


Kilo zaten artık tolore edemeyeceğim kadar fazla ve beni zorlamaya başlamıştı, yaklaşık 120 kiloydum. Şu an bunları yazarken bile "nasıl yapıyordum" diyorum. Nerdeyse her gün 500 gr tatlı, sağlıksız karbonhidratlar, paketli ürünler, gece yemeleri ve daha aklıma gtirmek istemeyeceğim kadar kötü gıda tüketimi.
Tedaviye başlandı...

Yaklaşık 15/20 takviye ile glutensiz, süt ürünsüz, şekersiz hayata merhaba dedim. Tüm paketlenmiş gıdaları hayatımdan çıkardım. Her gün bisküvi, cips hayatında olan biri olarak nasıl olacaktı bu? Kakao bile yasaktı. Genetiği bozulmuş; mısır soya vb her şeyi çıkartarak tertemiz bir sayfa açtım. 5 ay boyunca bir tek kaçamak bile yapmadan, tedavinin başa atmaması için sıfır gluten ve sıfır şeker olarak azim ve sabır ile yola devam ettim. İyileşirken de 30 kg verdim.
Gluten intelorensı olan biri olarak hiç gluten yememeliydim. Bu çok zor olacak diye ağlarken, şu an bunu zor olarak nitelendirdiğim için kendime gülüyorum. Meğer ne kadar fazlalıkmış hayatımda, rutine soktuğum her şey. Zamanla annemin de desteği ile glutensiz de yaşandığını, alternatiflerin çok olduğunu öğrendim. Nohut unlu poğaçalar, mercimek ekmeği, karabuğday tava ekmeği, tahin ekmeği ekmek tariflerim arasında en meşhurları arasında mesela. Kim derdi ki öğreneceğim ve şu an öğreteceğim. Şekersiz beslenmeyi de öğrendim. Evde tariflerimde dut kurusu tozu, hurma kullanmayı ve şeker olmadan da harika tatlılar yapmayı öğrendim. Tüm tariflerim cemozkook hesabımda öne çıkanlarda mevcut göz atabilirsiniz. Cipsim bile kinoadan!