Herkes istediğini giymekte serbest!

Son günlerde magazinde ne çok okur ve görür olduk sahnede mayo giyenleri eleştirenleri!

Yıllardır bıkmadı kimse eleştirmekten, bırakın isteyen istediğini giysin,  laf söylemek aynı mesleği yaptığı insana mı düştü? Bunun için bu işin gurmesi olmuş , modanın  içinden olan isimler var , onlar eleştirmeli. Herkes kendi modasını kendisi yaratır, sahne onunsa ne giymek istediğine o karar verir,  bize de izlemek ve alkışlamak düşer. Beğenir beğenmezsin orası tartışılır tabii ama “eğreti duruyor” demek karşınızdaki insanları üzebilir. Bence herkes istediğini giymekte serbest lakin vücut ölçülerimize göre , doğru parçalar bulmak kaydıyla. 

Herkes istediğini giymekte serbest

Cover şarkılardan içimiz bayıldı! 

Müzik sektörü maalesef düşüşte,  bunun sebebi de çabuk dinleyip hızlıca eskittiğimiz şarkılar. Üretemeyen cover’a saldırıyor ve boşluğu doldurmaya çalışıyor ama maalesef kariyerini olumsuz etkiliyor. En azından ben öyle düşünüyorum. Artık müzik severler olarak sürekli eski şarkıları tekrar coverlayıp önümüze koymalarından bıktık, yeni tadıyla sevmiyoruz. Bence bırakın eski tadıyla, tozlu raflarda kalsın.

Bir önceki yazımda anlatmıştım; eski şarkıların değerini ve yaşanmışlıkları. Gerçekten artık her şeyi çabuk ve hızlı yaşadığımız için şarkılara duygu olarak geçmiyor. 

Herkes istediğini giymekte serbest

Coronalı kışlar!

Şaka gibi 3. kışımız olacak sevgili corona ile, o yüzden çok sevdiğim kışları sırf corona yüzünden hem korkar hem sevmez oldum. Eyvah yine kapanma olur mu? Eyvah ne gibi kısıtlamalar gelecek? Mesela her dışarı çıktığımda gözlemliyorum herkesi ve her yeri. 

Maalesef kimse dikkat etmiyor, saldım çayıra Mevlam kayıra misali. Metro’da yüzünde yarı açık maskeler, demirlere tutunup elini yüzüne götürenler, kalabalığın olduğunu göre göre aralarına dalanlar. Dışarıda önümden yürürken umursamadan püfür püfür sigara içenler ve sayamadığım bir çok şey! Ee biz bu kuralları bildiğimiz halde niye ısrarla kurallara uymuyoruz merak ediyorum. Acaba ellerinizi günde kaç kere yıkıyorsunuz ya da ne kadar önlem alıyorsunuz çok merak ediyorum. Yaz geldi gitti bile, kaldık yine koca kış ayına. E ya kapanma ya da korkunç kısıtlamalar gelirse ne yapacağız bu sefer bunu düşünüyor muyuz? Ben cevaplayayım; HAYIR!