Kalben: “Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim”

Kalemine, sanatçı kimliğine ve kişiliğine hayran olduğum bir isimle bir araya geldik bu röportajda. Kalben’i tanımadan zaten çok seviyordum ama tanıyınca da insanın onu içine sokası geliyor, söylemiş olayım! Sahneye o kadar yakışıyor ki sonsuza dek onu sahnede görmek istiyorum. Harbiye konserini kaçırmayın sakın! Gelelim röportajımıza... Beyoğlu’nda çiçekli biçekli yerlerde buluşup çok tatlış bir söyleşi yaptık. Hadi gelin sohbetimize ortak olun!

C.G: Gözlerini kapattığında çocukluğuna dair zihninde canlanan ilk görüntü ne?

K: Balkondaki kuş yuvası ve ahşap salıncak.

C.G: Bize Kalben’i nasıl anlatırsın? 

K: Mutlu ve keyifli yaşamayı öğrenmeye adanan, üretmeyi ve dostluğu seven biri.

Kalben: “Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim”

C.G: Hayatının en büyük hayal kırıklığı neydi?

K: Özgür olmadığım, hayatımın değerinin yok edileceği bir yere doğduğumu anlamam.

C.G: Kalben olma yolunda ilerlerken ilk kimlerden destek gördün?  

K: Eski dostlarımdan ve bazı müzisyenlerden. Her zaman en çok müziğimi dinleyip sevgiyle hayatlarına alan insanlardan destek gördüm. 

C.G: Şu an kariyerinde nasıl bir noktadasın?

K: Üretken ve özgür.

Kalben: “Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim”

C.G: Herkesin büyük bir konser alanını doldurarak bir ağızdan şarkılarını söyleyeceğini hiç hayal ediyor muydun?

K: Hayır, böyle hayaller kurmaya halim vaktim olmamıştı. Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim.

C.G: 30 Haziran’da ilk Harbiye konserini vereceksin. Heyecanlı mısın, neler bekliyor bizleri? 

K: Keyifliyim. 5. albümüm Eski Dünyanın Yangını, romanıyla birlikte maaile beni onore etmeye devam ediyor. İstanbul Caz Festivali kapsamında kendi yapımcım olarak Harbiye’de dostlarla eğleneceğiz. Bir sürü koldan emek ve çalışmalar var. Çok güzel olacak. Sürprizlerimiz de harika olacak.

C.G: Bu kadar yenilikçi olup kitleni hep sabit tutmayı nasıl başarıyorsun?

K: Muhteşem insanlarla buluştum müzik yoluyla. Birbirimizi tutuyoruz bence, sarılmışız.

C.G: Sektörde bir şeyi değiştirecek olsan bu ne olurdu?

K: Müziğin gerçek üreticilerinin emeklerini sömüren, heveslerini kıran, yeteneklerini sınırlayan bazı şahısların ve o şahısların yaydığı kirli, hırslı, iki kuruşluk his ve fikirlerin yok olmasını sağlardım.

 

Kalben: “Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim”

C.G: Yeni albümünde bulunan “Düşünürüm” adlı şarkını kliplendirdin, klip hakkında bilgi verebilir misin? 

K: Ali Kanıbelli’nin yönetmenliğinde, Arbil Tabur ve Cüneyt Ceylan’ı başrollerde izliyoruz. Oya Tekbulut sanat yönetmenimiz. Emre Ergün, Eda Vatan, Ahmet Toğrul, Saliha Çakmak da güzel ekibimiz. İlk kez kontrolü, yönü ve sonucu tamamen ekibe teslim edip çekilme şansına eriştim. Çok huzurluyum. Düşünürüm, birbirlerine iyi gelmeyi bilmeyen iki insanın hikayesini anlatıyor. Şarkıyla film iç içe geçtiler. Romanın sayfalarından fırladılar Arbil ve Cüneyt sanki. Yetenekli ve candan insanlarla çalışmak ne şans. Daha nicelerine.

C.G: Birden biz sevenlerine sürpriz yapıp “Eski Dünyanın Yangını” adlı kitapla karşımıza çıktın, geri dönüşleri beklediğin gibi oldu mu ve devam edecek misin kitap çıkartmaya? 

K: Bu, benim ilk romanım. Öyle çok sevgi ve yakınlık getirdi ki bana. Okuyan herkesle daha derin bir bağ kurmuş haldeyiz. Çocukluklarımızdan, ailevi yaralarımızdan, kalp kırıklarımızdan. Yazmak bana göre özgürleşmek. Yazmaya ölene dek devam etmek umudum.

C.G: Türkiye’de kadın olmak ne demek?

K: Özgürlük için, yaşamak için, var olmak ve üretmek için, eğitim almak ve çalışmak için, sevmek ve sevilmek için hep mücadele içinde olmak, mücadeleden tatile çıkacak koşulları yaratabilmek için daha da derin bir mücadele içinde olmak demek. 

 

Kalben: “Müzik yaptıkça hayal kurmayı da öğrendim”

Şimdi sana tek cümlelik 5 soru soracağım!

Kısa 5’te 5 Sorular! 

-Netflix mi, Disney Plus mı? 

Netflix

-Pembe mi, mor mu? 

Pembe

-Alaçatı mı, Bodrum mu?

Bodrum

-Twitter mi, Instagram mı?

Instagram

-Parfüm mü, ayakkabı mı? 

Ayakkabı