Menopoz dönemindeki kadının beslenmesi nasıl olmalı?

 

Genellikle 49 yaş sonrasında yaşamının doğal bir süreci olarak kadının doğurganlık yeteneğinin kaybolması menopoz olarak tanımlanmakta. Bu süreçte kadınlık hormonu olarak da bilinen ‘östrojen’ düzeyindeki azalma ile şişmanlık, kemiklerin zayıflaması ve erimesi, kalp-damar hastalıkları oluşabilmekte.

1. Öncelikle menopoza hazırlık...

Şişman kadınların daha erken bir yaşta menopoz dönemine girdiği bilinmekte. Bu da fazla kilonun üstüne kilo eklemekle sonuçlanabilir. Eğer ki 40’lı yaşlardaysanız ve fazla kilolarınızdan şikayetçiyseniz mutlaka bir uzman diyetisyen desteği almanızı tavsiye ederim.

2. Bu dönemde ideal vücut ağırlığı düzeyi oluşturulmalı ve korunmalı.

Bu dönemde olan kadınlarda her yıl ortalama 0,5 kg ağırlık artışının olduğu bilinmekte. Ve hormonal değişimden dolayı yağlanma özellikle karın bölgesinde toplanmakta. Maalesef karın bölgesinde yağlanma ise kalp-damar hastalıkları, insülin direnci, şeker hastalığı ile yakından ilişkili...

3. Kemik erimesinden korunmak için yeterli kalsiyum alınmalı.

Kadınlarda menopozu takiben oluşan östrojen yetersizliği, idrarla kalsiyum atımında artış, barsaklardan kalsiyumun etkili emilimindeki azalma, besinler ile yeterli kalsiyumun alınamaması kemik kaybının nedenlerindendir. Menopoz öncesi kemik yoğunluğu kaybı, yılda %0.3-0.5 iken, menopoz sonrası bu oran yılda %1-3 arasındadır. Menopoz sonrası kadınlarda osteoporoza (kemik erimesi) sıklıkla rastlanılmaktadır.

Bu nedenle kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Beslenmemizde kalsiyumun en iyi kaynakları süt ve süt türevleridir (yoğurt, kefir, ayran, peynir, çökelek vb). Yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de kalsiyumdan zengindir.

4. Yeterli kalsiyumun yanı sıra D vitamininin alınması kemik mineral kaybını azaltır, kemik sağlığının korunmasını sağlar.

Besinlerle günlük D vitamini gereksinmesi karşılanamadığından, güneş ışınlarından yeterince yararlanılmalıdır. Günlük 15-30 dakika güneşlenilmeli.

5. Lif alımı arttırılmalı.

Menopoz döneminde daha da yaygınlaşan kalp-damar hastalıkları, insülin direnci gibi hastalıklardan korunmada yeterli lif alımı önemli. Beslenmemizde en iyi lif kaynakları; kurubaklagiller (haftada en az 2-3 kez tüketilmeli), tam tahıllar, sebze ve meyvelerdir.

Sağlıklı günler dilerim,

Uzman Diyetisyen Sevde Kahraman

E-Mail: sevde.kh@gmail.com

İnstagram: http://www.instagram.com/dytsevdekahraman/

Facebook: http://www.facebook.com/diyetisyensevdekahraman/