Hayvanlarla büyüyen çocuklar

Hayvanlarla birlikte büyüyen çocukların duygusal ve sosyal gelişiminde birçok olumlu etkinin olduğunu duyuyoruz. Ebeveynler tarafından da en çok bu yönüyle ilgi çeken bir durum haline geldi fakat size zamanla alışan bir can olduğunu unutmadan sahiplenmek ve onları bir süre sonra yalnızlığa terk etmemek gerektiğinin bir kez daha altını çizmeden geçemeyeceğim. Çünkü bu durum duygusal olarak sahiplenen hayvana yapılan şiddettir; aynı zamanda çocukların gelişimi üzerinde istenmeyen etkiler yapabilir. Bir heves uğruna alınmayan ve hayvanlarla büyüyen çocukların kişisel gelişimlerinde ve iletişim becerilerinde ilerleyen süreçlerde olumlu etkiler gözlemleyebiliriz. Ergoterapistler olarak çocukların aktif, üretken, özgüvenli, hareketli, yaşlarının gerektirdiği becerileri bağımsız yerine getirebilmelerini önemsiyoruz. Bütün bu faaliyetler duyusal sistemin aktif hale gelmesiyle beyin gelişimini destekleyecek ve günlük yaşantıda çocukların birey ve bağımsız olduklarını daha çok hissetmelerine yardımcı olacağından belki de bu kadar çok önemsediğimiz bir durum...

Hayvanlar ile temas halinde olmak sandığımızdan çok daha fazlasını sağlıyor. "Bir çocuk neden bir hayvanla birlikte büyümeli" hakkında duyduğumuz çok değerli bilgiler mevcut fakat bu yazıda daha çok duymadıklarınızdan bahsedeceğiz.

Sevgili dostlarımız kedi ve köpek ile büyüyen bebeklerin bağışıklık sistemlerinin diğer çocuklara göre daha güçlü olduğunu biliyor musunuz ?

Özellikle siz değerli ebeveynleri çok kaygılandıran bir durum olduğunun farkındayım. Fakat Amerika’da yapılan bir araştırma bu kaygıların son bulması için önemli bir veri sunuyor. Ev tozları alınarak yapılan bu deneyde bazı evlerde kedi , bazı evlerde köpek ve bazı evlerde ise evcil hayvan bulunmuyordu. Sonuçlar analiz edildiğinde evcil hayvan olmayan evde çok daha az bakteri bulunduğu ortaya çıktı ve bu evde büyüyen bebeklerin çocukluk çağında bağışıklık sistemini kötü etkileyen astım gibi hastalıklara yakalanma olasılığının daha yüksek olduğu ortaya konuldu. Tam aksine köpeklerin ve köpekler kadar etkili olmasa da kedilerin bulunduğu evlerde bebek çok daha fazla bakteri çeşitliliğine maruz kaldığından ve bebek antikoru yeteri kadar üretebildiğinden vücut bu durumla başa çıkabilecek hale geliyor, astıma yakalanmaktan korunuyor. Böylece evcil hayvanların koruyucu olduğunu ve bu mikroplardan korunma sağladığını söylememiz mümkün oluyor. Türk toplumunda en çok korkulan nedene bilimsel bir açıklama ile artık bakabildiğimize inanıyorum. Öyleyse bir minik dostumuzu ailenizin üyesi yapma kararı aldığınızda neler olacağına bakalım.

Hayvanların duyusal gelişim için çok önemli olduğunu biliyor muydunuz?

Duyusal uyarılar dünyamızda neler olup bittiğini anlamamız, keşfetmemiz, deneyimlememiz ve öğrenmemiz için çok önemli, bunu biliyoruz. Duyusal bütünlüğün yoksa sen de yoksun aslında.

Her evcil hayvanın bebek/çocuk üzerinde önemli etkileri bulunur fakat başta kedi/köpek ile arkadaş olan birey , görsel olarak insandan farklı hareket edebilen bir canlıya tanık olacak. Mamasını isterken nasıl iletişim kurduğunu (miyavlama/havlama) işitecek. Ona dokunarak ne kadar yumuşak ve sıcak olduğunu hissedecek. Suyunu paylaşacak, mamasının bittiğini fark edip mama doldurarak kendine bir sorumluluk edinecek. Arkadaşıyla bağ kuran çocuk, onun ihtiyaçlarını anlayabilecek. Taklit edecek. Çoğu zaman ailece geçireceğiniz vakitlerin vazgeçilmezi olacak. Birlikte zıplayacak, koşacak ve atlayacaklar. En yakın arkadaşıyla hareket etmek ve yaramazlık yapmak o kadar hoşuna gidecek ki aslında tüm bunların sonunda çok güzel anılar kalacak. Tüm bu süreç gelişimin temelini oluşturduğundan psikolojik, zihinsel, fiziksel gelişimin de olumlu yönde temelinin atılması kaçınılmaz olacaktır.

Hayvanlarla büyüyen çocuklarda:

-Bağışıklık sistemi diğer çocuklara göre daha güçlü oluyor.

-Duyusal sistemin gelişimi artıyor.

-Kendine saygıları ve özgüvenleri artıyor.

-Sosyal becerileri olumlu yönde gelişiyor.

-Empati gelişimi destekleniyor.

-Aile ilişkileri güçleniyor.

-Sorumluluk duygusu gelişiyor.

Metnin sonlarına doğru gelirken "en şanslı olanlar köylerde büyüyen çocuklar" düşüncesini benimle paylaşıyorsanız; kesinlikle tuhaf değiliz. Çok haklıyız. Sınırlı bir alan olmadan, bütün bu keşif dönemini doğal yaşantıda yapabilme şansı olan çocuklar günümüzde çok az tanık olduklarımızdan, maalesef... Tavuğa kümeste yem vermek, ineğe ahırda saman vermek ya da sütünden faydalandığımızı anlatmak artık oyun kartlarında hayal ederek öğretilenler arasına girdi.

Ne üzücü değil mi?