Koronavirüs ve ağız gargarası

Covid-19 adı korona için "Co", virüs için "vi", hastalık için "d" ve oluşum yılı için 19 olarak dört bölümden oluşturulmuştur.  Son olarak bu yeni virüs, Uluslararası Virüs Taksonomi Komitesi (ICTV) tarafından “SARS-CoV-2”  ve virüsün neden olduğu hastalık COVID-19 olarak adlandırılmıştır.

Covid-19’in diğer Koronavirüs enfeksiyonları gibi solunum salgıları ile bulaştığı düşünülmektedir. Hasta kişilerden öksürük, hapşırık, gülme, konuşma sırasında çevreye saçılan virüs içeren solunum salgısı damlacıkları, sağlam kişilerin mukozalarına temas ederek bu kişilerin hastalanmasına neden olur. Corona virüsün en önemli bulaşma yollarından biri olan ağızın virüslere açık bir konak olmasının bir nebze de olsa önüne geçmek için her birey ağız ve diş sağlığına maksimum önemi göstermelidir.

Ağız ve diş hijyeni en az el hijyeni kadar önem teşkil etmektedir. Ağız gargarasının önemi her noktada vurgulanmalı,  vatandaşlar bireysel olarak uygulayabileceği kişisel bakımı arttırmalı ve devletin uygulayacağı karantina kurallarına bu süreçte uyum sağlanmalıdır. Sabah akşam  dişlerin tüm yüzeyi fırçalanmalı, ağız ve boğaz gargarası  rutinde sabah akşam  muhakkak yapılmalıdır.

Ağız gargaraları bir çok ülkede önemli bir hijyen kriteri olup gargara ile amaç virüs içeren damlacıkların ve oluşan aerosol içersinde ki virüs oranının azaltılması böylece çapraz enfeksiyon ve oral yol ile bulaş riskinin minimalize edilmesi hedeflenmektedir. SARS-CoV-2 enfeksiyonunda tükrük ve nasal mukozada ki viral titreler 107/mL üzerinde bulunmuş olup bu değerlerin düşürülmesi çapraz enfeksiyonu azaltmak için hedeflenmektedir.

Ağız gargaralarının, koronavirüs öncelikli olmak üzere  başka herhangi bir bakteri veya virüs  ile oluşmuş olan solunum yolu enfeksiyonunu engelleye yönelik kesin etkisi bilimsel olarak açıklanmamış olsa da  dezavantajları da değer teşkil etmeyecek kadar az olduğundan kullanımı önerilmektedir.

Piyasada mevcut olan alkol içerikli ağız gargaraları korona virüse karşı etkin değildir çünkü bunun sağlanabilmesi için yüksek alkol oranına ihtiyacınız vardır; çoğu durumda %60'ın üzerinde bir oran gerekmektedir. Povidon iyodin (PVP-I) diğer antiseptiklere kıyasla anti viral özelliği en iyi olan madde olup ve ağır akut solunum sendromu ve Ortadoğu solunum sendromu koronavirüslerine karşı  (SARS-CoV and MERS-CoV) yüksek derecede etkin virüsit olduğu in vitro ortamında  bilimsel olarak ortaya konmuştur. İn vivo virüsit etkinliği bilinmemekle beraber bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ortaya konmuş olup oral mikrobiyal florayı   3 saatten az olmamak koşuluyla olumlu olarak azaltmaktadır. Virüsit özelliği bulunan povidon iyodin içerikli gargaraların bu süreçte tercih edilmesi önerilmektedir.

Povidon iyodin içerikli gargaraların uzun süreli ve geniş yüzey üzerinde yapılan tedavide, manifest hipertiroid durum gösteren, özellikle dekompoze kalp yetersizliği olan hastalarda, hamile kadınlarda 3. aydan itibaren ve memedeki çocuklarda dikkatle kullanılması gerekmektedir. Ayrıca lokal irritasyon veya duyarlılık görüldüğü takdirde tedavi durdurulmalıdır.