Benci ol, bencil olma: Bencil kişiliklerin ortak özellikleri

Hayatın her alanında bencil insanlarla karşılaşabiliyoruz. Peki, bu karşılaşmalarda yüzde yüz haklı olduğunuzda bile kendinizi haksızmış gibi hissettiğiniz durumlar oluyor mu? Cevabınız evetse öncelikle bencil insanın kim olduğunu fark etmeniz gerekiyor. Çünkü kişilere yüklemiş olduğunuz pozitif anlamlar onların bencilliğini görmenize engel olabiliyor.

Son dönemlerde ben merkezli, yani “benci” olmak ile “bencil” olmak karıştırılıyor. Tabii ki hayatımızın merkezine kendimizi almalı, kendi varlığımızın farkına varmalıyız. Ancak bir başkasının varlığını ve merkez alanını da gözeterek benci olmak ile bencil olmak arasında hassas bir çizgi olduğu da unutmamalıyız. Bu arada karşımızdaki bencil insanları fark etmek için gösterdiğimiz çabayı zaman zaman kendimizin hangi alanlarda bencilleştiğimizi fark etmek için de göstermeliyiz.

Bencil insan kendi ihtiyaçlarının karşısındakinin ihtiyaçlarından daha önemli olduğuna inanır. Kendi doğrularının en doğru olduğunu, kendi üzüntüsünün en büyük üzüntü olduğunu, kendi yoğunluğunun en önemli yoğunluk olduğunu, kendi sorunlarının en büyük sorunlar olduğunu düşünür. Sanki dünya onun etrafında döner. Verme sırası kendine geldiğinde ve karşısındaki kişi bir beklenti içine girdiğinde ise hep sıkıntılı bir durum yaşıyordur. Bir sebepten dolayı hep haklıdır. Siz beklemekle, ummakla ona ayıp etmişsinizdir. Onu anlamamışsınızdır. O önemli sorunlar yaşarken üstüne bir de siz bir şeyler bekliyormuşsunuz gibi bir atmosfer oluşur. Kendinizi izah etmeye çalıştıkça çıkmaza girdiğinizi, yine incindiğinizi ve yüzde yüz haklıyken manipülasyona uğradığınızı hemen fark etmezsiniz. Kişiyle ne kadar yakınsanız zihniniz onu size o kadar pozitif şekilde yansıtacaktır. Kendinizi “Haklı galiba, yaşadığı süreç bitsin, o zaman konuşurum” derken bulacaksınızdır. “İşleri yoluna girsin düzelir”, “Sağlığı kötü, ondan öyle”, “Okulda sorunları var, o yüzden böyle”, “Yöneticisine canı sıkkın, kesin ondandır”, “Borçlarından dolayı streslidir”, “Çocuklarına yetişemiyordur, ondan gerilmiştir”, “Yeni taşınmıştı, ortamı farklıdır”, “Kötü rüya görmüştür”, “Yolda kazı çalışması vardır”… Bu örnekler sonsuz sayıda devam edebilir. Siz onu anlamak için neden aradıkça zihniniz bunu size verir. Tıpkı onun zihninin kendisine hep haklı olduğunu düşündüren gerekçeleri bulması gibi...

İlk başta tolere ederken bir süre sonra zorlandığınızı fark edersiniz. Tepki verdikçe haksız duruma düştüğünüz için çareyi uzaklaşmakta ararsınız. Bu sefer de karşı atak gelir ve sizin arzuladığınız, iltifat, jest ya da hayatınızı kolaylaştıracak herhangi bir şey yapar. Ev temizliğine yardım, güzel bir masa hazırlamak, sevdiğiniz mekâna ya da etkinliğe gitme teklifi... Bu durum karşısında tekrar kendinizden şüphe edersiniz. Ne kadar kibar olduğunu, sizi düşündüğünü, ona haksızlık ettiğinizi düşünürsünüz. Burada size bir ipucu vereyim. Manipülatör kişiler harika başlangıçlar yapabilirler, ancak aynı şekilde sürdüremezler. Sizden pozitif sinyal alınca ve eski yakınlığı fark edince yine başa dönmeleri muhtemeldir.

Bencil kişilerin ortak özellikleri:

-Cümlelerinin içinde “bence”, “benim”, “kendim”, “bana göre” gibi kalıpları sıklıkla duyabilirsiniz.

-Konuşurken kendinizi ne kadar anlatmak isterseniz isteyin, ne kadar açıklarsanız açıklayın sizi duymuyor gibi hissedersiniz.

-Gerçekçi olmayan samimiyet kurarlar. İşleri düştüğü zaman müsait olma, ekstra güler yüz, yardımseverlik, abartılı nezaket gibi davranışlarda bulunurlar. Bununla birlikte daha önce onunla paylaşmak istediğiniz bir konuyu “Boş ver, takma” şeklinde geçiştirmişken size ihtiyaç duyduklarında o konu hakkında size pozitif yaklaşıyormuş, hak veriyormuş ya da nasıl bir durum içinde olduğunuzla ilgileniyormuş gibi davranabilirler. Artık gündem olmayışından dolayı şaşırıp o konu hakkında konuşmak ile konuşmamak arasında kalırsınız. Bencil insan “dünün güneşiyle bugünün çamaşırlarını kurutmaya çalışabilir.” Siz ihtiyaç halindeyken vermediği sıcaklığı kendi dilediği zaman size ikram edebilir.

-Her zaman o haklıdır. Kesinlikle hatalı olmaz. Hatalıymış da özür dileyecekmiş gibi söze girse dahi cümlesine “ama” ile devam edip kendini öyle bir savunur ki siz “Ben nasıl bir insanmışım yahu!” dersiniz. Böyle durumlarda şu aklınıza gelsin, siz onun için daima verici, uygun, mazeret sunmayan oldunuz, onun ileri sürdüğü gerekçelerden çok daha fazlası sizde varken bile onun gibi yapmadınız, onu hep anlamaya çalıştınız. Kendinizden şüphe etmemeye çalışmanız, kendinizi net bir şekilde ifade edip sınırlarınızı çizmeniz çok önemli.

-Duygusal olarak sıkıştıklarında sizin empatik yanınızdan beslenerek “Ben de böyleyim işte” modunda giriş yaparlar.

-Bencil insanlar hesap yapmayı bilirler, insan ilişkileri kazan-kazan modellidir. Bu sebeple sizi kıracak hassas noktalarınızı cebinde biriktirir ve ola ki haklı olduğunuz bir konu olursa size servis eder.

-Kendisine onun davrandığı gibi davranılmasına müsaade etmez. Sizin mazeretleriniz ona gerçekçi gelmez. Sizin uygun olmayışınızı samimi bulmaz. Sizin onun duygusal transferine izin vermemeniz, ona kendini pozitif hissettirmemeniz hiçbir şekilde açıklanamaz. Ve sürpriz, artık onun gözünde en kötü insan sizsinizdir. Siz şaşkınlıkla belki de hayatınızda hiç üzülmediğiniz kadar üzülürken o hâlâ nasıl haklı olduğunu anlatıyordur. Onun size karşı olan davranışlarını aynalayamazsınız da. O yapınca normalken siz yapınca art niyetli olduğunuzu düşünür.

Sizin de bir hayatınızın olduğunu, sizin de gündemlerinizin, yoğunluğunuzun olduğunu, sizin de imtihanlarınızın, hayallerinizin olduğunu, sizin de beklentilerinizin olduğunu bencil insanlar unutsa da siz unutmayın.

Arta kalan zamanlarınızı değerlendirmek adına sıkıştırılmış bir ilişki ya da iletişim yaşamanız yerine, değer listenizde özenle zaman ayrılmış olmasını seçmenizi dilerim.

Sevgi KELEŞ

Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni - Yazar