Yaşam akışınızla çatışmaya son vermek

Size de geriye dönüp baktığınızda sanki yaşamınızda koşuyorsunuz gibi geldiği oluyor mu? Ya da sanki akıntının tersine kürek çekiyorsunuz gibi... Bu tarz düşünceler yaşam akışında çaba enerjisi fazla olan kişilerde daha fazla olabilir.

Yaşamınızda çabalayarak, zorlukları aşarak ilerleme enerjiniz var ise maalesef yaşam da sizin enerjinize cevap veriyor. Yani tam olarak ne telaffuz edip istediğinize değil etrafa yaydığınız frekansa göre cevap alıyorsunuz.

Yaşam kendi içinde belli bir akışla devam eder. Her durumun muhakkak bir nedeni vardır. Evrensel denge de tesadüf üzerine kurulu değildir. Her ne oluyorsa bütünün ve bizim hayrımıza olması gerektiği gibi oluyor. Biz insanlar arzuladığımız şeyler hemen olsun isteyebiliriz ve bunun için çevremizi, kendimizi yorabiliriz. Halbuki hayat akışımız kendi planı dahilinde akar. Biz bu planda seçimler yaparak yolculuğumuza devam ederken ana hatları ile plan ilahi düzende bellidir. Pozitif enerjimizle seçim yapmak, olması için gayrette olmak olağandır. Olağan dışı olan bizi yaşam akışımızla çatışmaya sokan ise ısrarla olmayan bir şeye karşı aşırı çaba içinde olmak, tüm odağımızı oraya vermek ve yaşamın diğer güzelliklerini kaçırmaktır.

Çaba enerjisinde kaldıkça eterik bedenimiz ve zihnimiz olması gereken frekansımızın zoru aşmak ve çok çabalamanın olduğunu kanaatine varabilir. Böylece yaşamımızda her durumda daha fazla yorularak, koşturarak ilerleyebiliriz. Oysa yaşamla bir olunduğunda kovalanacak hiçbir şeyin olmadığını, size ait olan her şeyin size kolaylıkla geldiğini görürsünüz. Nasibiniz siz nerde olursanız olun, şartlar ne olursa olsun gelir sizi bulur.

Peki yaşamla bir nasıl olunur? Yaşam akışınızla çatışmadan birlik içinde nasıl ilerlersiniz?

Gelecek endişesine tüm odağınızı vermek yerine elinizden geleni yaptıktan sonra şu andan da keyif alabilirsiniz. Gelecek için koştururken şimdiyi kaçırmamaktır akışa uyum sağlamak.

Her ne yaşandıysa, tüm olumsuzlukların ve kötü giden her şeyin bir gün biteceğini evrenin denge içinde olduğunu hatırlamaktır yaşam akışıyla bir olmak. Gökyüzündeki buluta uzun uzun bakmakta, toprakta yalın ayak yürümekte saklıdır, yaşamın akışı.

Sadece uyumak için değil bazen de içe dönmek için kapatmaktır gözleri, sadece kendini dinleyip, bir başkasından beklemeden kendini sevebilmekte gizlidir yaşamın akışı.

Kolay olmayabilir akışa uyum sağlamak. Durmadan konuşan zihninize dur demek, her şey geçer gider, bir ben kalırım bir de bana ait olanlar demek. Bazen de başkası ne der diye çekinebilirsiniz. Oysa bu; sizin yaşamınız ve uyum sağlamaya çalıştığınız ise sizin yaşam akışınızdır. Siz kendinizle çatışırken zorluk, çaba enerjisini deneyimlerken de dışarıdaki kişilerin size karşı bir bakış açısı vardı, şimdi de olacak o yüzden bırakın bir başkasını. Siz size odaklanın.

Aklını mantığını dinlediğin kadar ruhunu da dinlemekte saklıdır yaşamın akış uyumu.

Kelebeklere bakıp her birinin birbirinden farklı olduğunu fark etmekte gizlidir. Dikkatli baktıkça görürsünüz her biri benzersizdir. Tıpkı sizin gibi, kendi farklılığınızı ve sizde olan mucizeyi keşfetmektir yaşamın akışı.

Arzuladığınız bir şey olmadığında o zaman başka hangi güzelliği yaşamıma çekebilirim? diye düşünüp evrenin ve ilahi düzenin sizin için en muhteşem olanı hazırladığından emin olmaktadır yaşamla uyum.

Çevrenizde olup bitene durup bir bakmak gerekir bazen, insan sanki durursa hayat kaçıp gidecek sanır ve koca ömrünü zamana yetişmek ya da mutluluğu yakalamak için geçirir. Şimdiye kadar ne seçtiyseniz seçtiniz belki yoruldunuz, belki hevesiniz kaçtı, belki baştan başlamak zor olur dediniz. Her ne olduysa oldu ve bitti öyle olması gerekmiş ve öyle olmuş. Şimdiye bakarak yeni seçimler yapma zamanı. Hayatımı kolaylıkla yaşamayı seçiyorum deme zamanı. Yaşam akışımla uyum içindeyim deme zamanı. Kendinize ve hayatınıza direnç oluşturmak yerine onu kucaklamak zamanı.

Hayatı kovalamayı ve yenmek için çabalamayı bırakıp, yaşamdan keyif alarak onu dolu dolu yaşamanızı dilerim.

Yazar Sevgi Keleş