Nörolojik hastalıkların tanısında beyin check-up'ının önemi

Bu sözü son günlerde sık sık duyuyoruz. Birçok insan beyin sağlığını test ettirmek, ileride bir hastalığa yakalanma riskini öğrenmek için bize geliyor. Belirli ve ciddi bir rahatsızlığı olmayan hastalarda risk faktörleri varlığında erken tanı için çeşitli tetkik ve muayeneler yapılabilir. Bu yolla bunama, beyin damar hastalıkları gibi bazı tehlikeli sonuçları olan hastalıklar erken dönemde teşhis edilebilir. Bu tetkiklerin tamamına beyin check-up diyoruz.  

Alzheimer sinsi bir hastalık 

Bunama-demans’ı yani en sık görülen şekli ve bilinen ismiyle Alzheimer hastalığını ele aldığımızda bu hastalığın çok sinsi başladığını söyleyebiliriz. İlk belirtileri, “O kadar unutkanlık herkeste olur” gibi telkinlerle geçiştirilebiliyor. Hastalık ciddi unutkanlık olarak kendini gösterdiğinde ise beyin ileri düzeyde küçülmüş ve belirtiler geri döndürülemez bir hale gelmiş oluyor. Bu ilerlemiş evre tedavi için maalesef geç olabiliyor. 

Özellikle basit unutkanlıklar yaşayan, ailesinde bunama olan bireylerin Alzheimer hastalığı açıcından düzenli değerlendirilmeleri gerekiyor. Ailesinde birden fazla bireyde unutkanlık olan bireylerde özellikle erken tanı amacıyla nöropsikolojik testler yapılabilir. Nöropsikolojik testler uzman bir psikolog tarafından uygulanan ayrıntılı bilişsel beceri testleridir. Bu testler bunamanın erkek dönem bulgularını hastanın yaşamında belirgin bir bozulma olmadan yakalayabilir. Beyin işlevlerini ayrıntılı gösteren bir diğer tetkik de elektroensefalografi yani EEG tetkikidir. EEG beynin elektriksel aktivitesini kaydeder ve bu elektriksel aktivite beyin aktivitesini haritalamak amacıyla kullanılabilir. Elektriksel beyin haritalaması özellikle bunama hastalığında erken tanı amacıyla kullanılabilmektedir. 

Nörolojik hastalıkların tanısında beyin check-upının önemi

Erken teşhis ile hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor 

Beyin damarları söz konusu olduğunda da bazen büyük inmeler şeklinde değil ancak beyinde sessiz küçük damar tıkanıklıkları şeklinde ilerleyici bir hastalık oluşabiliyor. Özellikle şeker ve tansiyon hastaları, koroner damarlarda tıkanıklığı olan hastalar ve sigara içenlerin ilerleyici damar tıkanıkları açısından risk altında olduklarını söyleyebiliriz. Bu küçük damar hastalığı dediğimiz durum ilerlemesi halinde bilişsel bozukluk, unutkanlık ve yürüyüş-denge problemlerine neden olabiliyor.

Erken teşhis edilirse risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasıyla hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Şeker, tansiyon ve sigara kullanımı gibi risk faktörleri olan hastalarda beyin manyetik rezonans yöntemi ile damar tıkanıklıkları erken dönemde görülebiliyor. Ayrıca beyni besleyen şah damarı gibi büyük arterlerde tıkanmalar da ilerde büyük inmelere neden olabiliyor. Bu tıkanıklık ve daralmaları doppler denilen kan akımını ökçen bir tetkik yardımıyla tespit edilebiliriz.

B12 ve D vitamini beyin sağlığı açısından önem taşıyor

Beyin sağlığını ilgilendiren bir diğer durum da hormonlar, beslenme ve vitamin eksiklikleridir. Yapılan çalışmalar B12, folik asit ve D vitamininin beyin sağlığı açısından önemli olduğunu gösteriyor. Ayrıca tiroid hormonu eksiklikleri ve fazlalıkları da zihinsel fonksiyonlarda yavaşlamaya sebep olabiliyor. Bu nedenlerle, beyin sağlığını test etmek istediğimiz durumlarda kanda vitamin seviyeleri, kan sayımı ve tiroid hormonlarının seviyelerini de sıklıkla da görmek istiyoruz.

Görüldüğü gibi beyin check-up kapsamında birçok testi planlama dahiline alabiliriz. Ancak her kişi için ideal tarama testlerini o kişinin yaşı ve risk faktörlerine göre belirlemek durumundayız. Örneğin Alzheimer riski bulunan veya beyin damar hastalığı riski bulunan bireylerde istenecek tarama testleri birbirinden faklı olacaktır.