Delirmeyin lütfen!

Bu yazıyı "ameliyatının üzerinden daha 1 hafta geçmeden 'orası şiş, burasında morarma var...' gibi şikayetlerde bulunan" ve "ameliyatının üzerinden 3 ay geçmiş, revizyon gerektiren bir sorunu olan, revizyon için 6. ayı beklemesi gereken, ama bekleyemeyen hastalar(ım)" için yazıyorum.

Son zamanlarda o kadar çok revizyon vakası başvuruyor ki anlatamam. Bunun bir sebebi olmalı. Instagram'a bakarsanız her cerrah mükemmel ameliyatlar yapıyor, hastalar musmutlu. Yahu o zaman ortalıkta dolaşan bu revizyon hastaları nereden çıkıyor? Ben size söyleyeyim... Yine Instagram'dan. Hastalara soruyoruz, cerrahlarını nereden bulduklarını. Cevap: "Instagram'dan. Bir çok hastasının fotoğrafını paylaşmıştı."

Lütfen, ameliyat olmayı düşündüğünüz konuyu iyice araştırın. Konusunda tecrübeli, yetkin cerrahları arayın bulun. Gerçekte nasıl oluyor biliyor musunuz? Hastalar Instagram'da, Google reklamlarında gördükleri doktorlara balıklama atlıyor, sorun yaşayınca, işte ancak o zaman doğru dürüst araştırıyor. Revizyon için başvurduğu doktora da "Sizden haberim yoktu, Instagram'da, Google'da görünmüyorsunuz" diyor. Cerrahın yetkinliği bir yana, ameliyatın risklerini bile araştırmadan ameliyat oluyorlar. Sonra sorun yaşayınca, işte gerçek araştırmayı o zaman yapıyorlar. Ne demek istiyorum? Önce iyice ARAŞTIRIN, BİLGİLENİN... Yazının ilk kısmının ana fikri bu. ÖNCE İYİCE ARAŞTIRIN, BİLGİLENİN. SADECE INSTAGRAM'DAKİ FOTOĞRAFLARA BAKMAK ARAŞTIRMA DEĞİLDİR! Sorun yaşadıktan sonra yapacağınız araştırmayı, sorun yaşamadan yapın.

CERRAHI BELİRLERKEN DOĞRU DÜZGÜN BİR ARAŞTIRMA YAPIN!

Bu arada evet, benim de revizyon gerektiren hastalarım oluyor. Ben Instagram'da gördüğünüz, her gün bir sürü ameliyatı olan, her ameliyatı mükemmel sonuçlanan, hep yüzü gülen (ben o kadar şeker değilim), hastaları mutluluktan uçan doktorlardan değilim. Böyle süper başarılı doktorlar, böyle hep mutlu hastalar nerede yaşıyor bilmiyorum ama benim yaşadığım dünyada işler böyle peri masalı gibi yürümüyor. Ameliyat yapıyorum, ameliyat ettiğim yerde ödem oluyor, dikişlerin iyileşmesi bir süre alıyor. Sadece dikişlerin kaynaması yetmez, o bölgedeki ödemin geçmesi, dikiş yerlerindeki iyileşmeye bağlı sertliklerin yumuşaması gerekiyor; bunlar da aylar alıyor. Hatta bazen komplikasyon oluyor ve ileride revizyon yapmam gerekiyor ve bir sır vereyim: "Revizyon yapmak için de bir süre geçmesi gerekiyor. En az 6 ay." Öyle şıp diye hemen revizyon yapılmaz. Instagram'daki doktorları gıpta ile takip ediyorum. Sıfır komplikasyon, sıfır revizyon... Full memnun hasta. İnanılmaz!

Hastalar genellikle 3 şey istiyor:

1- Ameliyat mümkün olduğunca ucuza olsun

2- Ameliyatın sonucu hemen, ama hemen alınsın. Mümkünse ilk haftanın sonunda sonucu hemen görelim.

3- Ameliyatın sonucu kalıcı olsun, hayat boyu öyle kalsın.

Yüzde yüz garantili memnuniyet!

Instagram dünyasını bilmiyorum. Ben orada yaşamıyorum. Benim yaşadığım dünyada ameliyatların bir maliyeti, iyileşme süreci ve komplikasyon ihtimalleri var. Hastalar "Şu, şu, şu ameliyatı istiyorum. Yapılmışken şu da yapılsın, bu da yapılsın." diyor. Maliyetten önce, bir kere bu ameliyatların hepsinin aynı seansta yapılıp yapılamayacağı belli değil. Geçenlerde bir hastam bana "Bir dizi ameliyat" diye bir mail atmış. Bir sürü isteği var. Uzuun uzuun yazmış. Mailin sonuna doğru kalp sorunlarından bahsetmiş, falan yılda by-pass ameliyatı geçirdiğini yazmış. Bir kere, bu hastanın istediği ameliyatların hepsinin tek seansta yapılamayacağı belli. Kalp doktorundan şu, şu ameliyatlar için "ameliyat olabilir" diye yazı getirmeli. Diğer yandan saydığı ameliyatların maliyetini çıkardığınızda "Oha!" diyorlar genelde (bu hasta özelinde demiyorum, genel olarak maliyet ve sağlık durumu düşünülmeden ameliyatlar sıra sıra isteniyor diyorum). İtibardan bile tasarruf olur ama sağlıktan, ameliyatınız için gereken sağlık giderlerinden tasarruf olmaz. Önce bu ameliyatlar için sağlık durumunuz uygun mu, sonra bütçeniz yeterli mi, bir düşünün lütfen!

DÜŞÜNÜN!

Ameliyatın hemen sonucunun alınmasına gelince... İşte benim en çok sıkıntı çektiğim konu bu. Hastalar hemen sonuç istiyor. Bu konuda rekor 2 gün ile benim bir hastamda. Ameliyattan sonra 2. gün. Daha pansuman açılmamış, bana mesaj atmış "Şurası mor, burası şiş, neden?" diye. Ben de cevap yazdım: "Pansumanı mı açtınız? Pansuman duruyorsa nereden gördünüz şiş, mor olduğunu? Len daha 2 gün oldu!" diye. Pansumanını henüz açmamış hastam, ama x-ışınlı gözleri ile pansumanın altındaki şişlikleri görmüş, ondan bahsediyor. Galiba bazı hastalarım Kriptonlu, Süpermen'in akrabası.

Ameliyattan 2 gün sonra şuramda buramda ağrı var diyen de oluyor. Ben de "Ameliyat oldunuz, ondan olabilir" diyorum. Yazdığım reçetede ağrı kesici var, o yüzden yazdım diyorum. İlaçlarınızı kullanınız diyorum. Enfeksiyon olabilir mi? Olamaz! Ameliyattan 2 gün sonra enfeksiyon olmaz. Yara mikrop kapmış olsa bile mikropların üremesi için bir kaç gün geçmesi gerekir. Bu süre de 2 günden fazladır.

Uzaktaki hastalarla Whatsapp üzerinden haberleşiyoruz. Bana bir sorunuz olursa mutlaka fotoğraf atın diyorum. Maalesef hastaların büyük çoğunluğu uzuun uzuun tarifler yazıyor. Bir fotoğraf göndermeyi akıl edemiyor. Aslında herkese söylüyorum bunu; mutlaka fotoğraf atın diyorum. Ama fotoğraf atmayı akıl edemiyor çoğu.

Yanlış anlaşılmasın. Hastalar, doktorunu aramasın demiyorum. Bir sorununuz olduğunda tabii ki doktorunuzu aramalısınız. Eskiden beri yazarım; ameliyat olmadan mutlaka doktorunuzun cep telefonunu alın diye. En ufak bir sorununuz olduğunda cerrahınızı aramalısınız. Burada sorun, hiç düşünmeden, tamamen gereksiz yere doktorun aranması. Gereksiz derken şunu kastediyorum; ameliyatın üzerinden 3-4 gün geçmişken o bölgede morluk ve şişlik olması normaldir. Hastalar maalesef daha pansuman yeni açılmış, ameliyat olalı daha 1 hafta geçmemişken tamamen iyileşmeyi bekliyor. Yok böyle bir şey.

Bir de ameliyat sonucunun kalıcılığı var. Arkadaşlar, insan sabit, hiç değişmeyen bir varlık değil. Mesela kadın hastalar sıklıkla şunu soruyor, "Meme protezi ile meme büyütme yapılınca implantların ağırlığı ile memelerde sarkma olur mu?" Ben de diyorum ki "Meme büyütme ameliyatı olmasanız da büyük ihtimal yaşınız ilerledikçe memelerde sarkma olacak; bunun implantlarla alakası yok". Meme protezleri o kadar ağır değildir. Memelerde sarkma geçen yılların etkisi ve yer çekiminin etkisi ile olur. Tabiri caizse "nüfus cüzdanı eskir", bu yüzden bir kaçı hariç genelde ameliyatların sonucu hayat boyu aynı kalmaz. Sonucu hayat boyu aynı kalan ameliyatlara örnek vereyim; bademciklerin alınması (tekrar bademcik oluşmaz), şeker ya da damar hastalıkları sebebi ile bacakların kesilmesi (kesilen bacakların yeniden uzadığı görülmemiştir).

Lütfen biraz DÜŞÜNÜN diyorum. AMELİYATTAN ÖNCE ARAŞTIRMAdan bahsettik, DÜŞÜNMEKten bahsettik. Şimdi gelelim işin "SABIR" kısmına...

Benim ameliyatlarım maalesef hemen ertesi gün iyileşip şıp diye son halini almıyor. Bir "İYİLEŞME SÜRECİ" gerekiyor. Bu dönemde de "SABIRLI" olmanız gerekiyor. "Öğle arasında 15 dakikada ameliyat!", "Hemen o gün akşam partiye gidebilirsiniz" gibi saçma vaatlere kanmayın (DÜŞÜNÜN BİRAZ). Ameliyattan sonra sizi iyileşme dönemi bekliyor.  Ameliyatın bazı çok belirgin etkileri 1-2, bazen de 3 haftada geçer. Ameliyattan sonra ilk aşamada oluşan ödem, kızarıklık, dikişler vs. Ama hastalar daha dikişler duruyorken orası şiş, burası asimetrik diye arıyor. Şişliklerden, asimetrilerden, dikişlerin izlerinden bahsetmek için henüz çok erkendir. Hazır dikiş demişken "iz" meselesine de değineyim. İz dediğiniz şey, dikiş atılan yerdeki iyileşmenin artığıdır. Yani önce dikiş hattı iyileşecek, iyileşme tamamlanırken geride bir artık bırakacak; işte buna "iz" diyoruz. Bir dikiş hattının ize dönüşmesi en az 6 ay, hatta 1-2 sene alır. Bu yüzden ameliyatınızdan 2 hafta sonra "iz çok kötü" falan diye sızlanmayın. Henüz ortada iz yok çünkü, dikiş hattı var. Ödem de ayrı bir sorun.. Hasta gece sağa dönük yatıyor, ödem sıvısı sağ tarafta birikiyor. Sabah kalkınca "Eyvah! Ameliyat yeri asimetrik" diye panikliyor hasta. Hele penis vakaları tam film. Penis dediğiniz zaten 10-12 santimlik bir doku. Hasta, ameliyatının üzerinden daha 2 hafta geçmiş, bana "yağ enjeksiyonu asimetrik olmuş" diyor. Sanırsınız 3 metrelik bir yere ameliyat yaptık da bazı bölgeler gözümüzden kaçtı. Yahu olabilir mi böyle bir şey? 10-12 santimlik bir dokunun neresine yağ enjekte etmeyi "unutayım, gözümden kaçsın?" Ödem birikimi hastaları yanıltıyor, anlatana kadar canımız çıkıyor.

Penis büyütme ameliyatlarında bir de şu durum var: Her ameliyattan sonra ameliyat edilen yer yüksekte tutulur (ödem, şişlikler az olsun diye). Mesela hasta elinden ameliyat olmuşsa eli yüksekte tutulur, boynuna asılır. Hasta yüzünden bir ameliyat geçirmişse hafif oturur gibi yatırılır ki yüzü yüksekte olsun, ödem az olsun. Ayağından ameliyat edilen bir hastanın ayağı tabure üzerine konur ki yüksekte dursun, ödemi az olsun. Yahu penisi ameliyat edince ne yapalım? Penisin yüksekte olması için hastanın amuda kalkması lazım! Mümkün değil. Yani penis ameliyatlarından sonra peniste ödem olur. Hastaları da anlıyorum, penisini şiş görünce panik oluyorlar (önemli organ!). Durumu açıklıyorum ama bazısına anlatmak çok zor oluyor.

Ameliyattan sonra bir iyileşme dönemi olacak, tamam, ama ya bir de revizyon gerektiren bir komplikasyon olursa! İşte bu yüzden "hiç bir ameliyat için garanti verilemez". Yaşadığımız bu hayatta "komplikasyon" diye bir olgu var ve komplikasyonun olduğu yerde "garanti"den bahsedilemez. Ameliyattan sonra işler yolunda gitmeyebilir ve oluşan pürüzleri düzeltmek için bir revizyon ameliyatı gerekebilir. Maalesef revizyon ameliyatları da öyle hemen yapılamaz. Ameliyat bölgesinde iyileşmenin tamamlanması gerekir. Dokular iyileşirken o bölge sertleşir, bir enflamasyon oluşur. Bu sertleşme, aynı bölgeye kısa sürede tekrar müdahale edilmesini zorlaştırır. Revizyonu hemen yapmaya kalkışırsanız istenen sonuç alınamaz, hatta dikişler bile tutmayabilir. Bu yüzden iyileşmenin bitmesi, dokulardaki sertleşmenin yumuşaması gerekir. Bu da (sıkı durun) en az 6 ay kadar bir süre demektir. Yani ilk ameliyattan sonra en az 6 ay geçmeli ki revizyon yapılabilsin. Aslında 6 ay geçmesinden daha önemlisi ameliyat bölgesinin yumuşamış olmasıdır. Ameliyattan sonra 6 ay geçmiş ama ameliyat bölgesi hala sert ise daha fazla beklenmelidir. En önemli kriter, ameliyat bölgesinin yumuşamasıdır. Revizyon ameliyatı olması gereken bazı hastalar maalesef bu süre içinde delirirler. DELİRMEYİN! Bu geçen süre, revizyon ameliyatından istenen sonucun alınması için şarttır. Daha önce revizyon yapılması, revizyonda istenen düzeltmenin yapılamamasına yol açar. Bu yüzden DELİRMEYİN ve DOKTORUNUZA, REVİZYON AMELİYATINI HEMEN YAPMASI İÇİN BASKI YAPMAYIN..

Yazı biraz dağınık oldu, farkındayım, ama herhalde demek istediklerimi anlatabildim.

En iyisi size bir de eğlenceli bir bonus anımı anlatayım ve yazıyı burada bitireyim.

Bu anlatacağım olay tamamen gerçektir. Hiç bir abartma yoktur. Yazıda bahsettiğim hocamız da şahittir..

Uzak bir şehirde çalışan bir hocamız, sağ olsun bana daha önce ameliyat ettiği bir hipospadias vakasını yönlendirmiş. Hasta hipospadias hastası, yani doğuştan idrar deliği penisin altı yüzüne açılan bir hasta. Ameliyat olmuş ve idrar deliği olması gereken yere, penisin ucuna getirilmiş. Bu hasta şimdi artık büyümüş ve penis büyütme ameliyatı istiyormuş. Hocamız da hastayı bana göndermiş. Beni aradı ve hasta hakkında bilgi verdi. Hasta o hafta muayeneye gelmedi. Bir kaç gün sonra hocamız aradı ve "Oytuncuğum, hastayı görmüşsün, ne düşünüyorsun, ameliyattan fayda görür mü?" diye sordu. Ben de "Abi, o hasta bana gelmedi. Hiç hatırlamıyorum" dedim. Bana "Hasta sana gelmiş. Ben telefon açıp konuştum. Muayene etmişsin" dedi. Hayda! Vallahi hiç hatırlamıyorum. Bunadım mı acaba? Bu abimizi çok severim. Gönderdiği hastayı görmüş olsam kesin hatırlarım; ama ısrarla sen hastayı görüp muayene etmişsin diyor. Yemin ediyorum "Alzheimer oldum galiba" diye içimden geçirdim. "Abi, ben hasta ile bir görüşüp size döneyim. Vallahi hastayı hiç hatırlayamadım" dedim. Hastayı aradım. Telefonu babası açtı. Bana ne zaman geldiniz, sizi muayene ettim mi gerçekten diye sordum. Aldığım cevap şu (yemin ederim doğru): "Hocam biz İstanbul'a geldik. Elimizdeki muayenehane adresine gittik. Doktor Oytun beyle görüşmek istediğimizi söyledik. Bizi içeri aldılar, doktorla görüştürdüler, muayene olduk. Hocamız yapılabileceklerden bahsetti. Oradan çıktıktan sonra fark ettik ki başka bir doktora gitmişiz. İstanbul'a gelirken bir kaç doktorun adını adresini almıştık, başka bir doktora görünmüşüz." Nasıl ama! Hasta daha kime gittiğinin farkında değil. Daha sonra da hastayı bana gönderen hocamızı arayıp "biz muayene olduk" demişler ama utandıklarından yanlış doktora gittiklerini söylememişler. İşin ilginç tarafı gittikleri muayenehanede de kimse durumu bozuntuya vermemiş. Hasta beni sormasına rağmen "Tamam, burası" deyip hastayı doktorun odasına muayeneye almışlar. Herhalde meslek hayatımın en acayip anılarından biridir bu. Hastayı bana gönderen abimizi aradım, durumu anlattım, inanamadı. Gerçekten çok acayip bir durum.

 

Lütfen biraz bilinçli olun, uyanık olun!

Instagram'daki pasparlak reklamlara kanmayın!

Instagram'daki hasta fotoğraflarına bakmak araştırmak değildir.

Ameliyatı ve cerrahları adam gibi araştırın!

Ameliyat olacağınız cerrahın size ameliyat hakkında (özellikle olası komplikasyonlar hakkında) doğru ve eksiksiz bilgi verdiğinden emin olun.

Cerrahın o konuda tecrübeli olduğuna emin olun.

Ameliyat günü cesaretli olun. Korkunuz varsa, bu ancak kafanızda cevap bulamadığınız sorular olduğundandır. Cerrahınız tüm sorularınıza yeterli cevap vermelidir.

Ameliyattan sonra sabırlı olun. İyileşme süresi öyle bir kaç günlük bir süreç değildir. En az 6 ay alır. Mesela burun estetiğinde bu süre en az 1 yıldır.

Her ameliyatta komplikasyon ihtimali vardır. Bu yüzden doktorunuzdan "garanti" istemeyin. Maalesef hastalara tıpta garanti olamayacağını söylesek de hastalar gözümüzün içine baka baka yalan söylememizi bekliyor. Garanti lafını alamazsa "Bir sorun çıkmaz değil mi?" diyerek garantiyi dolaylı yollardan almaya çalışıyor. AMELİYATINIZDA SORUN ÇIKABİLİR! BURADA ÖNEMLİ OLAN BİR KOMPLİKASYON OLUŞURSA CERRAHINIZIN BUNA MÜDAHALE EDEBİLMESİDİR. GEREKLİ REVİZYONU YAPABİLMESİDİR.

Gerçekçi olun ve yukarıda yazdıklarımı unutmayın.

Bundan sonraki yazımın başlığı "Tersine evrim" olacak. Şu anda nasıl oluyor da neanderthal insanlardan daha ilkel bir hale geldik, medeniyette uzay çağına geldik zannederken, nasıl oldu da geriye doğru evrimleştik, daha da ilkelleştik onu anlatacağım. Hem de kanıtlarıyla.

Yazımı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler..

Op. Dr. Oytun İdil
oytunmd@gmail.com
www.peniscerrahisi.com