Yüz estetiğinde dolguların yeri

Yaşın ilerlemesiyle birlikte yüzdeki yumuşak dokularda hacim kaybı meydana gelir. Mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeler giderek derinleşir, cilt altı dokularda kolajenin azalması sonucunda cilt elastikiyeti azalır. Bu durum, cildin genç ve canlı görünümünü kaybetmesine yol açar. Yüzdeki bu deformasyonları gidermek adına hyalüronik asit veya kişinin kendi yağ dokusu kullanılarak dolgu yapılabilir.

Dolgu uygulamaları kimlere yapılabilir?

Dolgu uygulamaları, yaşlanma belirtilerinden kurtulmak ve yüze ihtiyaç duyduğu sıkılığı yeniden kazandırmak amacıyla 30’lu yaşlardan itibaren uygulanabilir. Ancak dolgu yapılacak bölgede açık yara ve akne gibi problemler yaşayan hastaların bu işlemi yaptırması önerilmez.

Dolgu enjeksiyonu hangi durumlarda uygulanır?

- Yüz sarkmalarının giderilmesi,

- Alın çizgilerinin giderilmesi,

- Şakakların yeniden şekillendirilmesi ve eski hacminin geri kazandırılması,

- Elmacık kemiklerinin belirginleştirilmesi,

- Dudak çevresindeki kırışıklıkların giderilmesi,

- Nazolabial ve Marrionette çizgilerinin hafifletilmesi,

- Dudakların şekillendirilmesi ve dolgunlaştırılması,

- Burnun şekillendirilmesi ve kemerli burun görünümünün giderilmesi,

- Kaşların kaldırılması ve kaşlar arasındaki çizgilerin giderilmesi

- Çene hattının belirginleştirilmesi

- Burnun kaldırılması ve şekillendirilmesi

- Akne veya yara izlerinin iyileştirilmesi amacıyla dolgu enjeksiyonu uygulanabilir.

Dolgular nasıl uygulanır?

Yüz estetiğinde dolgular şakaklar, göz çevresi, gözaltları, orta yüz bölgesi, elmacık kemikleri, burun-dudak çizgileri, dudaklar ve çene hattına uygulanabilir. Hyalüronik asit gibi dermal dolgu malzemelerinin yanı sıra, eğer çok miktarda hacim gerekiyorsa, kalıcılığı daha yüksek olduğu için kişinin kendine ait yağ dokusu tercih edilebilir.

Hyalüronik asit dolgularından önce uygulama yapılacak bölgeye uyuşturucu etkili bir krem uygulanır. Bu kremin etki etmesinin ardından işleme geçilir. Otolog yağ enjeksiyonu yönteminde öncelikle hastanın karın, bel veya bacak bölgesinden liposuction yöntemiyle ince kanüller yardımıyla yağ dokusu alınır. Bu yağ,  santrifüj edilerek ya da süzerek saflaştırıldıktan sonra  hastanın yüzünde önceden belirlenmiş bölgelere enjekte edilir. Bu işlem, ameliyathane ortamında, genel anestezi ya da sedasyon altında gerçekleştirilir.

Dolgular nasıl etki eder?

Cildin kendi yapısında doğal olarak bulunan hyalüronik asit, yaşlanmayla birlikte azalır. Ciltte su kaybı oluşurken, kırışıklıklar meydana gelir. Farklı yoğunlukta ve farklı kalıcılık sürelerinde üretilen hyalüronik asit dolgularının cilde enjekte edilmesinin ardından derin çizgiler ve kırışıklıklar hafifleyip giderilebilir. Hyalüronik asit dolguları ile cilt daha canlı ve dinlenmiş bir görünüme kavuşur. Bu madde, enjekte edildiği bölgelerin nem ve dolgunluk kazanmasını sağlar. Kalıcılığı yüksek derin dolgularla kemik çıkıntılar, elmacık kemikleri ve çene, desteklenerek yüz yükseltilir. Orta yüzde, göz ve ağız çevresinde oluşan yumuşak doku kaybı yerine konabilir.

Otolog yağ enjeksiyonunda ise enjekte edilen yağ hücreleri, uygulama yapılan bölgede yüz kontürünün şekillendirilmesine, cildin daha genç ve sıkı görünmesine yardımcı olur. Enjekte edilen  yağ dokusu, içerdiği kök hücre öncüleri sayesinde ciltte gençleştirme ve yenilenme (rejenerasyon) etkisi gösterir. Bu tazeleyici etki ile cilt daha parlak ve canlı görünür.

Dolgu uygulamaları sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Hasta, işlem tamamlandıktan sonra günlük hayatına dönebilir. Dolgu işlemlerinin ardından oluşabilecek ödem ve morlukları hafifletmek adına, hastanın işlem bölgesine buz torbaları ya da soğuk jel uygulaması tavsiye edilir. Hastanın ödem kaybolana kadar, yaklaşık bir hafta sauna ve solaryum gibi aktivitelerden kaçınması gerekir. Retinoid ya da glikolik asit içeren bakım ürünlerinin 1 gün boyunca kullanmaması tavsiye edilir.

Hastanın uygulama sonrası 3 gün boyunca yoğun fiziksel aktiviteden kaçınılması önemlidir. İşlemden yaklaşık 3 hafta sonra yüz normale döner. Hastanın ameliyat sonrası 3 ay kadar güneşe, güneş koruyucu kullanmadan çıkmaması gerekir.

Dolgu işlemi ne kadar kalıcıdır?

Hyalüronik asit dolgularının kalıcılık süreleri, kullanılan dolgunun çapraz bağ yapısı ve hastanın doku özelliklerine göre 6 ay ile 2 yıl arasında değişiklik gösterebilir. Dolgunun kalınlığı da işlemin kalıcılığında önemli bir rol oynar. Örneğin elmacık kemiklerini ya da çene hatlarını belirginleştirmek amacıyla tercih edilen derin dolguların kalıcılığı 2 yıl kadar sürebilirken, burun-dudak çizgisine uygulanan orta kalınlıktaki dolguların kalıcılık süresi yaklaşık 9-12 aydır.

Yağ dolgularının bir kısmı belli bir zaman sonra erise de, kök hücre içerdiğinden dolayı hyalüronik asit dolgulara göre daha kalıcıdır. Orta yüz ve göz çevresi gibi hareketsiz bölgelerde işlemin kalıcılık oranı daha yüksektir. Burun ve dudak çizgilerinde enjekte edilen yağın genellikle yarısı kalıcı olabilirken, dudaklarda  yağların erime oranları daha yüksektir. Yağlarda belirgin bir erime gözlenirse, hastanın talebine göre dolgu uygulaması 3-6 ay sonra tekrar yapılabilir.

Dolgu uygulamalarının yan etkileri var mıdır?

Hyalüronik asit dolgusunun ardından alerjik reaksiyon çok nadir yaşanır. Enfeksiyon ve asimetrik görünüm gibi riskler, doğru müdahale ile minimize edilir. Dolgu uygulamasının, doğal bir görünüme neden olmaması için abartıya kaçmadan yapılması gerekir. Dolgu uygulaması, bu alanda uzmanlık eğitimi almış plastik cerrah ve dermatoloji uzmanları, sertifika sahibi medikal estetik uzmanı hekimler tarafından yapılmalı, kullanılan malzeme kaliteli olmalıdır.  

Dolgu olarak hastanın kendi yağ dokusundan elde edilen otolog yağ tercih edilirse kanama, morarma, enfeksiyon, asimetri ve kontür farklılıkları gibi komplikasyonlar oluşabilir. Ayrıca işlemin ardından yağ hücrelerinin beklenenden fazla erimesi nedeniyle arzu edilen sonuç elde edilemeyebilir. Göz çevresi uygulamalarında yeterince inceltilmiş yağ dokusu kullanılmazsa cilt altında sertlikler ve topaklar oluşabilir. Otolog yağ dolguları, plastik cerrahlar tarafından yapılır. Alanında tecrübeli bir plastik cerrahla bu gibi uygulama riskleri minimize edilecektir.