Beyin plastisitesi (beyin esnekliği) için öneriler

“…Nasıl bir yaratıktır insanoğlu! Ne soylu bir zeka! Ne sonsuz yetenekler! Ne anlamlı ve hayran olunası bir beden ve tavırlar! Nasıl da meleksidir davranışları! Ne Tanrısal bir kavrayış! Dünyadaki güzellik, hayvanların en yücesi.” William Shakespeare, Hamlet

İnsan beyni hakkında yapılan her yeni araştırma, gizemini çözmeye yaklaştıkça diğer yandan da gizemini arttırıyor gibi. Nörobilimciler beynin tepki veren, uyum sağlayan ve değişen bir yapısı olduğundan bahsediyor. Freud ve psikanalizden aşina olduğumuz erken yaş çocukluk deneyimlerinin hayatımız üzerindeki duygusal etkilerine nörobilim yeni bir soluk katıyor; yaşam boyunca yaşanan deneyimlerin beynimizi yaşam süresince de değiştirdiğini söylüyor. Tüm yaşamımız boyunca her bir deneyimimiz ve anımız aslında beyin üzerinde tüm yaşamımızı etkileyen, yeniden şekillendiren bir güce sahip. Kelimenin tam anlamıyla beynimizi her an yeniden yaratıyoruz. Mucizevi!

Ne yazık ki içerisinde bulunduğumuz corona virüs süreci sebebiyle son dönemde sosyal medya kullanımı arttı. Pek çok kişi #evdekal hareketine destek vermek amacıyla gündelik rutinlerini paylaşıyorlar; tatlı tarifleriyle mutfaktan çıkmayanlar, çocuklarıyla etkinliklerini paylaşanlar, kitap önerileri, hobiler, spor ve egzersizler derken aslında herkes ne kadar daha üretken değil mi? Eğer ciddiyetle ve filtreleyerek seyrediyorsak kendimizi geliştirebilmek ve beslenmek için inanılmaz güzel öneriler ve fikirlerle karşılaşabiliyoruz. Diğer yandan evde geçirdiğimiz bu zor sürecin haricinde de pek çok kişinin bedenlerini geliştirmek için spor yaptığını, bir antrenman planı olduğunu, bunu paylaştığını, sosyal yaşantısında önemli bir yer aldığını ancak zihnini ve beynini geliştirmek için programı olan insan sayısının azınlığı dikkatimi çekiyor. Neden? Belki günümüz kültüründeki “öncelikler” sorunuyla paralel olarak böyle gelişmiş de olabilir.

Hangi yaşta, hangi eğitim seviyesinde, hangi sektörde, hangi kariyer planıyla ilerliyor olursak olalım; zihne yatırım yapmak yaşantımız üzerinde yüzde yüz etkili. Zihnimizi geliştirmek için yapabileceğimiz çok şey var. Ancak zihin egzersizlerinin de farklı bir disiplin olduğunu, zamana ihtiyaç duyduğunu unutmamak gerekiyor. İlk birkaç denemeden sonra hayal kırıklığı ile vazgeçme noktasına gelirsen eğer lütfen spor salonundaki ilk birkaç egzersizden sonra mucize yaşamadığını hatırla ve sabırlı ol. Israrcı olup birkaç zihin kası geliştirdikten sonra her şey daha kolay ve eğlenceli olacak.

Yeni bir alanda derinlemesine keşfe çıkmak

Yaratıcı düşünme becerisi geliştirebilmek ve yeni bir bakış açısı kazanmak için daha önce hiç ilgilenmediğiniz bir uzmanlık alanı seçin ve derinlemesine bilgi edinmek için mesai harcayın. Örneğin üniversite eğitiminiz mühendislikse ve edebiyatla hiç ilgilenmediyseniz sizin için harika bir fırsat doğmuş oluyor; bir belgesel, film, yazar seçip hakkında derinlemesine bilgi edinebilirsin. Eğer sadece felsefe okumak senin en büyük hayalinse ve başka bir şey okuyamıyor, düşünemiyorsan yine farklı bir alan seç belki de bir spor dalı.

Düşün bakalım tarihe imza atmış o büyük sanatçılar veya bilim insanları sadece o işi mi yaptılar. Hayır! Bir önceki yazımda bahsettiğim Leonarda Da Vinci’nin çok yönlülüğüydü Leonardo Da Vinci’yi kendisi yapan; anatomi bir bilim, resim ise bir sanat dalıdır ancak o her iki disiplinde de çalışabildi.

Gözlem alıştırmaları

Daha yaratıcı ve güçlü bir algı ve zihin için gözlem yapmak inanılmaz bir egzersiz. Karantina ile #evdekal dığımız şu günlerde dışarıda gözlem yapmak riskli olabilir ancak bir bahçeye erişimin varsa, bir camdan balkondan dışarıya bakabiliyorsan yeterli. Belki bir markanın instagram sayfasındaki bir ilham görseli, belki bir çiçek, kuşlar, bir kedinin davranışları, bir kahvenin tadı, duyularına hitap edebilen her şey olabilir… İlk aşama ayrıntılara dikkat etmek, normalde fark edemediğimiz detayları yakalamak. Örneğin o (gözlemlemek için seçtiğin şey) sende hangi duyguları ve düşünceleri uyandırıyor? Tanımlamalarını yaparken doğru sözcükleri seçmeye özen göster ve detaylara in. Bunu yaparken seçtiğin şeyi tanımaya başladığını keşfedeceksin, duyguları kattığını hissedecek ve kendini tanıyacaksın, karantina günlerinden sonra sosyalleşmenin artık tedirgin etmediği günlerde de bu oyunu insan gözlemleyerek devam ettirebilirsin. Yüzleri hatırlamak daha kolay olacak, sözcük dağarcığınız daha gelişmiş olacak, kendini daha rahat ifade ediyor olacaksın… diğer yandan da beyninde binlerce bağlantı kuruluyor ve beyin plastisiten artıyor tabi.

İmgeleme alıştırmaları

Bazen arkadaşlarımı “iyi ki bir bardak değilim” gibi ve benzeri yorumlarımla şaşırtabiliyorum. Tam şu anda Mart 2020 tarihinde, bilgisayarımın başında yazıyorken, fonda en sevdiğim şarkılardan oluşan listem çalıyorken diğer yandan kahve içiyorken zaten olduğum, olmayı bildiğim şeyim aslında. Ancak hayal dünyamda istediğim her şey ve herkes olabilme gücüm var. Mucizevi değil mi? Arkadaşım Freud ile Dostoyevski’nin eserleri hakkında sohbet edebilir, İngiltere Kraliçesi Elizabeth ile Buckingham Sarayı’nda beş çayı içebilir, bir kardelen olup bir dağın tepesinde büyüyebilir, küçük bir pembe kuvars olabilir, bir kan damlası olup insan vücudunda seyahat edebilir, bir film sahnesi olabilir, her şeyi zihnimde canlandırabilir, o hep hayalini kurduğum her şeyi pratik edebilirim. Hayal kurarak zaman geçirin, uyku öncesi, sabah uyandığınızda, hayal defteri tutabilirsiniz belki… dünyaya karşı bakış açımızı genişletmek, algımızı derinleştirmek, zaman ve mekandan özgürleşebilmek sihir gibi bir güç. Dene.

Beyin plastikliğinin yaşam boyu sürdüğü ve beyni çalıştırmanın önemi bilimsel ve somut verilerle kanıtlanmış gerçekler. Vakit bulamadığımızdan yakındığımız günler ne yazık ki acı bir şekilde geride kaldı. Bir süre daha #evdekal ve kendine bir şeyler katabilmek için yeni şeyleri dene.

Sevgiyle…

Psk.Dan. Gizem Kolçak

@pskdangizemkolcak @gizemkolcak