Pandemi sağ olsun çok uzun zaman olmuştu araba ile seyahat etmeyeli; belki bir okul gezisiydi. Yıllar geçmişti ve ben değişmekteydim. Rutinlerimin dışına çıkmış hissederken Karadeniz sahili boyunca seyir halindeyken gözüme takılan artık sadece bitki örtüsündeki değişim değildi. Daha fazlası vardı. Mavinin ve yeşilin her tonu, hırçın diye nitelendirdiğimiz Karadeniz, her koşulda her hava durumunda orada ve öylece tüm endamıyla duran dağlar, o küçük evler bu sefer daha anlamlıydılar.

Belki henüz tamamladığım bir eğitim olan Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT) eğitiminden bir psikolojik danışman, bir yardım veren olmanın ötesinde sadece ben olarak aldıklarımdı bu sefer zihnimde bu ışıkları yakan. Sekiz haftalık dolu bir eğitim ve ilk gününden itibaren hiç de kolay olmasa da her gün pratik edilen Mindfulness egzersizleri neler katmıştı şu kısa sürede hayatıma…

“Mindfulness, şimdiki ana, maksatlı olarak, merak ve nezaketle, olduğu haliyle yargılamadan dikkat etmektir.”

—Williams, Teasdale, Segal, and Kabat-Zinn (2007)

Yaşamıma renk katan duygularım konuşuyordu artık, fotoğrafını çekmek istediğim manzara dile gelmişti. Ya bedenim meğer uzun zamandır anlatıyormuş ben duyamasam da. Duygularıma eşlik eden düşüncelerim, bedensel duyumlarım, motivasyonlarım kim bilir neler söyledi bana bunca zaman ben ‘henüz’ farkında değilken. Hayat anlardan ibaret ve ben güzel anlar biriktirmeye çalışırken hoşuma giden anlara olduğu kadar hoşuma gitmeyen anlarıma da aynı kabulle, şefkatle yaklaşabilme bilgeliğiydi belki de bu sihrin adı; belki de farkındalıkla beslenmekti, daha yaratıcı, daha şefkatle hissetmekti, duygu ve düşüncelerimin ve bu sebeple eylemlerimin temellendirilmesiydi, evrendeki evim bedenim ve nefesimdi.

Geçenlerde elime büyük eserlerin yaratıcılarının nasıl çalıştığını anlatan bir kitap geçti (Günlük Ritüeller - Mason Currey). Simone de Beauvoir’den Ernest Hemingway’e 104 büyük ustanın rutinlerini incelerken fark ettiğim şey hepsinin her gün rutinlerinde yüksek farkındalıkla yaptıkları bir şey olduğu; kimi yüzüyor, kimi yazıyor, kimi çay demliyor, kimi gökyüzünü izliyordu… ama sadece öyle yapıyorlardı, sadece o anda oldukları bir şey vardı. Eğer Mindfulness ilgini çekiyorsa ama meditasyon, nefes ve yoga pratiği sana biraz uzaksa her gün yaptığın basit bir şeyi bilinçli farkındalıkla yapmayı dene. Deneyimle… Mesela bir fincan kahveyle mindfulness pratiği yapabilirsin: Hazırladığın bir fincan kahveyi al ellerine, şöyle bir bak fincana, kahvenin rengine, yüzüne yaklaştır, kokla mesela, hayır henüz içmiyoruz, burnunun ucundaki sıcaklığı, ellerini hisset mesela, sonra bir yudum al, hayır yutma, ağzındaki tadı, aromayı keşfet, dilinin üzerindeki hareketliliği fark et, yavaşça yut, boğazından midene serüveni takip et. Şimdi bir kaç kere daha tekrarla her bir yudum yeni bir serüven, ellerindeki sıcaklığı fark et, ne hatırlatıyor, ne hissettiriyor, hayır anılara takılma gelip geçmelerine izin ver, dikkatini sadece kahvede topla, dikkatin dağılırsa nazikçe pratiğine geri dön ve devam et. Dene. Bak sadece kahve içtin oysa… Ya da çok basit bir nefes egzersizi denemek istiyorsan yavaş ve derin bir şekilde 10 kere nefes al ve ver, bunu arabada, yürürken, yemek yaparken deneyebilirsin.

Günlük rutinlerimizi çok önemsiyorum. İnsan ne yerse odur gibi, kullandığın sözcüklerin zihnini şekillendirmesi gerçeği gibi. Pandemi döneminin yaratmış olduğu uzun ve kaygılı süreçte yeni edinilen hobiler belki de yeni normalleşme ile birlikte ne yazık ki azalıyorsa, iş temposu başladıysa ancak kendiniz için hala bir şeyler arıyor, rutinlerinizi düşünüyorsanız mindfulness sizin için çok güzel bir yol olabilir. Süreçte ben de deneyimlerimi sosyal medya hesaplarım üzerinden paylaşıyor olacağım. Niyetim hissettiğim sihri herkes kendi yoluyla, rutiniyle hissedebilsin.

1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü ve 1953 yılında Pulitzer Ödülü kazanan Amerikalı romancı ve hikaye yazarı Ernest Hemingway 1958’de The Paris Review’da yayımlanan bir röportajında sabahın erken saatlerinin öneminden şöyle bahsediyor: “Bir kitap ya da öykü üstünde çalışırken, mümkün olduğunca sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yazmaya başlarım.Sizi rahatsız edecek kimse yoktur, hava serin ya da soğuk olur; çalışmaya başlar ve yazdıkça ısınırsınız.Yazdıklarınızı okur ve yazmaya kaldığınız yerden devam edersiniz. Hala enerjinizin kaldığı ve bundan sonra ne olacağını bildiğiniz bir noktaya gelince durur, ertesi gün yeniden işe koyuluncaya dek hayatınıza devam etmeye çabalarsınız.”

12 Mayıs günü benim için artık bir rutin olmuştu Mindfulness pratiklerim. Bir kere daha yolda aydınlanmıştı zihnim bir kere daha ve hayat yolumdaki rutinlerim iyi ki varlar. Dilerim sen de aynı hazzı veren rutini bulursun.

Sevgiyle…

Psk.Dan. Gizem Kolçak

Kaynaklar:

Mindfulness Bilinçli Farkındalık - Prof.Dr.Zümra Atalay

Günlük Ritüeller - Mason Currey