Her yeni yılda kendime mektup yazarım; hissettiklerimi, aldığım dersleri, duymak istediklerimi, duymak istemediklerimi, hatırlamak istediklerimi, unutmak istediklerimi, hayal ettiklerimi, hedeflediklerimi… Geriye dönüp yıllar içinde biriktirdiğim her şey; mektuplarım, defterlerim, anı kutumdaki eşyalar, kitaplarıma aldığım notlar ve altını çizdiğim satırlar, listeme eklediğim şarkılar, takip ettiğim ve takipten çıktığım isimler o kadar anlamlı ki… İnsan kendi evrenini yaratabileceği güce sahip ve bu özgürlüğü hissedebilmeli diyorum.

Bugün kahve içerken bir arkadaşım “Kendi sosyal çevremizi oluşturma lüksümüz var” dedi ve bir an kendimizi düşünürken bulduk, evet var, insanın özgür olma ihtiyacı bu aslında. Dünyanın en ünlü psikiyatrlarından, varoluşçu ve hümanist psikolojinin de önemli isimlerinden biri olan Rollo May özgürlük nedir sorusunu “Özgürlük insanın kendi gelişiminde rol oynamasıdır” olarak yanıtlıyor, kendi kendimize şekil verme kapasitemizdir özgürlük, benlik bilincinin diğer yüzüdür: kendi kendimizin farkında olmadığımızda tıpkı arılar gibi içgüdü ya da tarihin otomatik akışı tarafından yönlendiriliriz. Fakat benliğimize dair bilinç kazanma gücümüz sayesinde dün ya da geçen ay nasıl davrandığımızı anımsayabilir ve bu eylemlerden ders çıkararak şimdiki zamanda nasıl davranmamız gerektiğine karar verebiliriz diyor May.

Hayat gerçekten de tercihlerimizle şekilleniyor. Öyleyse ben de May gibi Kierkegaar’ın “kendini seçmek” ifadesinde ısrarcı olacağım. Kişinin kendi benliği ve varlığına karşı sorumluluklarını tasdik etmesi, kör devinim ya da sıradan bir varoluşun tam tersi bir tavırla canlı, kararlı, evrendeki yerinden haberdar, belirli bir noktada var olduğunun farkına vardığı ve bu varoluşun getirisi olan sorumluluğu kabul ettiği anlamına gelir.

Kendimi seçeceğim, çünkü varım.

Kendimi seçeceğim, çünkü hak ediyorum.

Kendimi seçeceğim, çünkü kendimi seviyorum.

Kendimi seçeceğim, çünkü hayallerim ve hedeflerim var.

Kendimi seçeceğim, çünkü beş yıl sonra ki ben yine en çok kendime ihtiyaç duyacağım.

“Beş yıl sonra olacağın insan tamamen bugün okuduğun kitaplara, zaman harcadığın insanlara, tükettiğin gıdalara, alışkanlıklara ve giriştiğin konuşmalara bağlı.” Ruben Chavez

Beş yıl sonra… diye başlayan bir mektup yaz kendine; kendinde görmek istediğin değişimi gör, bir yol haritası olsun sana, ne kadar gerçekçisin, ne kadar hayalperest, ne kadar kararlı, sebatkar ve ne kadar özgür?

Sevgiyle…

Psk.Dan. Gizem Kolçak

@pskdangizemkolcak @gizemkolcak