Omega 3 ve Stres

Omega-3 Stres Üzerindeki Rolü

Psikonöroimmünoloji

Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) vücudumuz için çok önemli olan çoklu doymamış yağ asitleridir. Örneğin, eikosanoidlerin enflamatuar süreçleri sonlandırabilmeleri için gereklidirler. İyi bir beyin fonksiyonu için de güyağ asitlerine ihtiyaç duyarız. Daha fazla esneklik ve daha iyi stres yönetiminde etkilidirler.

İnsanlar olarak EPA ve DHA'yı öncü alfa linolenik asitten (ALA) kendimiz yapabiliyor olsak da, bu dönüşüm genellikle oldukça verimsizdir ve ALA'nın sadece küçük bir kısmı aslında EPA ve DHA'ya dönüştürülebilir. Genel olarak, EPA ve DHA artık beslenme açısından gerekli kabul edilmektedir ve özellikle yağlı balıklar ve alglerden kaynaklanan eksojen kaynaklara bağımlıdır.

Esneklik ve strese direnç için Omega-3 yağ asitleri

Omega-3 yağ asitleri, hücre zarlarımızın fosfolipid çift tabakasının temel bileşenleridir. Böylece hem hücre zarının akışkanlığını hem de hücresel aktiviteyi belirlerler. Ek olarak, omega-3 yağ asitleri normal sinyal iletimi için bir ön koşuldur ve membrana bağlı enzimlerin ve reseptörlerin aktivitesini etkiler. Hepsi iyi hücre iletişimi için önemlidir.

Sıvı hücre zarları adaptojenik kalitemizin bir parçasıdır. Bu adaptojenik kalite, içinde yaşadığımız sürekli değişen ortama uyum sağlama yeteneğimizdir. Membrana bağlı enzimlerimizin ve reseptörlerimizin düzgün çalışması da bunun için çok önemlidir. Hücre zarlarımız ne kadar akışkan olursa, değişime o kadar iyi adapte oluruz ve strese karşı daha dayanıklı oluruz. Omega-3 yağ asitleri, 'modern' yaşamımızın stres faktörleriyle esnek bir şekilde baş edebilmek için çok önemlidir.

Ek olarak, stres adaptasyonunda DHA'nın rolü üzerine yapılan araştırmalar, omega-3 yağ asitlerinin, özellikle DHA'nın esnekliği artırabileceğini düşündürmektedir. Bu aynı zamanda stres ve daha fazla esneklik belirtisi için de yararlıdır.

Omega-3 yağ asitlerinin eksikliği esnekliğimizi etkiler. Eğer uzun süre diyetimizle yeteri kadar EPA ve DHA almazsak, beyin ile ilgili problem yaşama olaslığımız artar. Bunun nedeni kısmen hücre zarlarımızda DHA sıkıntısı olmasıdır. Bu zarlardan DHA kaybı, diğer şeylerin yanı sıra, bu zarların akışkanlığında bir bozulma ile ilişkilidir. Yolumuza gelen her şeye esnek bir şekilde yanıt verme yeteneğimiz azalabilir. Bu aynı zamanda stresle yeterince başa çıkma yeteneğimizi de azaltır. Bu nedenle, stresli uyaranların var olduğu bir ortamda yaşayan 'modern' insanlar olarak bizim için çok önemlidir.

Uygulamada bilgi

DHA gıdalardan, özellikle deniz gıdalarından elde edilebilir. Yağlı balıklar (uskumru, alabalık, somon, ringa balığı, sardalye) ve algler (deniz yosunu) iyi omega-3 yağ asitleri kaynaklarıdır. Krill özellikle ilginçtir, çünkü kril içindeki yağ asitleri, hücre zarlarımızda da meydana gelen form olan fosfolipid formuna sahiptir. Krill yağı bu nedenle hücre zarlarına kurulum için dönüştürülmesine gerek yoktur. Ne yazık ki, çoğu insan için deniz ürünleri menüde değil veya yetersiz. Omega-3 yağ asitleri ile takviye, özellikle esneklikte ve stres direncinde bir azalma varsa, dikkate alınmalıdır.