Salvestroller: Spesifik anti-kanserojen etkisi olan bitkisel besinler

Bağımsız İngiliz Araştırma Enstitüsüne göre besinlerimizin %40 oranında kanser vakalarına neden olduğu belirtilmektedir. Belirli diyet önlemlerinin kanseri önlemeye veya engellemeye ne ölçüde faydalı olduğunu tahmin etmek de bir hayli zordur. Ancak salvestroller son derece umut vericidir: profesörler Burke ve Potter tarafından açıklanan bu acı bitki bileşenleri, kanser hücrelerini spesifik olarak inhibe edebilir ve sağlıklı hücreleri rahatsız etmeden bırakabilir.

Tıpta kansere karşı savaştaki en büyük hüsran, kemoterapi ve radyo terapi tedavilerin kötü huylu hücreler ile çoğu zaman sağlıklı hücreleri de etkilemeleridir. Sadece can sıkıcı yan etkilerine neden olmamakla birlikte, bu tedaviler kişinin bağışıklık sistemini de düşürmektedir. Bu nedenden ötürü bilim adamları seçici kanser hücrelerine karşı terapötik önlemler geliştirmeye ve sağlıklı hücreleri korumaya çalışmaktadır.

Kanser spesifik enzim

Doksanlı yılların başlarında, Prof. Dan Burke ve ekibi, özellikle insan kanser hücrelerinde bulunan belirli bir enzim keşfetmiştir: CYP1B1. CYP1B1 sağlıklı hücrelerde hiç veya nadiren bulunduğundan fakat ifade etmek için birçok hücrede bulunan, bugüne kadar araştırılan, farklı kanser türlerinde ve bütün evrelerde bulunan, ‘üniversal bir tümör işaretleyicisinden’ bahsedebiliriz. Bu sayede Prof. Potter şöyle bir düşünce geliştirmiştir: şayet ilaçlar veya belirli besin maddeleri bulunup zararsız ‘karşıt ilaç’ olarak sağlıklı hücrelere dokunmasaydı fakat kanser spesifik enzim CYP1B1 tarafından kanser hücresi içinde toksik maddelere dönüştürülüp ve böylece kanserli hücreyi öldürseydi, o zaman kanserle mücadelede etkili ve aynı zamanda güvenli önlemlere sahip olabilirdik.

Salvestroller

Prof. Burk ve Potter ve ekibi bu sebepten ötürü beslenmede karşıt ilaç arayışına girmişlerdir. Bu arada yirmiden fazla doğal fitobesinlerden (bitki maddeleri) bahsedilmiştir. Bunlar kanser hücresi içinde spesifik CYP1B1 enzim ile bağlanan özelliğe sahip ve kanser öldüren maddelere metabolize edilmektedir. Bu süreçte sağlıklı hücrelere hasar verilmemektedir.
Salvestroller, fito-aleksinlerin heterojen sınıfına ait ikincil bitki metabolitleridir.

Salvestrolden fakir besinler

Batı yemekleri maalesef salvestrollerden fakirdir. Salvestroller bir bitkinin içinde savunma işlevini tamamlarlar (örneğin küfe karşı). Düzenli olarak yetiştirilen meyve ve sebzeler, pestisit kullanımı nedeniyle bu koruyucu maddeleri üretmek için pek teşvik edilmez. Salvestroller doğal olarak acı veya keskin bir tada sahiptirler. Son yıllarda o kadar çok bitki seçimi ve bitki ıslahı yapıldı ki, salvestrolden zengin tarımsal ürünlerin daha az acı türleri yetiştirilmiştir.
Son olarak, birçok meyve suyu ve yağı üreticisi (istemeden) ürünlerini daha az acı, bulanık ve koyu hale getirmek için filtreleme sırasında salvestrolleri uzaklaştırırlar. Prof. Burke ve Potter, 50 ile 100 yıl öncesine kadar günümüzdeki besinlerin %80-%90 oranında daha az salvestroller içerdiğini tahmin etmektedirler. Bu durum kanserin günden güne artmasının sebeplerinden biri olarak düşünülmektedir.

Organik sebze, meyve ve baharatlar

Bu arada normal mahsullerden 4 ila 30 kat daha fazla salvestrol içerdiği tespit edilen organik gıda mahsullerinin düzenli tüketimi, bu nedenle kanseri önleme ve desteklemede çok ilginç ve hedefe yönelik bir önlemdir.

Salvestrollerin en çok bulunduğu sebzeler:

-Lahana çeşitleri

-Enginar

-Kuşkonmaz

-Su teresi

-Roka

-Biber

-Havuç

-Kereviz

-Salatalık

-Ispanak

-Balkabağı

-Kabak

-Patlıcan

Salvestrollerin en çok bulunduğu meyveler:

-Orman meyveleri

-Elma

-Erik

-İncir

-Mandalina

-Portakal

-Armut

-Kavun

-Zeytin

-Avokado

-Ananas

-Mango

Salvestrollerin en çok bulunduğu baharatlar:

-Maydanoz

-Reyhan

-Biberiye

-Kekik

-Adaçayı

-Nane

-Karahindiba

-Rooibos

-Kuşburnu

-Alıç

-Papatya

-Limon otu

-Koyun otu

-Sinir otu

-Devedikeni

Besin takviyesi şeklinde

Yeterli oranda salvestrol aldığınızı veya daha çok salvestrollere ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, salvestrolden zengin bir besin takviyesi kullanabilirsiniz. Kullanmadan önce bu konuyla ilgili hekiminizden veya bir uzmandan bilgi alınması önem arz etmektedir.

Benzer takviyelerin kanser tedavilerinde bile etkili olabileceği İngiliz Ortomoleküler Tıp Dergisinde birkaç yayın ile desteklenmektedir.

Sağlıklı günler dileği…

Uzm. Dyt. Emel Yılmaz

Mail: info@emelyilmaz.com.tr

www.emelyilmaz.com.tr

Facebook

Instagram

Linkedln