Çocuğumuz olmuyor, nereden başlamalıyız?

Evlendiniz, üzerinden 1 yıl geçti ve hala gebelik yok. İşte şimdi harekete geçmenizin tam zamanı. Ancak, aksi takdirde çocuğumuz olmayacak diye de endişe etmeyin.

Bir çoğumuz anne-babamızın evliliklerinin ikinci belki üçüncü yılında dünyaya gelmişizdir. Kadına ait yaş ya da jinekolojik faktörleri bir yana bırakırsak, burada harekete geçmeli derken erkek yönünden 3 olasılık söz konusu: Birincisi, tedavi edilmezse kesinlikle çocuk olmayacağı bir durumun varlığını ortaya çıkarıp boşuna yıllarca beklemenin önüne geçmek. Örneğin azoospermide olduğu gibi. Ne kadar beklenirse beklensin azoospermik erkeklerde tedavi edilmeden çocuk olması söz konusu değildir. Oysa kanal tıkanıklıklarının düzeltilmesi, eksik olan hormonların yerine konması ya da Klinefelter gibi genetik bozukluklarda testislerden alınacak spermlerle kısa süre içerisinde baba olma şansı vardır.

Erkenden tedavi arayışına girmenin bir diğer faydası ise, spermlerde ilerleyici bir bozulmanın önüne geçerek doğal yolla çocuk sahibi olma şansının sürdürülebilmesidir. Dikkat ederseniz dedelerimizin zamanında çocuk sayısı konu olunca en az 3-4 çocuktan bahsedilir. Çünkü niyetlenildiği zaman eşlerini kısa sürede gebe bırakabiliyorlardı. Oysa şimdi kadınların gebe kalmaları için bekleme süreleri çok uzadı. Artık tek bir çocuğun olması için bile uzun süre uğraşmak gerekiyor. Burada günümüz şartları gereği evlilik yaşının ötelenmesinin yanı sıra, plastikler, temizlik malzemeleri ya da bazı kozmetikler gibi kimyasal içerikli ürünlerin, elektromanyetik dalgalar ve sigaranın neden olduğu oksidatif stres sonucu sperm kalitesindeki bozulma ciddi bir risk oluşturmakta. Halbuki oksidatif stres birtakım tedbirlerle önlenebilen tedavi edilebilir bir durumdur. Şayet erken tanı konur ve üstesinden gelinirse doğal yolla çocuk olmasını beklemek için de zaman kazanılmış olunur.

Son olarak, bazı genetik bozukluklarda sperm üretiminin zamanla azalması hatta azoospermi gelişmesi riski vardır. AZFc tipi gen eksiklikleri ya da henüz tam izah edilememiş translokasyonlar buna örnek gösterilebilir. Böyle durumlarda ya erkenden tüp bebek yapılmalı ya da mevcut spermler saklanarak korumaya alınmalıdır.

İşte bütün bu nedenlerden dolayı birinci yılı takiben bir ön değerlendirmeye girmekte fayda var. Buna göre de bir yol izlenir. Doktorunuz önce sizden sperm tahlili ister. Tahlilde azoospermi görülürse hormon tetkikleri, sperm sayısı çok azalmışsa semende bazı genetik markır testleri, sperm değerleri normale yakınsa oksidatif stres ve DNA hasarları ile ilgili araştırmalar bunu takip eder. Duruma göre diğer incelemelere de geçilebilir. Şayet böyle yapılır ve uygun olduğu gösterilirse rahatlıkla bir süre daha doğal yolla çocuk olması için bekleyebilirsiniz. Bahsettiğimiz tetkikler en fazla bir ayınızı alır, ama neticesinde olay aydınlanmış olur ve önünüzü görebilir duruma geldiğiniz için endişeleriniz de dağılır, her zamanki normal yaşantınıza devam edebilirsiniz.

Erkekte bir sperm döngüsü yaklaşık 3 ay sürer. Yani atılacak her adımın sonucunu görmek için en az 3 ay beklemek gerekir. Bunun üzerine kadının yumurtalama sıklığının da ayda sadece 1 gün olduğu düşünülürse, kısırlık için tedavi sürecinin sabır isteyen bir bekleyiş olduğu açık. Oysa hayat devam ediyor. O nedenle, konunun bir an önce açıklığa kavuşması ve nasıl bir yol izleneceğinin belirlenmesi sizi rahatlatacak, olağan uğraşılarınıza dönmeniz için de kendinize zaman ayrıma fırsatı sağlayacaktır.

 

Prof. Dr. Kaan Aydos

www.kaanaydos.com.tr

www.instagram.com/prf.dr.kaanaydos