Ebeveynlerin sık yaptığı hatalar

Çocuğun fikirlerine saygı duymamak

Ebeveynler kendilerine saygı duyulmasını beklerken çocuklarına saygı duymayı çoğunlukla unuturlar. Göz hizasına inerek konuşmak, onu dinlemek ve anlamaya çalışmak, nezaket sözcükleri kullanmak gerekir. Ses tonunu yükseltmek, küçümseyici konuşmalarda bulunmak en sık yapılan hatalardandır.

Çocuğu bir birey olarak kabul etmemek

Çocuk her ne kadar büyüse de ebeveynleri sıklıkla onu bir birey olarak kabul etmezler. Giyeceği, gideceği, yiyeceği her şeyi kontrol altında tutup, onun yerine karar vermeye çalışırlar. Oysaki ev ile ilgili tüm görev ve sorumluluklarda çocuklar da rol almalı, kendisiyle ilgili verilecek her kararda bir birey olduğu hissettirilmeli ve üzerine konuşulmalıdır.

Çocuğa seçim hakkı vermemek

Ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan biride çocuğa seçenek sunmamak ve kendi fikrini kabul ettirmektir. Küçük yaşlardan itibaren çocuklara seçenek sunulmalıdır. Seçenek sunarken çerçeveyi ebeveynler çizebilir. Ancak karar verme hakkı çocuğun olmalıdır. Örneğin, mercimek çorbası mı içmek istersin, domates çorbası mı? Bu kıyafeti mi giymek istersin, yoksa bunu mu? şeklinde mutlaka seçim hakkı çocuğa verilmelidir. Böylece seçimlerinin sonucunu deneyimlemeyi öğrenecektir.

Ebeveynlerin kararlarında tutarsız olması

Ebeveynlerin bazıları kararlar alır ancak bu kararları uygulayamazlar. Bugün evet dediğine, yarın hayır der. Sözler verir ancak yerine getirmez. Bu durum çocuğun kafasında çelişkiler yaratır. Ebeveyn ile güven ilişkisi oluşturamaz.

Çocuğun yaşından büyük ve uzun açıklamalar yapmak

Çocuğun yaşından büyük açıklamalarda bulunmak, dakikalarca konuşmak, nutuk çekmek, nasihat vermeye çalışmak etkisiz yöntemlerden bazılarıdır. Özellikle küçük yaş grubu çocuklara birkaç cümle ile kısa ve net açıklamalar yapılmalıdır. Yaşından büyük bilgiler verilmemelidir.

Çocuğu doğrularıyla değil yanlışları üzerinden eğitmeye çalışmak

Genellikle ebeveynler çocuklarına yanlışlarını söylemeyi ve yanlışları üzerinden eğitmeyi tercih ederler. Oysa çocukların davranışları doğruları üzerinden pekiştirilir. Çocuk doğru davranışları takdir gördükçe motive olur. Doğru davranışları gözlemleyip, yüreklendirmek gerekir.

Hiç sınır koymamak veya katı sınırlar koymak

Bazı ebeveynlerin hiç kuralı veya sınırı yoktur. Özgürlük adı altında çocuk her istediğini yapar. Ebeveyn evde otorite konumunda değildir. Bazı ebeveynler ise tamamen katı kurallar koyar, her konuda sınırları vardır. Koydukları kurallar çoğu zaman çocuğun yaşına göre değildir. Sınırsızlıkta, doğru koyulmamış katı sınırlarda çocuğun duygusal gelişimine zarar verir.

Ödül-ceza yöntemi kullanmak

Çocuğun yaptığı her davranış için ödül veya ceza veren ebeveynler vardır. Çocuk sosyal hayatta da devamlı doğru davranışları için ödül, yanlış davranışları için ceza bekler. Tüm davranışları bir şeyi elde etmek ya da bir şeyden mahrum kalmamak adına sergiler. Doğru davranışları gerçek anlamda içselleştirmez. Yaptığı hareketlerin ana sebebi ödül veya cezadır. Hatta cezadan kaçınmak adına çoğunlukla yalan söylemeye başvurur.

Olumlu anlamda rol-model olamamak

Bazı ebeveynler çocuğa her türlü nasihati verir. Her olumlu davranışı anlatır. Ancak kendisi hiçbir şekilde uygulamaz, hayata geçiremez. Örneğin, çocuğa kitap okumanın faydalarından bahseder ancak bir kez dahi kendisi eline kitap alıp okumamıştır. Güzel konuşmanın inceliklerden söz eder ama kendisi çocuğun yanında devamlı küfür eder. Bu tarz ebeveynler çocuklarına gerçek anlamda rol-model olamazlar. Ağızlarından çıkanla, davranışları birbiriyle örtüşmez.

Çocuğun yapabileceği işleri onun yerine yapmak

Sıklıkla ''çocuğuma kıyamıyorum'' cümlesini ebeveynlerin ağzından duyarız. Çocuk kendi işini kendi halledebileceği yaşa geldiğinde bile onun tüm görevlerini ebeveyn yerine getirir. Ayakkabısını bağlayabilecek el becerisine sahiptir ancak ebeveyn bağlar. Yemeğini yiyebilecek durumdadır ancak ebeveyn yedirir. Bu durum çocukların gelişim alanlarına zarar verir. Becerilerinin gelişmesini engeller.

Her oyunda, izletilen her yayında mesaj içerme kaygısı taşımak

Günümüzde ebeveynler devamlı kazanım içeren etkinlikler, anlam içeren çizgi filmler aramaktadır. Oysa bazen sadece gülmek için, komik, herhangi bir mesaj içermeyen görüntüler izleyip, kitaplar okuyabilirler. Çocukların her izlediği film, her okuduğu kitap her zaman bir anlam, sosyal bir mesaj içermek zorunda değildir.

İnstagram: cocukgelisimi.uzm