İçe değil dışa enerji aktarımı

Pozitif enerji kadar enerjinin yönetimi de yaşam akışımız için önemlidir. Çoğunlukla başımıza gelen şeylerde konuları içselleştirme eğiliminde oluruz. İçselleştirme, bir durum hakkında kendimizde kabul ettiğimiz tutum ya da kendimizde o konuyla ilgili aradığımız yönlerdir. Çoğunlukla da içselleştirme yaparken kendimizin eksik ya da hatalı, yanlış olduğu fikrine kapılırız. Her ne kadar dışarıdan böyle görünmüyor gibi gelse de içselleşen konunun enerjisi dışarıya yansır. Testinin içinde ne varsa dışına sızan da o olacaktır. Örneğin para kazanmakla ilgili olarak yeteneksiz, başarısız, talihsiz olduğunu içselleştiren kişi, “Ben çok zenginim, bolluk benimle” vb. olumlamalar yapsa da ortaya çıkan frekans iç enerjiye aittir. Bu sebeple kendimize olan bakış açılarımız, yargılarımız ve içselleştirdiğimiz tüm durumlar çok önemlidir.

Haberin Devamı

İçselleşen durumun enerjisi dışa aktarıldığında kişi rahatlama yaşar. Beden buna ihtiyaç duyar. Bu sebeple dışa aktarımı egzersiz olarak nasıl yapacağını bilmese de beden bir süre sonra enerjiyi atar. Dışa vurum haliniz enerji alanınızı belirler. Örneğin; öfke ve sinir hali, herhangi bir şey yapmayı istememek, çok konuşma ya da susma isteği de enerji yayar. Auramız bedenimizi saran ilk kıyafetimizdir. Bu sebeple dışa enerji aktarımı çok önem taşır. Dışa enerji aktarımı için doğru iletişim teknikleri kullanılarak konuların muhataplarıyla konuşulması, duygu ve düşüncelerin paylaşılması, muhatabıyla olmuyorsa yargısız alandan dinleyebilecek birileriyle paylaşılması gerekir. Bunlara sağlıklı beslenme, düzenli uyku, negatif hissedilen konuların müsvedde kâğıtlarına yazılıp sonra yok edilmesi ve meditasyon çeşitleri eklenebilir.

Benim bireysel hayatımdaki enerji yönetiminde katkı aldığım bir diğer başlık ise spordur. Kişi spor yaparken beden enerjiyi doğru şekilde atar. Öfke, sinir, kabullenememe halleri, bir noktada kendimizi sıkışmış, baskılanmış hissettirir. Spor yapmak, bedeni esnetmekle birlikte ruh, zihin ve bedende özgürleşme hissettirir. Her spor dalı herkes için uygun olmayabilir. Biraz araştırdığınızda kendiniz için seveceğiniz en uygun spor dalını muhakkak bulursunuz. Biriken sıkışıklığı attığınızda da enerji alanınız yenilenir ve bu auranıza yansır. Yenilenmiş aura enerjisi, bizleri daha pozitif alana doğru çeker ve hayata, olaylara bakış açımız değişir. Şimdiye kadar yaptıklarımızla şu anki sonuçları aldık, farklı bir sonuç istiyorsak farklı şeyler yapmanın zamanı gelmiş demektir.

Haberin Devamı

Fark etmemiz gereken bir diğer konu ise kendimiz dışında kimseyi değiştiremeyeceğimiz ve yalnızca kendimiz istersek değişebileceğimiz gerçeğidir. Ayrıca bir başkasının davranışlarının bizimle bağdaşık olmadığını bilmemiz gerekir. Kontrol alanımızda olmayan konuları yönetmeye çalışmak yerine kendimizdeki durumlara ve hayata bakış açılarımıza karşı kendi alanımızı yönetmek daha işlevsel olacaktır. Enerjimizi ve mod durumlarımızı bizim dışımızdakilerin belirlemesi dağınık bir alan oluşturur. Bu, taksiye binip sürücüye “İstediğiniz yere gidelim, ben seçim yapmıyorum” demek gibi bir şeydir. Şimdi, taksinin ve gideceği yönün seçiminin bize ait olduğunu hatırlayarak hayat enerjimizi kanalize edeceğimiz, bizi besleyecek yeni frekanslara geçme zamanı. İçimizde tuttuğumuz ne kadar birikmiş toksik frekans varsa kontrollü ve pozitif bir şekilde dışa vurup rahatlayalım. Belki de kendi yaptığımız yanlışlar negatif enerji oluşturuyordur. Öyleyse kendimize karşı cimri olmayıp söyleyelim: “O zaman öyle oldu, gerekli dersleri aldım ve şimdi hayatımda neyi değiştirmek istiyorum?”

Haberin Devamı

Çamuru temizlemenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Şimdi ayağa kalkma zamanı. Ve soralım kendimize: “Şimdi sırada hangi sevgi ötesi deneyimler var?”