Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumlu etkileri

İnternete erişimin yaygınlaşması ile beraber sosyal medya uygulamaları da hayatımıza girmiş oldu. İçinde birçok içerik bulunan bu uygulamalar çocukların da dikkatini çekmektedir. Çocuklar zamanlarının büyük bir bölümünü bu uygulamalarla geçirebilmektedirler. Bu uygulamaların çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olduğu gibi olumlu etkileri de bulunmaktadır. Çocukların sosyal medyayı bilinçli ve ölçülü kullanması sosyal medyanın olumlu etkilerini arttırabilir. Bu sayede çocuklar ve gençler önemli teknik ve sosyal beceriler kazanabilirler.

Pew Ressearch Center (Pew Araştırma Merkezi) tarafından 2018 yılında yapılan ve sosyal medyanın gençlerin yaşamları üzerindeki etkilerinin sorulduğu anket çalışmasında, 13-17 yaş aralığında yer alan ve bu soruya cevap veren gençlerin %31’i bu etkinin olumlu, %24’ü olumsuz , %45’i ise olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmadığını belirtmiştir. Sosyal medyanın yaşamlarını olumlu etkilediğini düşünen gençlerin çoğu başkalarıyla bağlantı kurmanın; iletişim halinde olmalarına ve başkalarıyla etkileşime girmelerini sağladığını, aile ve çevreleriyle iletişim kurmayı ve yeni insanlar tanıdıklarını, sosyal medyanın haber ve bilgilere erişimlerini kolaylaştırdığını, eğlendiklerini, kendilerini ifade edebildiklerini, başkalarına destek olabildiklerini ve yeni şeyler öğrenebildiklerini söylemişlerdir. (1)

Çocukların dijital dünyaya uyumlu bir birey olmaları için sosyal medya uygulamalarını kullanmaları gerekebilir. Çocuğunuzu teknolojik gelişmelerden tamamen soyutlayamazsınız. Ona, teknolojinin sunduğu imkânlardan en iyi şekilde faydalanması hususunda rehberlik etmelisiniz. Çocuğunuzun dijital dünyaya adapte olabilmesi için temel teknik becerileri öğrenmesi gerekmektedir. Sosyal medya kullanımı bu teknik becerilerin öğrenilmesine katkı sağlayabilir.

Sosyal medya akranların buluşma yeri gibidir. Çocuklar birbirlerinden bir şeyler öğrenmeye daha eğilimlidirler. Çocuklar sosyal ağlar ile etkileşimde bulunurlar ve birbirlerinden bir şeyler öğrenirler. Çocuklar ve gençler öğrenme araçlarını ve bilgilerini kolayca paylaşabilmekte ve öğrenme için işbirliğine girmektedirler. Sosyal medya ve görüntülü konuşma uygulamaları çocukların çevrimiçi eğitim almalarına, Youtube’da yer alan eğitim içeriklerine erişerek ders çalışmalarına da katkı sunmaktadır. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay ve yetişkin bilgi kaynağının yerini kolayca ulaşılan bilgi kaynakları- Google, Wikipedia, Youtube vs…- aldı. Aynı ilgi alanına sahip gençler bir araya gelerek kurdukları gruplar sayesinde iletişim kurmakta, etkinlik paylaşımı yaparak gerçek hayatta organize olabilmektedirler. ( Kamp, konser, sosyal sorumluluk projesi, ders içeriği paylaşımı vb.)

Çocuklar sosyal medya aracılığıyla dünyadaki diğer kültürleri tanıyabilmekte ve başka ülkedeki akranları ile iletişime geçerek yabancı dillerini geliştirebilirler.

Sosyal medya kullanımı ile çocuklar daha fazla iletişim kurar ve etkileşime girerler. Çocukların, sosyal medyadaki arkadaşlıkların gerçek dünyadaki arkadaşlıkların yerini dolduramayacağını bilmeleri de gerekir. Teknoloji çağı gerçek dünyanın yanına sanal bir dünya getirdi. Bu iki dünyanın dengeli ve uyumlu bir şekilde yaşanması gerekir.

Sosyal medya uzun zamandır görmediğiniz bir tanıdığınızla ya da gerçek hayatta görüşme imkânınız olmayan biriyle tanışma imkânı sağlar. Ayrıca günümüzün yoğun temposu nedeniyle yüz yüze görüşme imkânı olmayan arkadaşlarınızla iletişim kurmanıza yardımcı olur. Çocuğunuzda sosyal medya sayesinde arkadaşları ile uzun yıllar irtibat kurabilir ve arkadaşlıklarını daha uzun yıllar devam ettirebilir.

Arkadaşlarının doğum günlerini hatırlayıp kutlarlar. İyi günlerinden mutluluklarını paylaşıp, kötü günlerinde yanlarında olurlar. Fiziksel olarak bir araya gelemedikleri zamanlarda sosyal medyada bir araya gelip birbirlerine destek olabilirler.

Çocukların çoğu problem yaşayan arkadaşlarına karşı empatik yaklaşım gösterirler. Bu durum sosyal medya kullanan çocuklar içinde geçerlidir. İçinde bulunduğu zor durumu paylaşan arkadaşlarına karşı daha empatik ve destekleyici bir tavır takınırlar. Bu sanal empatinin gelişmesi çocukların günlük yaşamlarında da kişilere ve olaylara karşı daha empatik yaklaşmalarını sağlayabilir.

Sosyal medya çocukların sosyal sorumluluk projeleri oluşturup onları duyurma imkânları da sunar. Sosyal medyada sosyal bir destek ağı kurulur. Yardıma muhtaç birine kısa zamanda yardım bulunabilir veya kayıp bir pati kısa sürede sahibine kavuşturulabilir.

Çekingen ve asosyal davranışlar sergileyen çocuklar sosyal fobilerini yenmeleri için sosyal medyaya yönlendirilebilirler. Gerçek hayatta sosyallikten uzak olan bu çocuklar, sanal dünyadan da uzak kalmamalıdırlar. Sosyal olmayan çocukların birbirine bağlanmalarını ve aralarında destekleyici bir bağ kurmalarını sağlayabilir. Depresif olan ve anksiyete yaşayan çocukların da sosyal medya hesabı açmaları teşvik edilebilir. Çocukların öz çekim fotoğraflarını paylaşmaları, arkadaş edinmeleri ve arkadaşlarının fotoğraflarını beğenip yorum yazmaları; sosyalleşme, depresyondan çıkma ve anksiyetelerini yenmelerine yardımcı olabilir. Sosyal medyada zaman içerisinde kendini beğenilen ve ilgi gören biri olarak hissetmesi gerçek dünyaya da adapte olmasına katkı sağlayabilir.

Çocukların gurur duydukları başarılarını sosyal medyada paylaşmaları ve bu paylaşımlarının arkadaşları ve sevenleri tarafından takdir edilmesi, beğenilmesi, güzel yorumlar yapılması çocuğun motivasyonunu arttırarak yeni başarılar elde ihtimalini arttırabilir.

Çocuklar Youtube’a, İnstagram Reels’e ve bazı uygulamalara içerik üreterek yaratıcılıklarını geliştirebilirler. İçerik üretme sürecinde ilgi duydukları alanlar ile ilgili araştırma ve pratik yaparak yeteneklerini geliştirebilirler. Video çekme, düzenleme sürecinde; video düzenleme, montaj, kamera kullanımı gibi alanlarda da bilgi ve beceri sahibi olabilirler.

Sosyal medya kullanımı çocukların; sosyal aidiyet duygusu, özgüven, karşılıklı saygı ve kimlik gelişimi, duygusal ifade ve kontrol becerileri gibi özelliklerinin gelişmesine de katkı sağlayabilir.

Prof. Dr. Şükrü Balcı’nın sosyal medya kullanımının gençlerdeki mutluluk düzeyi arasındaki ilişkiyi ele aldığı bir çalışmada ise sosyal medya kullanımı ile mutluluk arasında pozitif bir korelasyon tespit edilmiştir. Sosyal medyanın gençlerin bazı ihtiyaçlarına cevap vermesi, eğlenmek için zaman geçirilmesi, arkadaşlarla iletişimi kurulması, sosyalleşme, boş zamanlarını geçirebilme, mesajlaşma, paylaşım yapma gençlerin kendilerini daha mutlu hissetmelerini sağlayabilmektedir.(2) Sosyal medyanın yoğun kullanımının çocuklarda mutsuzluğa neden olduğunu gösteren araştırmalar da bulunmaktadır.

Her şeyin fazlası zarardır. Bu bilinçle hareket eden çocuklar kendi sınırlarını çizebilir ve sosyal medyanın olumlu etkilerinden faydalanabilirler.

KAYNAKLAR

  1. Anderson, M. & Jiang, J. (2018) Teens, social media & technology 2018. Pew Research Center, 31.
  2. Balcı, Ş. Baloğlu, E. (2018). Sosyal Medya Bağımlılığı ile Depresyon Arasındaki İlişki: “ Üniversite Gençliği Üzerine B,r Saha Araştırması.”. Galatasaray Üniversitesi İletişim Dergisi.